Gençliğiyle ve güzelliğiyle dikkat çeken Dorian, ressam arkadaşı Basil'in modelliğini yapmaktadır. Basil, onu Henry ile tanıştırdıktan sonra Dorian'ın hayata karşı bakışı değişir. Henry'nin verdiği bir kitaptan çok etkilenir. Sadece hayattan zevk almanın peşine düşer. Sibly'nin intiharından sonra Basil'in çizdiği portresine yaptığı iyilik ve kötülüklerin yansıdığını fark eder. Çünkü Sibly'nin intiharına onun sebep olması tablodaki o çok güzel yüzü çirkinleştirmiştir. Portresi çizilirken ettiği dua gerçekleşmiştir. "Keşke hep bu tablodaki gibi kalsam!" Seneler boyunca yaptığı kötülükler tabloya yansır ancak Dorianda ne bir çirkinlik ne de bir yaşlanma belirtisi vardır. Tablosunu yaptığı için Basil'i suçlayan Dorian, bir gün onu öldürür. Sibly'nin abisinin onu öldürmek için peşine düşmesiyle işler daha çok sarpa sarar. Adamdan kurtulsa da günahlarının yüklerini taşıyamaz hale gelir. Tabloyu yok etmeye karar verir. Tabloya sapladığı bıçak adeta büyüyü bozar. Bıçak Dorian'a saplanmış olur, o an oracıkta ölür ve tablodaki tüm çirkinlik kendi vücuduna sirayet eder. Tanınamaz bir hale gelir. Onu öldüğü yerde bulanlar bile üzerinde eşyalar sayesinde tanırlar.
Kitaptan beklentim biraz farklıydı o yüzden bazı noktalarda çok şaşırdım bazen de çok sinirlendim. Sanırım ben Dorian'ı ahlaki olarak daha farklı bir boyutta canlandırmıştım gözümde. Okurken bazı cümleleri sosyolojik bir tespit içerdiği kanısıyla tekrar tekrar okuyup düşündüm, bu açıdan zevkliydi. Ancak bazı konuşmaları okurken çok zorlandım. Nedense hep dış görünüşün yanılgısına kapılıyoruz. Güzel biri kötü olamazmış, yakışıklı bir adamın yaptıkları aklanabilirmiş gibi. Uzun süre önce tanıştığımız birini tanıdığımızı sanmak gibi. Özellikle üst sınıf olarak adlandırılan kesimin bencillikleri, hayatlarını
Bu kitabı okumadan önce iki kere düşünün!
Nietzsche; iyi sandığımız insanları, dindar maskelerini ve en önemlisi kendi içimizdeki o karanlık aynayı suratımıza acımadan fırlatıyor.
Birisine yardım ederken gerçekten iyi miyiz? Yoksa karşımızdakinin acizliği üzerinden kendi egomuzu mu gıdıklıyoruz? Kendimizi yüksekte görmenin pratik bir yolu mu bu? Peki ya Tanrı'ya dua etmek? Gerçekten göründüğü kadar masum mu? Tekrar düşünün :)
İnsan, kendi türünden birini öldürünce "cani", bir sivrisineği ezince neden "kahraman" olur? Kendinize ahlaklı demeden önce bu sorularla yüzleşin.
İnsanca, Pek İnsanca 1Friedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,582 okunma
Yazarın kimliği hakkında çok bilgi bulunmamaktadır. Sosyal medya hesapları, yok olmakla beraber hayran kitlesinin oluşturduklarından ibarettir.
Gerçek bir hikâyeden esinlenerek yazılan eser, manevi yönden doyurucu. Varlık-yokluk-varlık üçgeninde şekilleniyor. Babasının gitmesiyle birden evin erkeği olan 22 yaşındaki
Aslan’ın zorlu hayat mücadelesi başlar ve bu esnada Allah’a olan inancı onu yükselişe götürür. ‘Veren de Allah, alan da Allah’ bilinci, varken de yokken de aynı karaktere sahip
olmasını sağlar.
Yeni evlenen ablası, askerde olan kardeşi ve dul kalan annesi, hepsinin borcu Aslan’ın omuzlarındadır. Ve “Aslan düşerse ev de düşer”di. Yılmadı, ek işlere girdi. Asıl işinden kovuldu pes etmedi yeni işini kurdu. Borçlar nasıl ödenecek diye düşünürken yatırım yapmaya başlar hale geldi.
