İSTANBUL’UN FETHİNİN 573. YILI KUTLU OLSUN Çağ açıp çağ kapatan zaferin yıl dönümü, 29 Mayıs Cuma günü İstanbul’un dört bir yanında kutlanacak. —11:00 | Fetih Yürüyüşü & Mehter (Beyazıt - Ayasofya Meydanı) —12:30 | 1453 Hatim Programı (Ayasofya-i Kebir Camii) —15:00 | Gemi Korteji (Sarayburnu - Haliç) —18:00 | SOLOTÜRK Gösterisi & Konserler (Yenikapı) —21:00 | Drone & Havai Fişek Gösterisi (Üsküdar Meydanı) —09:30 - 21:00 | TCG Fatih Fırkateyni Ziyareti (Sarayburnu Limanı)
Brzezinski’nin "Amerika’yı bölgede tüketecek ve İsrail’in varlığını uzun vadede temel bir felakete sürükleyecek" diyerek yıllar önce yaptığı o rasyonel uyarılar, tam da korktuğu şekilde 2026 yılının başında tamamen kulak ardı edildi ve bölge tarihinin en büyük sıcak çatışmalarından birine sürüklendi. 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail’in başlattığı ortak askeri harekât (Operation Epic Fury / Destansı Öfke Operasyonu), Brzezinski'nin "sağduyu" odaklı Amerikan dış politikası ekolünün Washington'da tamamen tasfiye edildiğini gösterdi. Brzezinski’nin öngördüğü statükoyu yıkan ve bugünkü topyekün savaş tablosunu ortaya çıkaran değişen temel durumlar ve yeni parametreler mevcut. Brzezinski, İran gibi köklü bir devlet yapısına karşı girişilecek bir savaşın öngörülemez bir kaos yaratacağını biliyordu. Ancak Trump yönetimi ve Tel Aviv, farklı bir jeopolitik kumar oynadı. Ocak 2026'da İran içinde yaşanan kitlesel halk protestoları ve rejimin bunu sert biçimde bastırması, Washington ve İsrail'de "rejimin kırılgan olduğu" algısını yarattı. 28 Şubat'taki ilk hava saldırısı dalgasında doğrudan İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney ve onlarca üst düzey askeri/siyasi figür suikastla öldürüldü. ABD ve İsrail, komuta kademesi bu denli ağır darbe alan rejimin hızla çökeceğini ve Venezuela modeline benzer bir çözülme yaşayacağını hesap etti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı; İran sert bir refleksle boşluğu doldurdu ve Ali Larijani de facto liderliği üstlenerek yapıyı konsolide etti. Kissinger ve Brzezinski döneminde güç, uçak gemileri, tanklar ve konvansiyonel ordularla ölçülüyordu. Bugün ise durum tamamen asimetrik bir hal aldı. İran, uğradığı devasa yıkıma ve askeri kayıplara rağmen, Brzezinski'nin uyardığı o meşhur "maliyet yükleme" kapasitesini sonuna kadar kullandı. Satürasyon (yoğunlaştırma)
1000Kitap
Reklam
UFO / UAP - 2026 itibarıyla durum ne? Bilim, ihbarcılar, şüpheli ölümler ve tam ifşa bekleyişi Konu yıllardır aynı döngüde: Gökyüzünde gördüğümüz garip şeyler uzaylı aracı mı, gizli askeri teknoloji mi, yoksa balon, drone, kuş ve optik yanılsama karışımı mı? Eskiden “UFO” (Unidentified Flying Object - Tanımlanamayan Uçan Nesne) derdik. Şimdi resmi kurumlar daha geniş ve tarafsız bir terim kullanıyor: UAP (Unidentified Anomalous Phenomena - Tanımlanamayan Anormal Fenomenler). Bu değişim, konuyu sadece “uçan cisim”den çıkarıp deniz, uzay veya başka anormal olayları da kapsayacak şekilde genişletmek için yapıldı. Resmi ABD Tarafı ve AARO Raporları ABD’de çalışmalar 1947’deki Project Blue Book ile başladı. Binlerce vaka incelendi, büyük çoğunluğu sıradan olaylarla (balon, uçak, Venüs gezegeni vb.) açıklandı. 2007-2012 arasında gizli AATIP programı (Luis Elizondo’nun bağlantılı olduğu) Donanma pilotlarının çektiği ünlü Tic Tac, Gimbal ve GoFast videolarını ortaya çıkardı. 