Birçoğunuz size ne yiyeceğinizi, ne kadar yiyeceğinizi ve bedeninizin nasıl görünmesi gerektiğini söyleyen dış etmenlere karşı kendini güçlenmiş hissetse ve artık bu etmenlerden korunduğunu düşünse de kişisel olarak yaptığınız bu sezgisel yeme çalışmasının sistemik seviyede işleyen baskıcı güçlerin (örneğin ırkçılık, yahudi düşmanlığı, homofobi, transfobi, engellilere karşı ayrımcılık, yoksulluk, sınıf ayrımcılığı ve kilo yaftası) kökenlerini ortadan kaldırma yolunda hiçbir yararı olmadığını kabul etmemiz gerekir.
Spor yapmanın amacını kilo vermek değil kendini iyi hissetmek olarak tanımlayınca ve yürüyüşü egzersiz değil hareket olarak görmeye başlayınca yürümekten gerçekten zevk almaya başladı.
Genetik tasarımınızı kabul edin. Nasıl ki ayakları 42 numara olan birinin 36 numara ayakkabı giymek istemesi gerçekçi olmazsa beden ölçüsü içinde benzer beklentiler beslemek aynı derecede anlamsız olur. Eğer beden ölçünüze ve şeklinize gerçekçi olmayan kınayıcı bir bakışla bakıyorsanız diyet zihniyetini reddetmeniz zor olur. Bütün bedenler saygıyı hak eder
Alıntı yapmak, başkalarının bilgece sözlerini sahiplenmek kolay. Daha ne kadar başkalarının iddialarına tabi olacaksın? Kendi sözlerini sahiplen. Yıllarca hatırlanacak bir sey söyle ve aynı zamanda da yap. Gelecek nesillerin not defterinde taşınan senin sözlerini olsun.
Yıllar sonra bir gün uyandığımızda kendimize, "Ben kimim?", "Benim için önemli olan ne?", "Neyi severim?" ya da ""Neye ihtiyacım var?" gibi soruları ne kadar az sorduğumuzu fark ediyoruz.
Bugün (şu an) kendini keşfetmek, zihnini ve bedenini anlamak için zamanın var. Bekleme. Kendini tanı, bunu yapmak artık imkansız olmadan önce.