O,uğrunda dövüştüğü bir idealin,kendi sezişinden daha aydınlık,daha vazıh bir abide halinde tahakkuk ettiğini görerek öldüğü için gözlerini müsterih kapadı.
Usta , deden kalma kitapları eline alınca, bir çocuk severmişcesine ,sayfaları karıştırırdı.Tatlılıkla okşardı ciltlerini.Kitaplaronun için bir kedi ya da köpek yavrusuydu.Onlarla tatlı tatlı oynardı.
değil mi?Elinizdeki eser hangi yollardan gelip bize ulaştığını anlatan bir kitap değil tabi ki.Ama bir inci tanesinin insanın başına neler getireceğini anlatan kısa,akıcı,acıklı ve bir o kadar da sımsıcak aile kokan bir eser.
Kino genç , güçlü ,sırım gibi bir aile babasıdır.Kabilenin her üyesi gibi o da babadan kalma kanosuyla balık avına çıkar bazen bir kaç pezoluk bir inci yakalayabilirse ne âla.Karısı Juana tam bir yerli kadını gibi güzel,cesur her daim eşini ve çocukları Coyotito'yu kollayan bir kadındır.Derken bizim küçük Coyotito'yu akrep sokmasi ile zehirlenir ve geleneklerine ters olsa da hemececik kasabadaki doktora yetiştirirler.Fakat, bu göbekli,obur, para göz doktor tabi ki de ne fakir yerli aileyi muhataba alır ne de küçücük çocuğa bakar.Yaşadıkları çaresizlik karşısında gözlerinden ateş püsküren bu aile babası Kino kanosuna atladığı gibi nehrin derinlerine dalar ve kayaların arasında onu bekleyen o devasal istirideye ile karşılaşır.Ve , evet hayatları artık tamamiyle değişmişti.Kulaklarında bir yandan aile türküsü diğer yandan da kötülük türküsü çalmaya başlar.
İnci ...
Devamı:
readerathome.blogspot.com/2024/04/inci-jo...