"Şunu bilin ki, hayatımızda en
yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız ana baba
evinden kalma hatıralarımızdır. Size sık sık terbiyenizden söz açılır; dediğim gibi, güzel,
kutsal çocukluğunuzdan kalma bir hatıra
terbiyenin en iyisidir. Böyle hatıralardan
dağarcığına çokça toplayarak hayat yoluna
çıkan insan, bütün ömrüne güvenle bakabilir.
Kalbimizde kalan tek bir iyi hatıranın bile bir
gün faydasını görebiliriz.Belki zamanla
kötüleşir, kötülük etmekten kendimizi alamayız,
başkalarının gözyaşlarıyla, Kolya’nın deminki,
“Bütün insanlar için ıstırap çekmek isterdim!”
gibi sözleriyle kötü kötü alay etmek isteyebiliriz.
Gene de ne kadar kötü olsak, Tanrı bizi bundan
korusun. İlyuşa’mızı nasıl toprağa verdiğimizi,
son günlerini, onu nasıl sevdiğimizi, bu taşın
başında toplanarak dostça konuşmamızı
hatırlayınca en katı yürekli, en alaycımız bile bu
anın iyi, güzel duygularını içinden alaya almaya
cesaret edemeyecektir. Hatta belki, bu hatıra onu
yapmak istediği bir kötülükten koruyacaktır.
Kendini toparlayarak, “O zaman ben de iyi,
mert, şerefli bir adamdım…” diyecektir.
Sonradan buna içinden gülümseyecek belki,
olsun, zararı yok; insan çoğu zaman iyi, temiz
şeylerle alay etmek züppeliğinden kendini kurtaramaz. Ama emin olun çocuklar, hemen
ardından, “Yo, buna gülmekle doğru etmedim,
bununla alay edilmez!” diye kendi kendine
geçirecektir içinden."