Peki bütün bunlar nasıl mümkün oldu?
Tasavvufta buna tevekkül denir. Kul, yapması gerekeni yapar ve Allah’a teslim olur. Aslan da öyle yaptı. Direndi, direncini duadan aldı. Sonum demedi hep yeni baştan başladı.
Annesinin duaları da yolunu şaşırmasına engel oldu. Yalnızım demedi, Allah benimle dedi. Derdim çok demedi Allah büyük dedi. Rabbim bu bu sınavla sınadıysa bana güvendiği içindir dedi. Ne güzel dedi de biz de okuduk.
Ve Aslan, mevsimlerin en güzeli Eylül’ü buldu. Ama bu konuda sürprizi bozmak istemiyorum. Onun tadı okumaktan geçiyor.
Hayatımda hiçbir bir kitabı bu kadar zorlanarak okuduğumu hatırlamıyorum. Bitsin diye dua edecek hale geldim ahahah.
Batı özentisi Bihruz bey, hayalperest, zengin, züppe bir adam. Fransızca'ya hayranlığı beni mahfetti. Bir Türkçe bir Fransızca cümle kullanması delirtti beni. Sinir oldum adama.
Soylu bir aileden geldiğini düşündüğü Periveş'e gönlünü kaptırıp perişan hale geliyor ve hayal dünyasında Periveşi kraliçe gibi görüyor. Gel gelelim Periveş hanıma.. kendisi ne kraliçe ne de soylu bir ailenin evladı. Bir hayat kadını. Canım Bihruzcuğumuz bilmiyor tabi bunu mektuplar gönderiyor, hayaller kuruyor, yüceltiyor sevdiğini.
En sonunda öğreniyor tabi, sonuçta doğrular saklanmayı sevmez. Bizimki büyük bir hayal kırıklığıyla baş başa kalıyor. Hayalleri duvara tosluyor. Her neyse hikaye bu şekilde. Beğenen çok kişi var sanırım ama bir türlü sevemedim.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201431bin okunma
Cennete Götüren NAMAZ
Namaz kılmaya başlayabilmenin ön hazıklıklarıyla başlıyoruz kitabı okumaya her işte olduğu gibi NAMAZ DA hazırlık gerektiriyor
Aslında tek hazırlığı ABDEST ALMAK
Tabi abdest almak ne kadar zor onu da işte kitapta okuyarak görebiliriz
Çünkü namazı adestsiz kılamayız. Abdest almak için de manevi temizlenmeye ve arınmaya ihtiyacımız var
Bu kadar büyütülecek ne var aslında değil mi alt tarafı 2 dakikamızı alacak iş
Ama bunu ev de almak ve namaza başlamak ilk önce ev halkının bir tepkisini göğüslemek demek
Sonra ilk gideceğin yerde ki tepkiyi göğüslemek demek
Sonra diğeri ve sonra diğeri
İlk başlarken ya da başlamak için düşüncelere dalarken hep aklımıza kötü zor ve ruh sıkan şeytanın vesvese yaptığı düşünceler gelir
Çünkü şeytanın görevi budur
Hz.Adem’den beri tanıyor insanoğlunu ve nereden ve nasıl vuracağını çok iyi biliyor
Peki biz ŞEYTANI (ilk ve en büyük düşmanımızı)NEFSİMİZİ ne kadar tanıyoruz
Allah’ın yardımını ne kadar hesaba katıyoruz
Her şeyi kendimiz yaparız zannediyoruz veya yapamayız zannediyoruz
Ama Allah dilerse biz de istersek her şeyi yapabiliriz
Niyetlerimizi ve abdestimizi alalım ve kıralım şeytanın bacağını
Yönelelim Rabbimize ve görelim yardımının
Nasıl gayretimizi desteksiz bırakmayışını
Ondan başka kimsemiz yok bunu bilelim ve çıkalım huzuruna ve bize bunu nasip ettiği için çokça şükredelim
Allahım bizi sensiz bırakma
Kitapta ilk başlardan bilgilendirici ve yapılması gerekenler ayet ve hadislerle desteklenerek anlatılmış
Sonrasında daha gayret verici
Bilgiler hikayeler ve kesitlere yer verilmiş
Bi yerden sonra altını çizdiğim yerler çoğaldı
Açıp tekrar bakmalık bir kitap
Ameller niyetlere göredir
Rabbim niyetlerimizi temiz amellerimizi kabul eylesin