Sinemnur Durmuş

Sinemnur Durmuş
@durmusinem
Sadece , sade insan.
GOTİĞİ, GOTİKLE ELEŞTİRMEK
8/10
·225 syf.··
2022 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2022 22:48
Ann Radclıffe, tarafından 1790 yılında kaleme alınan bu eser gotik roman çerçevesinde değerlendirilir. Reazlizme tepki olarak doğan Gotik roman perspektifinde gizemli olayları, hayaletleri, şeytani karakterleri ve yüksek kasvetli binaları barındırır. İnsanlar tarafından da beğeniyle okunan gerilim ve korku ile harmanlanmış türün okurluluğunu arttıran sebebi Elizabeth Brownıng şöyle açıklar; "...Hayatımızda sınırda yaşamak ,avcı ile av arasındaki gerginlik artık yoktu. Bunun üzerine birbirimize uzun ve karanlık gecelerde hikâyeler masallar anlatmaya başladık. Ateşler söndüğünde birbirimizi korkutmak için elimizden geleni yaptık." Bu doğrultuda kitaba bakıldığında her ne kadar bizi gizemli olayların doğaüstü varlıkların beklediğini düşünsek de kitabın amacı da tam da ihtiyaç duyduğumuz bu olağanüstülükleri hiciv etmektir. Bu hicvi özellikle baba figürünün ağzından okuyor ve kitabı şekillendiren temelin ne olduğunu aslında anlıyoruz. Çalışanlarının, çocuklarının ve ülkesinin karakter tahlilini ustaca yapan bu baba onların hayatı devam ettırmede doğaüstune ihtiyacı olduklarını , eylemsiz bu kitlenin ancak onları yönlendirecek bir efendi ile harekete geçeceğini bilir . Nitekim mahzen ile oğluna söylediği bu yalan da bu olağanüstülüklere dayanır . Babanın bu rasyonel bakış açısı kendisinin emirlerine ayak uydurnayıp eşkıyaların lideri olan oğlu ile karşılaşması ile daha da belirginleştirilir. Tıpki babası gibi halkın tüm özelliklerini bilen ve toplum analizinde bulunan bu tip totaliter rejimin yönetim anlayışını simgeler. Kitabın adına da konu olan aşk hikâyesi kitap boyunca etkisini hissetirir . Ann Radcliffe, bir yandan maceralı bir aşk hikayesi anlatırken bizlere, diğer yandan da gerilim unsuru bol, kuvvetli bir gotik ağ örüyor çevremizde. Ancak onun yazar olarak en
1000Kitap
Sicilya'da Bir Aşk HikâyesiAnn Radcliffe · Can Yayınları · 20211,394 okunma
Ecem Şenel isimli okura yanıt verildi
Sinemnur Durmuş
Çok teşekkür ederim.💜🐥
Reklam
Kayboldum!
4/10
·336 syf.··
2017 103. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2017 00:03
YouTube kitap kanalımda Kayboluş kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz: ytbe.one/a3ctaLux8B4 Şimdi ben buraya neden çıktım? Niçin çıktım? Nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok. Gördünüz yürüdüm çıktım. Ama çıkmamış da olabilirim. Çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. Görünen köy uzakta değildir. Buraya çıktık da sonradan çıkmadık mı dedik? Bunlar birtakım uydurma laflardır. Sahi ya ben buraya neden çıktım. Kim çıkardı ulan beni buraya?! -Kemal Sunal Replikten alıntıladığım ilk paragrafta bahsedildiği gibi karakterler neyi, neden yaptığını bilmez. Kim, nerede, neden olduğunu bilmez. Sonra birden bir şeyler olur, birileri birilerini dövmeye, birilerine sövmeye başlar. Olay örgüsü kayıp. Kelimeler zaten kayıp. Zaman desen kayık... Romanın ana dili olan Fransızca'da hiç "e" harfi kullanılmaması bir sebebi olduğu için anlarım fakat bu Türkçe'ye de böyle çevrilmek istendiğinde çok zorlama kelimelere, cümlelere ve dolayısıyla da bir kitaba dönüşmüş. Eğer Fransızca biliyorsanız bu kitabı lütfen ana dilinde okuyunuz. Kitaba başlamadan önce incelemeyi de "e" harfi kullanmadan yazayım dedim, o konuda bile şevk bırakmadı namussuz. Verdiğim 4 puan Perec'in neredeyse tüm hayatı boyunca Paris'te yaşamış olup da Paris'e duyduğu aşktan dolayı böyle çok kültürlü bir roman yazmış olması. Ayrıca kitabın Son Durak filmini andırması. Sanki ölümün kovaladığı birtakım insanlar var fakat ölüm bile kaybolmuş bunların arasında o kadar garip bir durum. Olumlu yön olarak bazen kendinizi karakterlerin arasında yaşanan dönüşlü bir ölüm vakasının Konya'daki semazenlerin dönüşüne benzetildiğini, bazen Ankara'daki polislerle makara kukara yapıldığını, olumsuz yön olarak da bazen düşüneceğiniz her türlü hayvana tecavüz için arzu duyan bir adamı
Edebiyat
KayboluşGeorges Perec · Ayrıntı Yayınları · 20181,318 okunma
Sinemnur Durmuş
