Herkesin yaşadığı bir durum
"Öyle şeyler de var ki zihnimde, bunları sahiden yaşadım mı yoksa benim kurguladığım şeyler mi ayırt edemiyorum. Çok tanıdık, bir o kadar da bulanık olaylar."
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı
Japonlar, ülkelerini her alanda temsil etmek ve başarılarıyla başka toplumlarla rekabet halinde olmak istiyorlar. *** Japonlar, başarmak ve tanınmak için birlik olup grup ha­linde mücadele etmeyi, kararlı bir şekilde çalışmayı elden bırakmayan bir vasıftalar. Aykırı ve eleştirel düşünmeyi severler ama aykırı bir eylemde asla bulunmazlar. İleri giden ve geride kalanlar her zaman dikkat çekici olur Japonlar arasında, öne çıkanlar da geride kalanlar da toplum tarafından pek tasvip edilmezler. Fikri alanda ise, icat ve buluş gerçekleştiren dü­şünce insanları, araştırmacılar her zaman destek görmekte ve gururla karşılanmaktadırlar. Bir konuda başarı elde edenlerde asla böbürlenme ve övünme söz konusu değildir. Zira fert yoktur, önce millet, vatan ve devlet vardır; sonra cemiyet içinde birey vardır. Birey, cemiyet için var olduğu sürece anlamlı ve değerlidir. Aksi bir durum ise kınanır. Yakın zamanda Nobel Ödülü kazanan bir araştırmacı verilen parayı araştırmasını yürüttüğü merkeze bağışlamıştır. Başarı Japonya'da bireysel bir kazanım değildir, toplumla ve grup içinde elde edilen bir birikimdir. Tekil tekil başarılar yerine grup başarısı teşvik edildiğinden, kabul gördüğünden dolayı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çocukların ihtiyaç duyduğu yalnızca sevgi ve ilgi değildir. Onlar aynı zamanda düzen ve yapıya da ihtiyaç duyarlar. Öngörülü davranan yetişkinler ararlar. Paradoksal olarak güvenilir oldukları sürece tacizci ebeveynlerle bile güçlü bir bağlılık kurabilirler. Bunun nedeni tacizin çocukta kaygı yaratması ve bunun da bağlanma ihtiyacını artırmasıdır. Bu durum, sevgi ve nefretin korkunç kısır döngüsü haline gelir ve sahneyi yetişkinlikteki tacizci ilişkilere hazırlar. Çocuklar onlara güvenilir tepkiler veren yetişkinlere ihtiyaç duyarlar çünkü onlar özenli ve öngörülebilirdir. Çoğu bebeğin ce-ee ya da "gördüm seni" oyununu (ki bu bir oyundan fazlasıdır) sevmesinin nedeni budur. Ce-ee oyunu, çocuk için zamanını ve emeğini ona harcamaya hazır yetişkinleri tanıma yollarından biridir.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Gelecekse kozmosun geleceği değil, öncelikle benim çağımın, benim ülkemin, benim varoluş sorunsalımın geleceğidir. Benden sonra görüntüye girecek dünyayı biçimlendirmeye kalkmamalıyım asla. İndirgenmez biçimde kendi zamanıma aidim. Ve bunun için dir ki kendi zamanım için yaşamalıyım. Gelecek, gelecekte yaşaya cak olanların yükseltecekleri bir yapı olmalıdır. Bu yapı ancak be nim şimdiki zamanı, aşılmış, geride bırakılmış bir durum olarak değerlendirdiğim ölçüde şimdiki zamanla ilgilidir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
İlahi İletişim Kanallarınızı Nasıl Temizleyebilirsiniz
