Öldüğüm gün, taşınırken tabutum,
Acı duyacağımı sanma bu dünyanın ardından,
Ağlayarak; yazık oldu, diye konuşma,
Yok oluyorlar mı batınca güneş ve ay?
Ölüm sandığın şey, aslında doğuştur.
Zindan gibi görünür mezar, oysa ruh özgürlüğe kavuşur.
Hangi tohum büyümez ekilince toprağa?
İnsan tohumundan şüphen mi var yoksa?
Meşa Selimoviç, Derviş ve Ölüm
“1940’ların başında.. Bağımsız olan sadece birkaç Müslüman ülke vardı.” Bunlar Türkiye İran Afganistan, sömürgeciliğin idrak edilmesi, Atatürk’ün Türkiyeye kattığının anlaşılması açısından önemli
“Eğer gençliğin ruhunu tarım yapılmayan bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada isırgan otları ve dikenler yetişir” bu söz bana Hz Hüseyin’in “İnsanoğlu ne ilginçtir ki midesine ne gireceğini düşünür de gönlüne giren çıkanla ilgilenmez” sözünü hatırlattı