Haklısın. "Doğru insan nefsine isyan etmiş bir iman abidesidir" sözü çok derin. Nefis dediğimiz şey hep kolay olanı, rahat olanı, çıkarına geleni ister. Ona boyun eğmek kolay. Ama asıl mertlik, kendi nefsine karşı durabilmekte. Nefsine isyan eden insan, aslında en büyük cihadı yapıyor. Çünkü dışarıdaki düşmanla savaşmak kolay da, içindeki bencillikle, kibirle, hırsla, tembellikle savaşmak en zoru. İman da zaten öyle bir şey: Sadece dilde değil, nefse rağmen yapılan tercihlerde belli oluyor. Canın istemese de doğru olanı yapmak, menfaatin olmasa da adil olmak, kimse görmese de dürüst kalmak... İşte o zaman insan gerçekten iman abidesi oluyor. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
yanılmıyorsam alıntıladığım ileti görselinde yer alan bu fotoğraf Mustafa Kemal'in zamanında, temmuz-eylül 1919 arasında, yaklaşık iki ay ikamet ettiği erzurumdaki evin müzeye çevrilmesi sonrasından.. Mustafa Kemal, şimdilerde ileti görselinde kendisinin fotoğrafının yer aldığı bu evde bizzat ikamet ettiği zamanlarda, 8 temmuz günü vahdettin adına ali fuat -türkgeldi- beyden bir telgraf alır.. kendisine gelen telgrafta vahdettin, onun anadoludaki çalışmalarının ingilizler tarafından yanlış anlaşıldığını ve ingilizlerin istanbul hükümetine kendisinin faaliyetleri yüzünden büyük baskılar yaptıklarını ifade eder.. vahdettin, ingilizlerin Mustafa Kemal'e karşı onur kırıcı bir harekette bulunmayacaklarına dair kendisine kesin söz verdiklerini belirtir ve, 'istanbula dönmeniz için tereddüt edilecek bir neden kalmamıştır.' diyerek de Mustafa Kemal'in bir an önce istanbula dönmesini ister.. Mustafa Kemal, vahdettinin bu son önerisine cevap vermeden önce, vahdettinin onayladığı bir karar ile ordu müfettişliği görevinden azledilmiştir oysa.. 8 temmuzu 1919u, 9 temmuza bağlayan gece ali fuat -türkgeldi- Mustafa Kemal'i makine başına çağırır. Mustafa Kemal de, rauf -orbay- bey, bitlis valisi mazhar müfit -kansu- bey ve erzurum müdafaai hukuk cemiyetinden bazı üyelerle birlikte postaneye gider.. ali fuat -türkgeldi-, Mustafa Kemal'e o sabah gönderilen şifre telgrafı alıp almadığını sorar.. Mustafa Kemal, şifrenin çözülmekte olduğunu bildirir ali fuat -türkgeldi- beye.. ali fuat -türkgeldi- bey, Mustafa Kemal'e şartlar gereği yüksek görevlerine son verildiğini açıklar ve istanbula dönmesinin vahdettinin emri olduğunu hatırlatır.. Mustafa Kemal ise olacak olanların çoktan farkındadır.. Mustafa Kemal, havza ve amasya sonrası aklında olanları artık söyleme zamanının geldiğini
Mustafa Kemal Atatürk

Zeynep

@Zeyarles
·
Hatıraların ardında
Zaman geçer, fotoğraflar sararır; fakat bazı bakışlar bir milletin hafızasında daima canlı kalır.
Mustafa Kemal Atatürk
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
*Zaman zaman herkes kaybolduğunu düşünür:)
–: çocuk. *:köstebek. °: tilki. ~: at °Hayat bazen zordur ama sevildiğini bil. ~Gözyaşı sebepsiz yere akmaz onlar senin gücündür, zayıflığın değil. – Bu yüzden buradayız değil mi? *Kek için mi? – Sevmek ve sevilmek için buradayız. ~Dürüst olmak daima ilgi çekicidir. –Şimdiye dek söylediğiniz en cesurca şey neydi? ~Yardım et. Yardım istemek pes etmek değildir. Aslında pes etmeyi reddetmektir. The boy, the mole, the fox and the horse🎬
Film
Neydi kendine verdiğin söz? En çok kendine dürüst olacaktın, en çok kendine doğruyu söyleyecektin. Peki sonra ne oldu? Alıştım dedin. Başladığın noktaya döndün tebrik et kendini.
Uzun bir yanılgı ve kötü tecrübeler sonucunda, "her erkeğin aynı olmadığı" düşüncemin hala arkasındayım, biz kadınlar çok doldurulduk, gerek medya gerek etrafımızdaki kötü evlilik tecrübesi yaşayan kadınlar, hep erkeklerin aldattığı, çok sevse de evlendikten sonra değiştiği, bambaşka biri olduğu düşüncesiyle tohum ekildi kafamıza. Narin kalplerimizle de hep yanlış kalplerde kaba davranışlara maruz kaldığımızdan hepsini aynı kefeye koymamız bizim eksik bilgimizden ve dürüst erkeklerin düşüncesini belirtemeyişinden, bissürü güzel örnek varken biz hep kötüleri duyar olduk, liseyi aşk şiirleri, aşkından divane olmuş şairleri okuyarak, dizilerden filmelerden gördüğümüz yıldırım aşkları, sokak ortasında çarpışıp bir anda aşık olacağımız aşklara aldanıp inandık, fakat hayatın gerçekleri ve kötü tecrübeler ve hayatın gerçekleri bir tokat gibi vurulduğu için yüzümüze, hep başka şeyler bekledik, iki cinsiyet de birbirine hem çok muhtaç hem de düşman gibi davranıyor, ne kadın erkeğe ne erkek kadına güvenebiliyor, kötülere bir şey olmuyor da olan bize oluyor bir ayraç gibi kitapların arasına sıkışıp kaldık, kötü yazılmış bir kitap yüzünden tüm kütüphaneyi mühürlemek doğru mu?
Ne zaman kusursuz bir karaktere sahip olur insan? Ne zaman mutlu hisseder kendini? Şu andan başka kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını fark ettiğinde.. Samimi ve dürüst olduğunda.. Adil davrandığında.. Kendine ve başkalarına haksızlık etmediğinde.. Her şeyin gelip geçici olduğunun farkına vardığında.. Marcus Aurelius