3/10
·416 syf.··
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:00
Yani gerçekten ne okudum bilmiyorum, olay neydi nereye geldi onu da anlamadım. Sosyal medyada çok gördüğüm ve herkesin “muhteşem off harika”diye anlattığı bir kitap ama ben o muhteşemliği göremedim gibi. Zaten büyük bir reading slump’a girdim, bayadır kitapları elime alıp biraz okuyup of bu değil diye bırakıyorum. Bunu da başta öyle yaptım, çevirisini okuyayım dediğim pek içimi açmadı başlangıcı. Sonra videolarına baktım insanlar neler yapmış bu kitapla ilgili diye, ilginç ve eğlenceli şeyler görünce İngilizcesine şans verdim. Çoğunu atlayarak da olsa kitabı bitirdim mi? Evet Kendimi bu yüzden tebrik ediyorum. Buradan sonra spoiler içerir. Yani başlangıçta evet güzel ve gizemli bir şeyler, Josh olduğunu biz direkt öğrendik zaten ama orda baya heyecanlandım ben aa bak neler olacak faalan. Kız direkt anladı zaten Joshla görüşünce, yani işin heyecanı nerde? Durduk yere adam öldürüp niye kızın mafya amcasını bulup borçlanıp geldiler yani olay oraya nasıl bağlandı ben çözemedim? Az önce neler yapıyordunuz bir anda mafyaya nasıl bağladık?? Smut sahneleri de başta güzel gelmişti severek okudum ama sonra he tamam bildiğimiz şeyler diye geçtim hiç sarmadı. Yani bir gerilim, bir heyecan yok. Şöyle çığlık atmalı kitabı fırlatmalı patlama anları yok?? Her şey planlı ve okey yani kız heyecanlanıyo değişik fanteziler tamam en marjinal sizsiniz. Sonuç olarak reading slumptan çıkmamı sağlayacak bir kitap oldu gibi duruyor. Sonuçta aylar sonra bitirebildiğim bir kitap oldu, o yüzden teşekkür ediyorum kendisine. Ama yarısında keyif almadım, bağlanmadım kitaba. O yüzden başarısız diyorum ben. Pandemide Den of Vipers okumuştum, belki okuduğum ilk dark romance/smutty kitap olduğu için bir konusu ve amacı olmadan bile keyif aldım. Den of Vipers bundan daha iyi hissettirmişti
Lights OutNavessa Allen · Zando – Slowburn · 2024587 okunma
10/10
·576 syf.··
2026 101. kitabı
DURUMAVİİ~KIZIL GECE~ Selam.Bugün size sevgili @_durumavii ‘nin kaleme aldığı #kızılgeceserisi ‘nin ilk kitabı ile geldim.Yazarın kalemini ben çok seviyorum ve ne yazsa okurum.Ama ama bu serisi benim içim bir başka.Kitabın kalın olması gözünüzü korkutmasın çünkü hani şu kendini su gibi okutan kitaplar vardır ya İşte bu kitap o kitap.Yazarın yaratmış olduğu evren karakterler harikaydı.Ama ben en çok Rozelin’im karakterinin duruşuna bayıldım.O kafa tutmaları yok mu şahaneydi.Tabi erkek karakterimizi de hiç yamana atamayacağım sert görünen ama güzel bir kalbi olan Biran’a da ayrı bir düşmedim değil.İkilinin atılmaları da ayrı bir güzeldi.Kısacası kitaba bayıldım ve devamını da en kısa zamanda okuyacağım.Ve bu seriyi türü seven herkes mutlaka okumalı diyorum. Rozelin Demir, beş çocuklu bir ailenin en büyük kızıdır. İnşaat işçisi babası bir kaza geçirdikten sonra çalışamaz duruma gelince,Rozelin hem okuyup hem çalışmak zorunda kalır. Ailesine çok düş gündü ve onlar için elinden geleni yapar. Bir gün en yakın arkadaşı Gupse bir yardım vakfı olduğunu ve durumu kötü olan kızlara yardım ettiğini söyler.Rozelin’de ailesine destek olur düşüncesiyle bu vakfa gider. Ama bu vakıf Rozelin’in kabusu olur.Gece yarısı gelen bir telefonla vakfa gider,burada kendinden geçer ve Rozelin gözlerini bambaşka bir evrende açar. Hiç bilmediği bir odada,kasıklarına saplanan korkunç bir ağrıyla gözlerini açan Rozelin neler olduğunu anlamaz. Uyandığı yer Safornikan Ülkesi’nin Aydınlık Bölgesidir.Onu buraya getirttiren bölgenin lideri Temur’dur.Rozelinin başına gelen tek şey de bu değildir.Aklına asla gelmeyecek bir şey başına gelmiştir.Ne yapıp edip buradan kurtulması gerektiğini bilen Rozelin sonunda buradan kaçar. Sınır denilen yere geldiğinde iki kişiyle karşılaşır.Efraim ve Mirel ona yardım