Fransızcanın neredeyse yüzde yetmişlik kısmını oluşturan e sesinin kitapta olmayışı bana göre bir isyan niteliğinde yazar o yıllarda 2.dünya savaşının sebep olduğu yıkımlar arasında yaşamaktaydı annesini kaybettirmişti ona bu savaş Fransızcadan e sesini aldığınızda nasıl boş kalırsa o dil, kelimeler nasıl hadım edilmişe dönerse bir çoçuk için annesinin olmaması o derece önemlidir. Kitapta gözüme çarpan birkaç ayrıntı da yazarın ara ara roman türünün belli kalıplarına atıf yapmasıydı kitabın tanıtımında yer alan roman karşıtı roman tabirini bu doğrultuda doğru buluyorum. 😊
PSİKOLOJİNİN BAŞYAPITI
10/10
·687 syf.··
Beğendi
·
2017 105. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2017 00:16
YouTube kitap kanalımda Dostoyevski'nin hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/0i9F0L1dcsM Bu incelemeyi ya hiç okumayın ya da başlamışken sonuna kadar tam olarak okuyun. Aynı Suç ve Ceza kitabının başrolü Raskolnikov gibi ya bir hiç olun ya da Raskolnikov'un emeli gibi Napolyon'a ulaşma ve kendini gerçekleştirme arzuları içerisinde kendinizi tamamlayın. Dostoyevski'ye ait bu kitaptan önce okuduğum 8 kitabında da kendi filminin fragmanının ve galasının yapıldığını söylemiştim. Şimdi ise filmin başladığını ve Suç ve Ceza kitabıyla beraber edebi doyum anlamında ve sorgulama konularında tam bir uçuşa geçtiğini söylemek istiyorum! Ve size bir şey söyleyeyim mi, bu uçuşa hepimiz davetliyiz. Hepimiz onun yazdığı bu yazıları yaklaşık 150 yıl sonra okuyabiliyorsak Rus Edebiyatı uçağının kokpitinden bize seslenen bir Dostoyevski var ve bizi kendi edebiyatına şahit olmak için seyahatler yapmaya çağırıyor. Bu seferki seferinin adı ise Suç ve Ceza, ayrıca sadece gidiş bileti olarak alınmış. Önceki seferlerinde Öteki kitabında Bay Golyadkin karakteriyle kişilik bölünmesini ve psikolojide Doppelganger ile adı geçen olayı tanıtan, Ölüler Evinden Anılar kitabıyla sırta inen kırbaçları, acıları, ruhsal paradoksları Suç ve Ceza kitabında tam anlamıyla en üst seviyelere çıkaran bu adamın Raskolnikov ülkesine gitme arzusuna davetliyiz hepimiz! Raskolnik kelimesinin anlamı : 17. yüzyılda din kitaplarında yapılan düzeltmeleri kabul etmeyenler. Suç kelimesinin anlamı : Yasalara aykırı davranış. Ceza kelimesinin anlamı : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Yukarıda yazdığım 3 kavram arasında sıkışıp kalan, ruhun balta girmemiş ormanlarına balta ile dalan, devlet
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Sinemnur Durmuş
Bu inceleme satışta renkli kapaklar ile yer edinen birçok kltaptan daha iyi hiç şüphesiz. Ellerinize, birikiminize sağlık. 😊
Satranç'a 2. aranıyor!
10/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2017 63. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2017 20:29
YouTube kitap kanalımda Satranç kitabını Kubrick, Bergman ve Harari gibi yazar ve yönetmenlerle birlikte yorumladım : ytbe.one/CDOgYowjZHg Bir kitap düşünün, içinde Kafka'nın Dava'sına ait izlerden Trevanian'ın Şibumi'sine kadar izler var. Hatta Zweig'ın kendi kitabı olan Olağanüstü Bir Gece'ye benzediğini düşündüğüm bazı kısımlar da oldu. Öncelikle psikolojik olarak yukarı-aşağı ayrımı kitapta hissedilen konulardan. Kafka'nın Dava kitabında olduğu gibi aşağı, meraklı ve sinirli bir kesimin yukarı, sakin ve insanı bekletmekten çekinmeyip çıldırtan, gizemli bir liderlik içeren kesimle savaşını hissettim. Czentovic ile Dr. B arasında tabii ki. Zweig karakterlerinin psikolojilerini o kadar iyi anlatıyor ki bize, buradan karakterlerin nasıl tinsel karşıtlıklar içinde bulunduklarına dair önemli ipuçları çıkartabiliyoruz aslında. Bunlara örnek vermek gerekirse: Czentovic hayatı boyunca sadece satranca ilgi duymuş mesela. Fakat Dr. B böyle değil, geçmişinde başka işlerle ilgilenmiş ve gizli dosyalar, malvarlıkları üzerine çalışmalar yapmış, satranç onun için sonradan gelen bir şey olmuş. Czentovic, Dr. B'ye nazaran satrancı bir para malzemesi ve ün aracı olarak görüyor, bu davranış kendisini tamamen rasyonel biri yapıyor ve her şeyin disiplinli, neden-sonuç ilişkilerine dayanan, satrançta bile her seferinde her oyunu ezberle değil de yeni bir oyunmuş gibi düşünen bir kafaya sahip, satranç oynama dürtüsünü distopik ögelerle ya da zorla ona verilen bir ilaç gibi değil de tam tersine kendisine gelen tekliflerle sağlayan biri yapıyor. Fakat Dr. B böyle değil. Dr. B için bu dürtü, hiçliği örtmek için gelen ihtiyaçtan kaynaklı. Küçücük bir mekan içine sıkıştırılmış kasvetli bir odada kendi beyniyle satranç oynayan bu adam Czentovic'in aksine her oyunu ezberine atarak
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Sinemnur Durmuş
Birikim birikim birikim! Okumak ne güzel bir biriktirme işidir. 😊🌿