Felsefe ve siyasi yazılar' a
10/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:12
Bu kitap, Einstein'ın fizik dehasından çok insan tarafını tanımak isteyenler için yazılmış bir metin. Sayfaları ilerledikçe karşınıza formüller değil, savaş, özgürlük, din, eğitim, bilim ve insanlık üzerine düşünen bir zihin çıkıyor. En etkileyici yanı ise kesin cevaplar vermekten çok okuru düşünmeye zorlaması. Einstein'ın birçok konuda kendi fikirlerini sorgulayabilen biri olduğunu görmek, onu yalnızca büyük bir bilim insanı değil, aynı zamanda güçlü bir entelektüel olarak da gösteriyor. Kitabı okurken her düşüncesine katılmak zorunda değilsiniz, katılamayabilirsiniz de. Hatta bazı görüşleri bugün bile tartışmaya açık. Fakat tam da bu yüzden değerli. Çünkü iyi kitaplar, okurların inançlarını doğrulayan değil, onları sınayan kitaplardır. Benim Gözümden Dünya da bunu başarıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey Einstein'ın zekasından çok düşünme biçimi oldu. O dünyaya cevap vermeye çalışan biri değil, önce doğru soruları sormaya çalışan biri. Belki de onu sıra dışı yapan asıl özellik buydu kim bilir.
Benim Gözümden DünyaAlbert Einstein · Alfa Yayıncılık · 20201,783 okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202631 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Feodal Japonyada bir Yabancının Maceraları I
Puan vermedi·776 syf.··
2026 45. kitabı
·
280 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:45
Aslında 1980'de ve daha yakın zamanda yayımlanan adaptasyon dizilerden bu esere geldim. 1980 versiyonu kitaba daha sadık. Daha yakın tarihli olan versiyonda da örneğin Toranaga'nın dans yerine yüzme sevgisini görüyoruz.Yani daha yakın tarihli versiyonda deprem dahil daha "tablolar halinde" bir durum bütünü mevcut. Dizi ile kitabın şu ana kadar okuduğum kısımlar yönünden karşılaştırmasında en büyük şaşkınlık yaratan farklılık,Toranaga'nın Anjin'i hiçbir zaman salıverme niyetinin olmadığının kitapta daha başlardan itibaren anlaşılması.Dizide bu en sonda Toranaga Shogun olunca ifade ediliyor. Hele 1980 versiyonunda Mifune'nin sahildeki Blackthorne'u izlerkenki halinde aslında hikâyenin esas kötü adamının Toranaga olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. John Blackthorne yabancı bir gemi Kılavuzu iken Japonya'nın bir yerleşimine sürüklenir. Blackthorne Anjin-San adını alır ve oradaki insanların Hristiyan da olsalar anlaşılmaz katılıktaki adetleri arasında yeni ve zorlu bir yaşama başlar. Onları Coğrafi Keşiflerden edindiği tecrübe ile yakınlarındaki yahut uzaklarındaki bilmedikleri dünya ile tanıştırırken hem gemisini hem de mürettebatını yeniden kurarak orayı terkedeceği günün planlarını yapıp durmakta,geri kalan zamanında ise Mariko'ya âşık olmaktadır. Peki o civarın en büyük derebeyi Toranaga'nın samimiyeti gerçek midir,Toranaga temelli geri gitmesine müsaade edecek midir ? Bunu sorgulamayı aklına hiç getirmez.
