Görüyorsun dostum, muhteşem atalarımızım yaşamları da bu kadar yalındı ve onlar da mutluydu! Hem duyguları, hem de edebiyatları çocuksuydu! Odysseus uçsuz bucaksız denizden, sonsuz yeryüzünden bahsederken, söyledikleri öyle gerçek, öyle insani, öyle içten, öyle yalın ve gizem dolu ki. Ben şimdi okula giden her çocuğun bildiği bir şeyi, yani dünyanın yuvarlak olduğunu tekrarlasam, bunun bana bir yararı olur mu? Üzerinde zevkle yaşamak için insanın sadece biraz toprak parçasına, altına huzurla yatmak için de bundan daha azına ihtiyacı var.
Bana defalarca çalışma hayatıyla ilgili nutuk çekip beni ağır bir işin boyunduruğu altına sokan sizler, hepiniz bu konuda suçlusunuz. Çalışmakmış! Patates ekip buğdayını kente satmaya götüren biri benden daha fazla çalışmıyorsa, zincirle bağlı olduğum kadırgada on yıl daha kürek cezamı çekmeye razıyım ben.
Eminim ki bu kitap ile ilgili ne yorum yapılsa az kalır. Max, Nadia, Maya, Mari, Ayşe... En güzeli kısa bir alıntı yapmam...
Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir ; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek ; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.