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026214 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
KİTAP İNCELEMEM
8/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:21
Merhabalar, ****spoiler içerir!!! Lütfen ona göre okuyunuz . Ayrıca kitabı iki yarı şeklinde yorumlamış bulunmaktayım. 1. Yarı • Hermia, Lysander, Helena, Demetrius: Bu dörtlü tam bir kaostu. Hele ormana kaçtıklarında büyü yüzünden olaylar iyice çığırından çıkıyor diyebilirim. Puck'ın büyüyü yanlış kişilere yapması, kitabın tam olarak tuzu biberi olmuş. Puck'ın büyüsü, anlayabildiğim kadarıyla aşkın kör ve irrasyonel olduğu gerçeğini gözümüzün önüne getirmek amaçlı oyuna konulmuş gibi. Her an değişebilen, ince bir buzun üstünde yürümek gibi bir şey... Ufacık bir açı farkı bile var olan sevgiyi nefrete dönüştürebilmekte. • Hermia'nın babasına gelecek olursam: "Ya dediğimi yaparsın ya da kara toprağınsın" davranışını hiç beğenemedim, çok acımasızca geldi. Aralarındaki kuşak çatışmasının yanında, Hermia'nın üzerinde aşırı bir otorite kurmaya çalışıyormuş gibiydi. Bu durum okuyucuyu da ister istemez Hermia'nın tarafını tutmaya ikna ediyor; en azından benim için durum bu şekildeydi. ​• Helena'nın durumu ise iç acıtıcı. Keşke kendini biraz daha bir birey olarak fark edebilseydi. "Beni döv, yok say, yine de peşinden gelirim" demesi durumun vehametini gösteriyor. Aşkın gözü gerçekten kör; bunu sağlıklı bir davranış olarak kabul edemedim. ​• Bottom'ın ise o hafif cahil cesaretini sevmedim desem yalan olur. Bazen bizlere gereken tam olarak da bu. Tabii ki bizler için gerçek yaşamda dozu ayarında tutturabilmek en önemlisi. 2. Yarı Eserin ikinci yarısında Shakespeare, hem aşkın hem de büyünün ne kadar kırılgan ve yanıltıcı olduğunu ustalıkla bizlere anlatmış. Ormanda yaşanan kaos, duyguların akıl ve iradeyle değil; tesadüf, kıskançlık ve büyüyle şekillendiğini bizlete göstermiş; dört genç arasındaki kargaşa, aşkın özünde ne denli mantıksız bir güç barındırdığının bir
1000Kitap
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202523bin okunma
Adalet, öleni geri getirmez.
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 13:31
Adalet yerini bulsa bile gideni geri getirmiyordu. Öyleyse nasıl bir adaletti bu? Kim buna adalet diyebilir ki? . Başkomiser Nejat, yıllar öncesinde bir tren yolculuğunda tanık olduğu olay sonrası doktor yardımı alır. Yaşanan elim olayı ardında bırakmaya çalışsa da artık bir türlü trene binemez. Ta ki yıllar sonra yılbaşı gezisi için anne babası onu ikna edene dek. . Garda treni beklerlerken annesi çocuksu sevinçle sağa sola bakıyor, babası da dingin biçimde oturuyordu. Derken tren gelir, yolcular yavaşça vagonlardaki yerine yerleşir. İçlerinden birisi de kırmızı montlu, kırmızı rujlu Küçük çocuklu bir kadındı. Nejat'ın gözüne takılmıştı. . Yer sıkıntısı nedeniyle anne babası ayrı bir vagonda, kendisi ise, yazgı bu ya, sonradan öğreneceği üç hırsızla bir vagondadır. Gece olur, sabah olur. Yılbaşı kutlaması sonrası yemek vagonundan dönenler odalarına çekilir. Ancak ilerleyen saatlerde Nejat uyanır, Anne babasının yanına gider ancak ikisi de soluk almıyorlardır. . Deliye dönen Nejat, görevliyle konuşup sorgulamalara başlar. Küçük çocuk, Deniz, korkulu gözlerle annesine bakar. Aslan adında bir adam Serpil'le yakınlaşmaya çalışır. Üç hırsızın odasında Nejat'ın ailesine