Uzaktan kızın güzelliği karşısında bir kez daha kendinden geçti adam. Yalnız başına oturan bu güzel kız kimbilir mekândaki kaç erkeğin hayallerinde kısa süreli bir umut olmuştu. Ama şimdi İlias üç haneli kilosuyla bu umutların hepsinin üzerine oturacaktı.
"Montaigne'in çok sevdiğim bir sözü vardır" demişti kız. "Ezberlemek ihanettir diye. İşte bu yüzden tıp fakültesini bıraktım. Beynime ihanet etmemek için."
(Okuyucu notu: Ben de mi tıpı bıraksam diye düşündüren söz)
"En güzeli de ne biliyor musun?" dedi. "Bu kara bulutlar üzerimizde dolaşmaya başladığından beri benim yanımdayken daha rahatsın. Daha önce işler yolundayken böyle değildi. En güzeli bu işte."
Uzun zamandır okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. O kadar yoğun duygu vardı ki sonlarına doğru gözyaşlarımı tutamadım. Ana karakterin yaşadıkları karakterindeki değişiklikler çok çok güzeldi. Her karakter kendine has derin bir hikaye barındırıyordu. Okumanızı tavsiye ediyorum dediğim gibi çok çok güzeldi