Shōgun - 1. CiltJames Clavell · Holden Kitap · 2025190 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Araf (Puhdistus / Purge), Estonya’nın karanlık yakın tarihini, Sovyet işgalini ve hayatta kalmak için ödenen o korkunç bedelleri iki kadının kesişen yolları üzerinden anlatır. Roman, 1992 yılında, Estonya’nın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını yeni kazandığı o kaotik günlerde başlar. Estonya kırsalında, dış dünyadan kendini soyutlamış, kendi halinde yaşlı bir kadın olan Aliide Truu, bir sabah bahçesinde baygın halde, hırpani görünümlü genç bir kadın bulur. Bu genç kadının adı Zara'dır. Zara, Rus mafyası tarafından pasaportuna el konulup Batı'ya seks işçisi olarak satılan ve kendisine eziyet eden satıcıların elinden kaçarak Aliide’nin bahçesine sığınan bir kurbandır. ​Kitap, bu iki kadının mutfaktaki sessiz gerilimiyle başlar, ancak sayfalar ilerledikçe kurgu bizi 1940'lara, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki Sovyet işgali yıllarına, Estonya'nın en karanlık dönemine götürür. İki farklı zaman dilimi iç içe geçer. Genç Zara'nın 90'larda bedeninin sömürülmesi ile yaşlı Aliide'nin 40'larda KGB askerleri tarafından uğradığı tecavüz ve şiddet arasında kan dondurucu bir paralellik kurulur. ​Zamanla ortaya çıkan asıl sarsıcı gerçek ise şudur: Zara rastgele bir yabancı değildir. O, Aliide'nin yıllar önce Sibirya'ya sürgüne gönderilmesine neden olduğu öz kız kardeşi Ingel'in torunudur. Geçmişin hayaletleri, Aliide’nin mutfağında ete kemiğe bürünmüştür..
ArafSofi Oksanen · Pegasus Yayınları · 2011519 okunma
Puan vermedi
Harika bir kitap. İkinci Dünya Savaşı trajedilerini gerçekçi ve yerinde betimlemelerle aktarıyor. Anlatılanlar zihnimde inanılmaz derecede canlandı. bir erkek olarak militarist sahneler oldukça makuldü. Bir eleştiri: roman karakterlerine, bilinen tarihi yorumlatmak için gerekli motivasyonu göremedim.
YıkılışJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20191,089 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
Sizi bugün harika bir fincan kahvenin izinde dünya turuna çıkarmak istiyorum.Bir kahve tiryakisi olarak @mayakitap tan çıkan bu kitabı görür görmez tabiki "hemen okumalıyım" dedim. Üstelik bitirdiğimde,kahve hakkında aslında ne kadar az şey bildiğim gerçeğiyle de tatlı bir yüzleşme yaşadım Yazarın hiç öyle süslü,edebi bir kaygısı olmamış,sadece kahvenin peşinden koşmuş. Şaka değil; 1988'de Kenya'da içtiği bir fincan kahveyle, önünde 32 bin kilometrelik bir dünya turu olduğunu bilmeden düşüyor yollara... Hikaye tadında,başından geçenleri aktarırken başrolü hep kahveye vermiş.Kendisi de tam bir kahve tutkunu olduğu için, o tutku sayfaları çevirirken size de birebir geçiyor. Etiyopya’dan Yemen’e, Paris’ten Osmanlı’ya uzanan kitapta; değişik demleme ve servis teknikleri, kültürlerin kahveyle tanışma hikayeleri var.Yazar bizim kültürümüze de bolca yer vermiş. Hatta kitapta öyle bir anekdot var ki: "Erkekler eşlerine kahve vermez ya da ihmal ederse, Türkler için bu bir boşanma sebebidir." Daha önce hiç duymadığım öyle çok şey öğrendim ki... Mesela keçilerinin kahve yiyip hoplamasını fark eden çoban Kaldi efsanesi çok keyifliydi Avrupa’ya yayılması ise tam bir tarihin cilvesi; Osmanlı 1683 Viyana Kuşatması'ndan çekilirken arkasında 500 çuval kahve bırakıyor ve akıllı bir Polonyalı tacir bunlarla ilk kahvehaneyi açıyor.Maymunlarla ilgili kısım gerçekten çok ilginçti 1901 Japonyada suda çözünen kahvenin bulunmasını ve bugün kahvenin petrolden sonra dünyada en çok ticareti yapılan ürün haline gelişini okumak bakış açımı değiştirdi. Uzun lafın kısası; mizah yönü baskın, son derece içten bir kitap okudum.Her gün severek tükettiğim bu içeceğin dünyayı nasıl şekillendirdiğini görmek harikaydı
Kahvenin HikayesiStewart Lee Allen · Maya Kitap · 2018112 okunma