Dryad

Dryad
@dryad1
"Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini"
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"... Ben gerek hükümdarı, gerek devleti tümüyle yeni olan hükümdarlıklardan söz ederken çok önemli örnekler verirsem kimse şaşırmasın! İnsanlar başkalarının geçtiği yollardan geçerken ve girişimlerde başkalarına öykünürken, yollardan sapmadan geçemediği ve öykündüğü insanların becerisine ulaşamadığı için, sağduyulu olanlar her zaman büyük insanların geçtiği yollardan geçmeli ve öykünülmeye gerçekten değer insanlara öykünmelidir. Öyle ki o büyük insanın becerisine ulaşamıyorsa, hiç olmazsa onu andırsın. Tıpkı usta okçuların yaptıkları gibi. Vuracakları yerin çok uzak olduğunu ve yaylarının gücünün ne olduğunu bildikleri için, vurmak zorunda oldukları yerin çok üstüne nişan alarak vuracakları yere ulaşmanın yollarını ararlar. Amaçları oklarıyla o çok yükseklere ulaşmak değil, o çok yükseklere nişan alarak düşündükleri yeri vurmaktır. ..."
Sayfa 20·Kitabı okudu
"... Bu küçük insanların her gün tanrılara ne gibi eğlenceler, ne gibi zevkler sağladıklarını tasavvur edemezsiniz. Sabahları ağızlarına içki koymayan Olympos sakinleri, öğleye doğru, çok defa kavga ile sonuçlanan görüşmelerde bulunur ve kendilerine arzolunan temenni ve dilekleri dinlerler. Fakat nektarın dumanları beyinlerini ısıtınca ve kendileri ciddi işlerle artık meşgul olamayacak bir hale gelince, Olympos'un en yüksek noktasına çıkarlar, orada otururlar, dünyada olup bitene bakarlar, işte o zaman manzaraların en eğlencelisi ile gönül eğlendirirler. Ey ulu tanrılar! Ne komedyadır bu! Nedir bu deliler sürüsü her cins deliden oluşan bu çılgın sürü! Bundan yetkiyle bahsedebilirim, çünkü tanrılar böylece eğlendikleri vakit ara sıra ben de onlarla beraber bulunurum. Birisi, bir kadıncığa aşkından ölür, kadın onu ne kadar sevmezse, sevgisi o derece artar; bir başkası evlenirken, kızdan ziyade drahomayı alır. Beriki karısına eliyle aşıklar bulur; öteki, karısını o kadar kıskanır ki, bir an için olsun gözünden kaçırmaz. Burada, ansızın gelen bir ölümle kederlenen bir adam, bin bir çılgınlık yapar ve söyler, elem ve gözyaşı oyunu oynamak için para ile ağlayıcılar tutar, ötede böyle bir olaydan dolayı için için sevinen birisi kederli görünmek için en büyük çabalarda bulunur ve Greklerin dedikleri gibi, kaynanasının mezarı üstünde ağlar. Daha ötede oburluğunu tatmin için elinde olanı toplayan ve yakında bir kuru ekmeği bile olmayacak olan bir pisboğaz; ya da en yüksek mutluluğu avarelik ve uykuda bulan bir tembel. Bazıları, kendi işlerini ihmal edip, komşunun işleri için durmadan harekettedirler. Bazıları da, borçlarını ödemek için ödünç para almakla zenginleştiklerini hayal ederler, oysa iflas etmek üzeredirler. Şu pinti, mirasını zenginleştirmek için dilenci gibi
Sayfa 119·Kitabı okudu
"... Evvela, şurası kesindir ki, insana ait şeylerin hepsinin, Alkibiades'in Silenleri* gibi, birbirinden büsbütün farklı iki yüzü vardır. İlk önce eşyanın dış manzarasını görüyorsunuz; fakat madalyonu çeviriniz, beyaz siyah olacak, siyah size beyaz görünecektir; güzelliğin yerine çirkinliği, zenginliğin yerine sefaleti, ünün yerine namussuzluğu, bilimin yerine cehaleti göreceksiniz; zayıflığı kuvvet, alçaklığı yüce gönüllülük , hüznü neşe, gözden düşmeyi teveccüh, kini dostluk sanacaksınız; nihayet, her şeyin, hangi taraftan ele almak isterseniz, ona göre her an değiştiğini göreceksiniz. Belki diyeceksiniz ki, fikrimi burada fazla filozofça anlatıyorum; pekala; şimdi sizinle daha açık konuşacağım. ... *Platon'un "Şölen" diyaloğunda Alkibiades Sokrates'i bir Silen'e benzetir: Heykel dükkanlarında görülen düdüklü, kavallı Silenler ortadan ikiye bölünür ve içlerinden küçük tanrı heykelleri çıkar."
Sayfa 64·Kitabı okudu
"Onlara göre, doğanın dostluğu en güçlü sözleşmedir; insanları birbirine kopmaz bağlarla sıkıca bağlayan, anlaşmalardan çok iyi niyet, sözlerden çok içtenlikli bir sevgidir."