"Çakırcalı Efe! Çakırcalı Efe ! Yol ver geçelim .Yaban değiliz."(s.224)
Yaşar Kemal'in ilk biyografik kitabı olan Çakırcalı Efe'yi tamamlaması tam tamına on altı yıl sürmüştür.Çakırcalı Mehmet Efe'yi araştırma için Karınca Dağları , Bozdağları,Beşparmak Dağlarına geçmiş tabiri yerindeyse adım adım kahramanımızın izini sürmüştür . Elinden geldiğince onu en iyi tanıyan insanlara ulaşmaya çalışmıştır.Kitabı kaleme alırken en çok iki kişinin bilgisinden yararlanmıştır.Birisi Çakırcalıyı öldüren müfrezenin kumandanı emekli albay Rüştü Kobaş diğeri ise eski bir Jandarma Çavuşu olan Hacı Ali çavuştur.Bu arada Yaşar Kemal Çakırcalı'nın en son kızanına da ulaşmış fakat anıları için istediği miktarda parayı bulamadığı için onun en yakınlarından birisi olan son kızanının ağzından anılar dinleyememiştir.
Devamı:
readerathome.blogspot.com/2024/04/cakrcal...
Bir toplumun müziği bozuldu mu , o toplumda pek çok şey bozulmuş demektir. "
İhtişamlı İstanbul ne medeniyetler ne insanlar geldi geçti bu devasa ve büyüleyici şehirden. Ne olaylara şahit oldu ne çok insanla tanıştı zengininden fakirine, eğitimlisinden cahiline ,Avrupalıdan uzak doğuluya her daim tüm dünyanın ilgisinin üzerinde olduğu bu büyülü şehirde Bizans Sarayı'nın kalıntıları üstüne yapılan yedi yıldızlı Konstantiniyye Oteli'nin açılış gecesindeyiz. Bu otelin sahipleri de otelin adından da anlaşılacağı üzere kalbur üstü para babalarına aittir. Açılışta konuklar da tabi ki otelin şanına şerefine uygun olarak deyim yerindeyse seçkin insanlardı. Kimler yoktu ki açılışta Amerikan büyükelçisinden tutun da Fener Rum patriğine , politikacılardan tutun da belediye başkanlarına, gazetecilere iş adamlarına kadar ne kadar kaymak tabaka varsa hepsi aynı gece de bir araya gelmişlerdi.
Devamı ;
readerathome.blogspot.com/2023/12/konstan...
"Bebeği vaftiz ettiler , bu arada ağlamaya başladı ve sanki dokuzuncu dereceden memur olacağını sezmiş gibi yüzünü buruşturdu. ''
Akakiy Akakiyeviç'in ta doğuştan belli idi dokuzuncu derecede memur olacağı. Doğacak oğlak diye bir deyim vardır ya biz de , işte kahramanımız için de geçerli bu söylem. Dairede saygı gösterilmeyen , dalga geçilen ,hademesinden tutun da amirine kadar hepsi tarafından zalimce davranılan dokuzuncu dereceden bir memurdu işte. Bu muamelenin aksine ,
incelememin devamı :
readerathome.blogspot.com/2023/10/palto-n...