2022’den beri Savunma Bakanlığı’nın resmi ofisi AARO (All-domain Anomaly Resolution Office - Tüm Alan Anomali Çözüm Ofisi) çalışıyor. AARO’nun 2024 ve 2025 raporları çok net: — İncelenen yüzlerce vakadan çoğu drone, balon, kuş, astronomik olay veya sensör hatası çıktı. —Dünya dışı (extraterrestrial) teknoloji veya “insan dışı” araçlara dair somut kanıt yok. —İddia edilen enkaz toplama ve tersine mühendislik programları ya hiç yok ya da yanlış yorumlanmış normal savunma projeleri. —Bazı “uzaylı parça” diye sunulan metaller laboratuvarda incelendi ve sıradan Dünya alaşımı olduğu ortaya çıktı. David Grusch ve Diğer İhbarcılar (Whistleblower’lar) 2023 Temmuz’daki Kongre duruşması büyük ses getirdi. Eski istihbarat yetkilisi David Grusch, hükümetin onlarca yıldır UAP enkazlarını topladığını ve “insan dışı
Bugün yarım saatlik bi mr’a girdim yemin ederim ülkedeki çoğu mekandan daha iyi çalıyor. sgk anlaşmalı berghain keyfi… sonuçta ikisine de ilaçlı giriyosun, hiç almanı zengin etmeye gerek yok. ambient drone experimental saykodelik minimal tekno severlerin bilgisine
Kitlelerin Heyecanına Kapılmak… Açık söylemek istiyorum. Suriye’nin ne İsrail ile savaşacak hava gücü, ne yeterli oranda dronu ve hazırlığı var. Suriye için hazır olmadığı bir savaşa girmekle İsrail’e karşı gece gündüz hazırlık yapmamak eşit derecede ihanet. Devlet başkanları bir savaş kararı için hem halkın nabzına bakmalı, hem de güç ve hazırlığa. Halk meydana çıkar ama savaşmaz. Hele bazı cemaatler akşama kadar “Aksaya yürüyelim” derler ama asla cihad etmezler. Elbette “Nice az topluluklar nice çoklarına Allahın izniyle galip gelmişlerdir” Bu ayeti “düşmana karşı yeterli hazırlık” emreden ayetlerle birlikte incelemeliyiz. Ne düşmanı gözünde büyütmek ne de hazırlıksız bir savaşa tutulmak. Ashab Mute savaşından bu nedenle geri çekildi. Evet Gazze acımız büyük. İran’da sivil insanımız katlediliyor. Evet İsrail azgınlaştı. Ama savaş sebeplere bakar. İmana, tevekküle, orduya, silaha, kadrolara bakar. Bunlardan bazısı olup bazısı yoksa beklemek zorundasın. Savaşın kapısını sen çalmadın ama düşman (İsrail) kapına dayandı. O zaman iş başka. Direneceksin. Bundan ötürü Resulullah, savaşı istemeyin ama gelirse de sabırlı istikrarlı olun buyurmuştur. Rabbimiz bu nedenle “Düşmanınıza karşı hafif ve ağır silahlarla silahlanın” buyurmuştur. Geçen yıl İsrail bizi savaşa çekmek istedi. Elimizde yüzlerce drone vardı. Asker sayımız 40-50 bindi. Bu yıl yine bizi tahrik ediyor ve daha da edecek. Elimizde binlerce drone ve 150 bin asker var. Gelecek yıl elimizde on binlerce drone, füze ve İsrail ile baş etmeyi bilen, bunun için, bu formasyonda eğitim almış 250 bin asker olacak. Her geçen yıl biz güçleniyoruz İsrail ise bölge ile meşgul ve zayıflıyor, açıkları ortaya çıkıyor. Sabretmeliyiz. Resulullah’ın Mekke’den Medine’ye hicret ettiği ilk dönemdeki gibidir. Yakında Bedir
Din İslam
İran- İsrail ABD savaşı analizi
Son günlerde ABD ve İsrail İran'a kara harekatını konuşuyor. Netanyahu: "Kara harekatı için birçok ihtimal var. Hepsini sizinle paylaşmayacağım." Dediği varsayılıyor ki kendisi öldü. Öldüğünü gizlemeye çalışıyorlar. Trump'a soruldu: "Kara harekatından korkuyor musunuz? Başka bir Vietnam olabilir mi?" Cevabı: "Hayır. Hiçbir şeyden korkmuyorum." Kharg Adası'nın işgali masada. Herkes kara harekatının olup olmayacağını tartışıyor. Ben farklı bir soru soruyorum. Kara harekatı düzenlense bile ne olacak? Anlatıyorum. 2003'te ABD Irak'a girdi. 21 günde Bağdat düştü. Herkes İran'a da aynısını yapabileceğini düşünüyor.. Yanlış. Öncelikle Irak taki yapı ile İran'ın yapısı çok farklı. İran halkının neredeyse yarısı Türk. İran Irak'ın 4 katı büyüklüğünde. İran Afganistan'ın 2.5 katı büyüklüğünde. Nüfusu 88 milyon. Irak ve Afganistan'ın toplamından %40 fazla.
Savaş
Reklam
Reklam