Burma Günleri George Orwell'ın doğup büyüdüğü ve bir dönem de polis memuru olarak görev yaptığ toprakları anlatan ilk romanıdır.Orwell'ın dili her zaman ki gibi açık,duru ve bir o kadar da etkileyici.Karakteler çok gerçekçi, kölelik ve efendi sistemi keskin bir şekilde ortaya konmuş ,beyaz adamın kibrini iliklerinize kadar hissedebilceğjniz harika bir eser.Biraz da size kitabın karakterlerin ve olay örgüsünden bahsetmek istiyorum.
Bu çöl geçilemez
Melankoli dallarının gölgesinde,
Nasıl hoşunuza giderse,( W.S)
Burma ahhh o yakıcı sıcak ve sivrisinekler ayrılmaz parçası olmuş koloni.Birisi bana Burma'yı bana tek bir cümle anlat dese kuracağım cümle sanırım toz,toprak,katlanılmaz sıcak, sivrisinekler ve pis ter kokuları olur.Gelelim kitabın baş kahramanlarından birine.Babadan gelme öğütle tırnakları ile kazıyarak tabiri caizse ilmek ilmek örerek insanların son meteliğine kadar sömürerek az çok bir devlet memuru olmayı başarabilmiş düzenbaz,sahtekar,rüşvetçi,haysiyetsiz ,insanı çok rahat bir şekilde hiç utanmadan sırtından vurup zevkle kuyusunu kazıyabilecek Kyaukta Böle Hakimi U Po Kyin.Resmen Burma'da ne kadar dalkavukluk,beyaz adama yağcılık varsa hepsi de kendinden sorulur.Ama öyle kimse de bu adamın yüzüne aleni bir şekilde ne tür bir insan olduğunu haykırmamıştır.
Hindistan uzun yıllar boyunca İngiliz sömürgesi olduğundan Burma bölgesi de doğal olarak beyaz adamların yönetimindedir.Burma erkekleri İngilizlerin ya kahyası ya işçisi kadınları ise ya hizmetçisi ya da beyaz adamların yataklarını ısıtacak metresidir.Burmalı zavallılar için başka seçenek yoktur.Aslında var olan durumdan müzdarip olup ses çıkarmaya çalışan olursa ya kırbaç ya hapishane ya da ölüm.Bu seçeneklerden birini seçebilirler.Bu yüzden herkes halinden memnun mitlu