Magdo Szabo ,tarafından kaleme alınan bu eser, savaşın ardından ortaya çıkan yeni kimlikler ile savaş öncesi mevcut kimliklerin çatışmasını, anne çocuk baba çocuk madde mana romantizm realizm eşya ve anlam gibi birçok ikiliklerle aktaran başarılı bir eser. Kitap, yaşamın dört temel unsurları olarak bilinen sırasıyla ; toprak, ateş, su , hava bölümlerine ayrılır. Toprak adını alan ilk bölümde anlatının hemen hemen her yerinde kendisine gerek somut bir şekilde gerekse soyut olarak doğrudan psikolojisi ile karşılaştığımız Etelka ‘ nın eşi Vincenin ölümü ardından düştüğü ‘’boşluğa’’ tanık oluyoruz. Karakterin ruh halinin karmaşıklığı kitapta eş zamanlı olarak mekan tasvirleriyle gösterilir. Hayat, Etelka için Vince ile başlamış , çiçekler onunla renklenmiş, müziğin sesi onunla duyulur olmuştur. Dolayısıyla Etelka’ nın hayatı algılayışı Kocası ile şekillenir. Geçmişi de şimdisi de geleceği de. Onun ölümü ile kuşların cıvıltısı durmuş, çiçekler etrafa güzel koku yayamaz olmuştur. Doğa , şarkısından yoksundur artık. Kitabın daha ilk bölümünde Etelka karakterinin dünyaya bakışı içinde bulunduğu durum ve temsil ettiği değerlerle eski dünyanın uzantısıdır. Etelka kocasının ölümünden sonra derin bir ümitsizlik içinde yalnız kalacağının üzüntüsü içindeyken kızı İza onunla Budapeşte ‘ye gelmesini ve artık onunla kalmasını söyler. Etelka’ nın ümitleri yeniden yeşerir, tekrardan aile evinin verdiği sıcaklığa kavuşacak olma hayali onu geçici süreliğine bu karamsar ruh halinden geçici olarak kurtarır. Geçici diyorum çünkü Etelka’nın İza’ nın evine gelmesi ile hayal kırıklığı da beraberinde gelir. Etelkanın İzanın evinde karşılaştığı her türlü ‘’yenilik’’ Etelkayı korkutur. Elektronik kahve makinesi , cezve ve ispirto ocağı dururken gereksiz ve fazlalık gözükür Etelka’nın