ait yüzükle saat çıkar. Tüm tren kaygılıdır, ipuçları kesin değildir. . İlk durakta bekleyen polisler, sağlık görevlileri işini yapar. Nejat tek kalmamak için işine döner ama içindeki k.tili bulma isteği baskındır. Bu arada da başka ci.ayetleri çözmekle uğraşır takımıyla. . Gitgide bulanan zihni ona kâbuslarını geri getirir. Doktor yeni ilaçlar verir. Leyla Savcı ona destek olur ama düzelmek yerine kötüleşir. Gerçekle düş arasındaki ince çizgide yalpalamaya başlar. . Deniz'in dedikleri doğru mu? O gece trende ne görmüştü? Nasıl bir iz olmazdı? Doktor'un önerisini dinlemeli mi? Kendi içindeki karanlığa nasıl
Aynadaki KatilElif Ünal Yıldız · Fısıldayan Kalemler Yayınları · 20251 okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 00:00
Bir insan kendini ararken gerçekten nereye kadar gidebilir? *Puslu Kıtalar Atlası* biraz da bunun hikâyesi. Bürokrasinin, iktidarın, hafızanın ve kimliğin birbirine karıştığı; gerçekle hayalin aynı sokakta yürüdüğü bir dünya kurmuş İhsan Oktay Anar. Uzun İhsan'ın peşinden giderken aslında insanın kendi hakikatini arayışını da okuyorsunuz. Her karakter, her diyalog ve her ayrıntı sanki görünenden daha fazlasını saklıyor. Bazen tek bir cümle için durup düşünmek, bazen de bir sayfayı tekrar okumak istedim. Bu kitap herkese hitap etmeyebilir. Sabır istiyor, dikkat istiyor. Ama kendinizi o pusun içine bırakabilirseniz, çıktığınızda sadece bir roman bitirmiş olmuyorsunuz; zihninizde uzun süre yaşamaya devam eden bambaşka bir âlem taşıyorsunuz.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Kara Kış Beyaz Düş
10/10
·400 syf.··
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:10
Kara Kış Beyaz Düş Fatma Erdek Selam kitap dostlarım Bugün sizlere kalemini çok sevdiğim sevgili Fatma Erdek'in Kara Kış Beyaz Düş kitabıyla geldim. Yazarın eline emeğine sağlık her zaman yeri bende çok ayrı olacak , kalemine sağlık. Yıllar önce okuduğum bu kitap da benim için ruhuma işleyen bir baş yapıt . Aradan geçen zamandan sonra yeniden okuyunca ,bu kez hikâyenin acısını çok daha derinden hissettim. Eskiden Zeynep'e dönüp "Neden sustun?" diye sormak isterdim. Şimdi ise suskunluğunun ardındaki çaresizliği görüyorum. Çünkü bazen insan konuşsa da duyulmuyor, haykırsa da anlaşılmıyor. Özellikle de bir kadınsa... Babasının şehit düşmesiyle başlayan eksikliği, annesinin Selim'le yaptığı evlilikle bambaşka bir karanlığa dönüşür. Dışarıdan bakıldığında saygın, başarılı ve kusursuz görünen Selim'in gölgesi, Zeynep'in gençliğinin ve hayallerinin üzerine çöker. Onun hayatına bıraktığı izler sadece bir kalbi değil, bir ömrü yaralamaya yeter. Güven Yüzbaşı'nın hayatına girmesiyle Zeynep için umut ışığı doğsa da geçmiş, peşini bırakmıyor. Kara kışlar insanın ruhundan kolay kolay çıkmıyor çünkü... Fatma Erdek bu romanında sadece bir aşk hikâyesi anlatmıyor; suskunlukları, yarım kalan hayatları, kadınların görünmeyen mücadelelerini ve insan ruhunun en kırılgan yanlarını anlatıyor. Ve sonra Akgül... Onun hikâyesiyle karşılaştığımda içimdeki sızı daha da büyüdü. Zeynep için bu, adeta bir milat olur. Geçmişin acı yüzü onu derinden etkilerken, Akgül'ün yaşadıklarıyla kendi yaraları arasında bir bağ kurar. Belki de ilk kez, geçmişinin yükünü omuzlarından indirmeye ve küllerinden yeniden doğmaya cesaret eder. Akgül için verdiği mücadele, Zeynep'in yıllardır taşıdığı acılara bir sünger çekme çabasıdır. Çünkü bazen başkasının yarasını sararken, insan kendi yaralarını da iyileştirmeyi
1000Kitap
Kara Kış Beyaz DüşFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026388 okunma