Dört Duru Kanal: İlahi İletişim Tarzınızı Keşfetmek Siz hiç şu durumları yaşadınız mı?: • Uyanıkken ya da uyurken zihninizde bir tablo ya da sahne görüp de sonra bunun gerçekleştiği oldu mu? • Sizi yaklaşan bir tehlikeye karşı uyaran bir ses duy dunuz mu? • Bir durum ya da kişi hakkında daha sonra doğru çıkan güçlü bir his duydunuz mu? • Birden ve açıklanamayacak surette bir şeyi "bildiniz" mi? Bunlar Tanrı'nın ve ruh dünyasının bizimle iletişim kurduğu dört yolun örnekleridir. Her insan ilahi rehberliği görüntü, ses, his ve düşünce yoluyla almanın dört yöntemine ya da kanalına sahiptir: 1. Durugörü ya da "berrak görüş" ilahi rehberliği zihin gözünüzle başınızın içinde ya da dışında gördüğünüz resimler ya da minik filmler olarak getirir. 2. Duruişiti, "berrak işitiş" anlamına gelir, ve zihninizden ya da dışarıdan gelen rehberliği işitmeyi içerir. Bu içinizdeki "dingin, küçük sestir." O size kendi sesiniz gibi gelebilir de gelmeyebilir de. 3. Durusezi "berrak hissediş" anlamına gelir, ve ilahi rehberliği bir duygu olarak ya da bir koku, gerginleşen kaslar veya bir dokunuş gibi fiziksel bir duyum olarak almayı içerir. 4. Durubiliş ya da "berrak biliş" nasıl bildiğinizi bilmeden bir şeyi aniden bilmek anlamına gelir. Biz ilahi bilgeliği, çoğunlukla, günlük deneyimlerimizde kullandığımız aynı iletişim kanalı ya da kanallarıyla alırız. Örneğin, eğer siz günlük faaliyetleriniz sırasında en çok gördüğünüz şeylerle ilgiliyseniz, görsel bir yönelime sahipsinizdir ve ilahi rehberliği büyük olasılıkla durugörü yoluyla alabilirsiniz. Eğer siz genelde insanların seslerine, müziğe, ve gürültülere dikkat ediyorsanız, işitsel bir yönelime sahipsinizdir ve ilahi
Değişik tipte yiyecekler değişik tipte sindirici sıvıları gerektirir. Sindirici sıvıların hepsi birbiriyle uyum içinde değildir. Örneğin patetesle eti birlikte mi yiyorsunuz? Peynirle ekmek, sütle tahıl, balıkla pirinç mi yiyorsunuz? Bu bileşimler sizin iç sisteminizi tahrip edecek ve enerjinizi yok edecektir dersem ne dersiniz? Saçma diyeceksiniz, ama, söylenenler doğrudur. Bu bileşimlerin niçin tahrip edici olduğunu ve şimdi kendi kendinize harcadığınız büyük miktardaki sinir enerjisini açıklamaya çalışalım. Farklı yiyecekler farklı şekilde sindirilir. Nişastalı yiyecekler (pirinç, ekmek, patates vb.) başlangıçta ağızda oluşan pityalin enzimiyle sindirilir ki bu enzim alkalin ihtiva eder. Proteinli yiyecekler (et, süt ürünleri, çerezler) hidroklorik asit ve pepsinle sindirilirler ki, bunlar asit içerirler. İki zıt karakterli madde, yani alkali ve asit, ortamda aynı zamanda çalışmazlar. Bunlar birbirlerinin etkilerini yok (nötralize) ederler. Proteinle birlikte nişasta yerseniz, sindirim zayıflar ya da gerçekleşmez. Sindirilmeyen yiyecekler, mayalanma ve ayrışan bakterilerin üremesi için uygun ortamı oluştururlar. Böylece sindirim bozukluğu ve gaz artar. Uyumsuz yiyecek bileşimleri enerjinizi çalar ve enerji kaybı da hastalık için uygun bir ortam sağlar. Bu durum fazla asitin oluşmasına neden olur. Fazla asit de kanın kalınlaşmasına ve dolayısıyla sistemin daha yavaş akmasına neden olduğu için, vücudun oksijenini azaltır. Yılbaşı yemeğinden sonra kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayınız. Böyle ağır yemekler; sağlığa, kan dolaşımına ve enerjik fizyolojiye zararlıdır. Bu nedenle yatıştırıcı ve mide düzenleyici ilaçlar en çok satılan ilaçlar arasındadır. Uygun yemek listesi düzenlemek bu,sorunların çözümü için çok daha akılcı bir yoldur.
Alıntı