Bir Bebek Evi (Nora) - Henrik Ibsen
Ibsen'i çok merak etmiştim, bugün karşılaştık bu eserle. 3 perdeli oyun olarak tanıtılıyor. Son perdesi en sevdiğim yeri oldu. Her şeyin çözümlendiği ve kadının laflarını söylediği yerde ben de bir oh çektim.
Bu eser feminizm içerikli ilk tiyatro oyunuymuş. Oyunun başkahramanı Nora'nın kendini daha iyi tanıyabilmek için kocasını ve çocuklarını terk ettiği bu oyun zamanında büyük tartışmalara sebep olmuş. Tartışmalara sebep olmayacak gibi değil. Baya iddialı. Hatta bazı ülkelerdeki tiyatrolarda son kısım değiştirilerek oynanmış.
Ben aşırı sevdim.
10/10
Herkes okusun.
Özellikle feminist eserlere ilgisi olanlara tavsiyemdir.
Dul - Jean-Louis Fournier
Yazardan okuduğum 5. kitap, ne yazsa okurum dediğim biri.
.
Kitap her zamanki gibi çok hüzünlü. Karısıyla yaşadığı güzel anları hatırlıyor, bazı yerlerde sitem ediyor bazen kendini yeriyor. Yine de bir şekilde kendi yaşamına devam etmesi gerektiğinin farkında. "Her geçen gün, her bakımdan daha iyiyim, çok daha iyi olacağım." şeklinde yavaş yavaş dua eder gibi söylemesi tavsiye edilen bir kitap veriyorlar.
.
Bir de kedisi var Salomé. Bütün eşyalarda kaybettiği karısını hatırlıyor, her şey her yer ona karısını hatırlatıyor.
.
Bu kitap bana "After Life" isimli diziyi hatırlattı. Onu da izlemediyseniz öneririm. Çok çok güzeldi.
.
Çok hüzünlü bir kitap ama şunu da unutmamak gerekir ki "Yas, sevme cesareti gösterenlerin ödediği bedeldir."
Tek Yalnız Ben Değilim - Jean-Louis Fournier
Anlatı türünde çok başarılı bulduğum bu yazardan okuduğum 4. kitap oldu. Hemen kalan kitaplarını da bugün sipariş ettim. Yalnızlığın mizahı bile hüzünlü. Bu kitap beni paramparça etti, diğerleri gibi. Yalnızsanız bu kitabı okuyun çünkü "yalnızlar bir şeyler yazmazsa onların ne düşündüğünü kimse asla bilemeyecek."
Lykke Dünyanın En Mutlu İnsanlarının Sırları - Meik Wiking
Ciltli olması ve içindeki fotoğraflı sayfaları insanı mutlu etmeye yeter. Mutluluk tüyoları sayfaları var. Zor şeyler öneriyor. Bazıları toplumu ilgilendiren şeyler. Uğraşılmış bir kitap ama ben 5/10 puan verdim. Danimarka'daki sosyal yaşamı anlatıyor daha çok. Merak eden okuyabilir. Biraz reklam bir başlık. Sır falan yok bence.
Bir Keşişin Temiz Ev ve Zihin Rehberi - Shoukei Matsumoto
Temizliğin zihinsel yönü olduğunu hepimiz farketmişizdir. İşte tam olarak bundan bahsediyor Matsumoto. Bir yeri sadece kirlendiği için temizlemeyiz, zihnimizi de temizleriz aynı zamanda diyerek bağlı bulunduğu disiplinin günlük temizlik işlerinden bahsediyor. Rutinin bir nimet olduğunu rutin işlerimizi yapamadığımızda anlarız. Temizlik rutinini ciddiye almak gerekiyor.
Ben bu kitabı sevdim.
İçinde bazı temizlik püf noktaları da var. Gazete kağıdını sabunlu suyla nemlendirince camları pırıl pırıl yapıyormuş. Bana çok ilginç geldi. Bunu bileniniz var mıydı? Ben en yakın zamanda deniycem. Umarım.