Bilimkurgu severlerinin aralıksız okuyacağı her an merak duygusunu canlı tutmayı başaran bir roman. Epilepsi hastası olan David Caine gelişmiş bir olasılık hesaplama yeteneğine sahiptir ve olasılık teorilerine güvenerek kumarda başarı yakalar. Son oynadığı kumarda imkansıza yakın bir olasılığın gerçekleşmesi üzerine oyunu kaybedince rus mafyasına yüklü miktar borçlanır. Sürekli geçirdiği nöbetlerden dolayı da eğitim görevlisi olduğu mesleğine devam edemez. İlerleyen zamanlarda deneysel bir tedavi teklifi alır ve ilaçları kullanmaya başlar. Zamanla Caine’in olasılık hesaplama yeteneği daha da gelişerek geleceği tahmin etmeye evrilir. Caine’in şizofreni hastası olan ikizi Jasper da merak uyandıran ve çok seveceğiniz bir yan karakter olacak. CIA ajanı Nava ise gizli bilgileri satarak geçinir. NSA’ın bilgisayarında Dr. Tversky’in insan beyninin geliştirilerek geleceğin tahmin edilebileceği üzerine yaptığı araştırmasını görür. Bu araştırmanın peşinde olan bir diğer kişi ise NSA başkanı Forsythe dir. Dr. Tversky’in deneyi başarısızlıkla sonuçlanır ve denek ölür. Denek ölmeden önce doktora yapması gerekenleri ve gerçekleşecek olayları söyler. Bunun üzerine doktor cesetten kurtulur ve yapması gerekenler için ortadan kaybolur. Bütün karakterlerin yolu bir şekilde kesişir. Herkesin kendi planını uygulamaya çalışmasını okurken bir yandan hikayelerini de öğreniyoruz. Olayların devamında sürekli merak uyandıracak olan koku, ses gibi unsurlar karşımıza çıkıyor ve kitabın sonuna kadar ne anlama geldiklerini merak ediyoruz. Kitabın sonu ise beklenmedik bir şekilde ve olayların sandığımızdan daha derin olduğunu öğrenmemizle bitiyor. Yer yer duygulanacağınız kısımlar da var. Okurken kendinizi bir aksiyon filmi izliyor gibi hissedeceksiniz.
OlasılıksızAdam Fawer
Jack London mizacını sonuna kadar hissedeceğiniz bir kitap. Profesör olan Darrell Standing, meslektaşını öldürdüğü için San Quentin hapishanesinde kalmaktadır. Başka bir mahkumun kendisine iftira atması üzerine katlanarak artan cezalara maruz kalır. Farklı bir hücrede kalan Ed Morrell ile şifreli iletişim kurarak sohbet etmeye başlarlar ve hayatta kalmasını sağlayacak tavsiyeyi alır. Acı verici cezaları katalizör olarak kullanır ve durumu bir irade savaşına çevirir. İşkence esnasında bedenini geride bırakarak eski yaşamlarına gider. Kitabın kalanında Standing'in farklı hayatlarının farklı hikayelerini okuyoruz. Oldukça detaylı ve akıcı yazılmış hikayeler aslında yazarın ayrı ayrı da yayımlayabileceği kısa hikayeler gibi. Ayrıca Ed Morrell; yazarın kitabı yazarken esinlendiği, beş yılını San Quentin’de geçiren arkadaşıdır. Yıldız GezginiJack London
Edebiyatta “Zaman Yolculuğu” kavramını ilk kez ortaya atan ve bu kavrama ilk kez bilimsel varsayımsal yaklaşımlar getiren Wells, zamanının bilimkurgu edebiyatına da farklı bir ses getirmiştir.
Hikaye 802.701 yılına giden Zaman Gezgini’nin başından geçenleri birkaç dostuna anlatması etrafında şekillenir. Beklentimizdeki gibi gelişmiş uygarlıklar, çığır açmış teknoloji, görkemli yapılar ve üstün zekâlı insanların olmadığı bir geleceği anlatır. Toplumsal eşitsizliğin doğurabileceği sonuçlar üzerine mesajlar içeriyor. Hikayenin sonu ise okuyucunun hayal gücüne bırakılmış. Günümüzde tükettiğimiz pek çok zamanda yolculuk içeriğinin bel kemiği olan bir solukta okuyacağınız kısa bir hikaye. Zaman MakinesiH. G. Wells