Çocukluğundan uzaklaştıkça hayatı değersizleşiyor, her hatıra yeniden ve daha farklı yaşanabilirmiş gibi çırpınıyordu önünde. "Yokuş aşağı inerken tırmandığını sanmak," bu olsa gerekti. İyi zamanlarım dediği günlerin hakkını veremediğini düşündü İlyiç ve "Belki gerektiği gibi yaşamıyordum ben," diye geçirdi içinden. Sonra bu düşüncenin açacağı yaradan korkarak, "Ama neden öyle olsun! Her şeyde gerektiği gibi hareket ediyordum..." diye susturdu kendini. Sonra ölümcül soruyu fırlattı kalbine: "Peki şimdi istediğin nedir. Yaşamak mı?" Soru burada bitmedi fakat. "Nasıl yaşamak?" diyerek ikinci hamleyi yaptı İlyiç. "Ya bütün hayatım, yaşadığım bilinçli hayat gerçekten gerektiği gibi değil idiyse!"