Bu tiyatro oyunuyla tanışmama vesile olan kişi Neil Gaiman’dan başkası değil. Öylesine büyük bir zeka ki, Sandman serisi için nokta atışı uyacak bir esinlenmede bulunmuş. Shakespeare zekasından az kalır yanı yok.
Shakespeare için 200 üzeri IQ’ya sahip olduğu söylenir. Zekasındaki yüceliği gördüm. Oyunu beğenmedim açıkçası. Fakat Shakespeare’in sunduğu metaforlar, absürt aşk komedisi, ironi, gerçek ve düş, ve insanın doğasını çözümlemiş aklı sahiden etkileyici.
Bilinçaltı üzerine teşhisleri ve aşka dair nükteli tutumunu sevdim. Eserlerindeki karakter öldürme sevdasından çokça bahsedilir. Bu eserinde, eser içerisinde sergilenen bir tiyatro oyununda karakterlerini bir bir indiriyor. Sanırım kendi eserlerini de selamlamış.
Uzunca bir inceleme yazmayı düşünüyordum. Vazgeçtim.
Shakespeare, okuruna karşı alaycı bir tutum sergilemiş. Bunu muzip bir dille yapmış olmasına rağmen onun Oyununa gelmeyeceğim.
Oyunun anlatmak ve aktarmak istediği şeyler, kapanışta müthiş bir dille vurgulanıyor: Shakespeare oyunu okuduğumuz için ağdalı, fakat çok temiz bir dil. Tekrar tekrar okudum son sahneyi.
Yaşananlar muhtemelen Bottom’ın rüyası. Tabii ki sadece onun değil. Bir Yaz Gecesi Rüyası, aynı zamanda okurun da rüyası.