“Durkheim, eski değerlerin geçerliliklerini kaybettikleri, yeni değerlerin yerine oturmadığı dönemlerde toplumlarda ahlak çöküntüsü ve yön kaybının kural olduğuna işaret etmişti”
“Bedenin ölüme mahkum olması, yeryüzündeki görevinin daha çok ruhani bir görev olduğunu gösteriyor, günlük hayatın keyfini sınırsızca çıkarmak olmasa gerek”
“Bundan iki yüz elli yıl önce, Amerika’da bir bireye içgüdülerini ya da kaprislerini tatmin edebilmesi için sınırsız özgürlük tanınması düşünülemezdi.”
“Batı, insan haklarını içtenlikle hatta bazen aşırı bir hasaasiyetle uygulamaya koydu, ancak insanoğlunun Tanrı’ya ve topluma karşı sorumluluk duygusu her gün biraz daha zayıfladı” -yasallaştırılmış bencillik “Uzayın fethi de dahil olmak üzere, on dokuzuncu yüzyılın son dönemlerinde bile kimsenin hayal edemeyeceği ilerlemenin görkemli teknolojik gelişmeleri, yirminci yüzyılın ahlaki yoksulluğunu telafi edemez.”
Ebuzer! Seni okusam okusam sürekli hatırlasam. Peygambern sana söylediği söze öyle inandın öyle sadık oldun ki vakit gelince bildin. Ve inandığın sava uğruna sesli sesli konuştun dimdirek durdun. Anlattın hakikati anlattın. Batılda olanlar sana dayanamadılar hakikatlere dayanamadılar. Seni okusak da inanmış cesareti kazansak. Ali şerati, sen de yaşayarak anlatmışsın hissetmişsin .okunmalı tekrar okunmalı