Derin

Derin
Kişisel Bloğum : readerathome.blogspot.com
Filolog
Lisans
140 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Zavallı Küçük Moruk
Puan vermedi·280 syf.··
2024 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 23:23
<< bu da geçer >> "Zavallı Küçük Moruk" ya da "yetimcik"işte anne ve babasının ölümünden sonra evine sığındığı amcası tarafından taklan isimler buydu Evsei Klimkof'a.Severdi amcası Evsei'yi tabi bu durumu karısı ve baş belası oğlu Jakov'dan saklamak zorundaydı zavallı demirci. Kendini toparlayıp el işinde çalışacağı yaşa gelene kadar amcası ona bakıp göz kulak oldu.Ama yine de Jakov'un dayaklarından pek de koruyamadı küçük yetimciği.O zamanlar nerden bilebilidi ki günün birinde Jakovla yeniden yolları kesişecek ve ondan bir şekilde intikamını alacak. Evsei'nin en sevdiği şey amcasını demir döverken,çalışırken izlemekti hem ara sıra da olsa amcası kendi aklının yettiği kadar ona akıl verir az çok sohbet ederdi. Bu yüzden amcasını çok severdi.Günler böyle geldi geçti ve artık Evsei 'ye yol göründü ki aile de bunu istiyordu.Amcası bir gün onun elinden tutup şehre bir kitapçının yanında çalışması için işe verdi.Yapması gerekenler çok basitti.Köhne dükkanı ve patronun odasını temizlemek,kitapları tasniflemek ve dinlemek.Hatta sadece patronunu değil etrafı ,olanı biteni sessizce dinlemek, takipte kalmak ve öğrendiği her şeyi yaşlı kitapcıya harfi harfiyen aktarmak yani bir nevi casusuluk.İşte Evsei evrileceği mesleğe yaşlı kitapçının emri ile biraz da ruhuna çocukluktan işleyen o korku ile başlamış oldu.Önce kitapçının gözü kulağı oldu sonra da ... Devamı : readerathome.blogspot.com/2024/04/casus-m...
CasusMaksim Gorki · May Yayınları · 1979622 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·432 syf.··
2022 35. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2022 23:07
Proleterya ,  bu ismi ilk olarak seneler önce George Orwell'ın 1984 kitabında görmüştüm..  Ama proleteryanın ve poroleterlerin ne olduğunu ve neyin mücadelesini verdiğini bana Maksim Gorki öğretti. Tam bir baş yapıtla karşı karşıyasınız. Acele etmeden altını çizerek okumanız gereken bir kitap. Neden mi ? Çünkü, sizde biliyorsunuz ki bir toplumda ilerlemenin olması için emeğin karşılığının alınması için ilk olarak işçi ve emekçi tabanın  bunun farkına varması , kendilerinin sömürüldüğünü  bilmeleri lazım. İşte ,  Ana bize bunu anlatıyor.  Ana kahramanlarımız ; okuma yazması olmayan, çilekeş, tipik Anadolu kadınına benzeyen anne Pelageya ,  toplumun gidişatından memnun olmayan ,fabrikada zor şartlarda çalışan işçilerden biri olan ve bir yerlerde bir şeylerin eksik olduğunun ,emekçiye yapılan haksızlığın farkında olan ve bunun için de mücadele veren  bir oğul , Pavel.  Tabi ki bir de emekçiyi sömüren patronlar , taşeronlar ve bütün bir günü yutan , insanların kaslarından  kendileri için gerekli olan gücü çekip alan makinelerin olduğu fabrika. Pavel zaman zaman emekçi ve direngen arkadaş grubu ile evinde buluşur toplum, emek, proleterya gibi annesinin bilmediği şeylerden konuşurlardı. Zavallı kadın bu geç vakit gelip giden tiplerden hoşlanmaz ve oğlunun başına iş geleceğinden korkardı fakat  oğlunun da kalbini kırmamak için ses etmezdi. Bir yandan semaverini kaynatıp çay ikramında bulunurken diğer yandan da ne konuştuklarına kulak kabartırdı. Derken bu buluşmalar sıklaştı ve bir gün Pavel hapse düştü. İşte o vakit de iş başa düştü bizim Ana oğlunun yerine bu toplantılara eşlik etmeye , kitap, dergi dağıtıp insanların aydınlanmasına yardımcı olmaya başladı ta ki kimliği ortaya çıkana kadar.  Toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından bir olarak kabul edilen Ana
1000k
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
100 yıl önce köle pazarında 3-5 akçeye satılan kadınları, köle pazarından alıp meclise sokan Cumhurbaşkanına, "ATATÜRK" denir..! 🇹🇷🕊️ 〰️🔹 Allah için lütfen Osmanlı'yı neslimi ecdadımı kötülediğim falan yok. İletiyi nereye çekiyorsunuz? Allah rızası için diyorum. Ben sadece bildiğim "Osmanlı toplum sosyolojisini yazdım." Riyakarlıkla suçlamak.. Kanatıyor, acıtıyor. Vatanımı milletimi özümden seven bir insanım. 🇹🇷 Bu haksızlığı bana yapmanız doğru değil. 🙏 〰️🔹 Osmanlı'da kadın: 📍Osmanlı'da kızlar okutulmazdı. ❌ 📍Osmanlı'da kızlara seçme seçilme hakkı verilmeyi bırak, 13-14 yaşında zorla kocaya giderdi. Üzerine 3 kuma alınır, sesini çıkaramazdı. 📍Osmanlı'da kadına "boş ol" denilerek, eline bir kaç aylık bakım parası verilip sokağa salınırdı.( Telak-i Selase) 📍Osmanlı'da erkek babasının mirasından tam pay alırken, kadın yarım pay alırdı. 📍Osmanlı'da kadın kocasının 2 metre gerisinden yürürdü. 📍Osmanlı'da kadın değil otomobile binip sürmek, peçesini kocasının izni olmadan açıp yüzünü gösteremezdi. Şimdi sorarım sana? Okuma, seçme, seçilme özgürlüğü veren Atatürk' ü sevmeyecek, Osmanlı toplum yapısına geri dönelim diye ağlayacak mısın? Lütfen, irticai düşünceleri bırakıp, insaf edin.. Lütfen 🙏 〰️🔹 Ayrıca Osmanlı'da köle pazarı olmadığını iddia eden arkadaşlarım.. Üzgünüm şuan kulağımıza iğreti çirkin geliyor ama eskiden Osmanlı'da köle pazarı varmış. Kabul etseniz de etmeseniz de.. 🤷🕊️
yaşanmış bir olay...
Babanın üç kızı var. Büyük kızına tecavüz ediyor. Kız travma yaşıyor ve ilk bulduğu adama kaçıyor. Bir süre sonra ikinci kardeşi de tecavüze uğruyor ama biri diğerinden habersiz. Küçük kardeş bir gün çaresiz kalı­yor ve ablasına gidiyor. Abla çok kötüyüm, diyor, sana anlatmam lazım. Sen de mi, diyor ablası ve anlaştıkları tek kelime bu. Hemen üçüncü kardeş geliyor akıllarına ve ona gidiyorlar ama ne yazık ki iş işten geçmiş, en küçük kardeş de tecavüze uğ­ramış. Bunun üzerine büyük kız “sana bir şey vermem gerek” diyerek babayı bir yere çağırıyor ve babası geldi­ğinde onu orada öldürüyor. Şu an bu dava devam ediyor, kız hapiste. Toplumsal cinsiyet eşitliğinde sınıfta kalmış bir top­lumuz, hikâyemiz bu ve Türkiye’nin iyi bir TERAPİYE ihtiyacı var.