8/10
·896 syf.··
2026 18. kitabı
4. kitabın incelemesi uzun özetin ardından değerlendirme şeklinde olacak. Bu sefer de böyle olsun istedim zira ilk tek cümlelik bir girizgah yapamayacak kadar yorgunum. Bitirmek 1 aya yakın zamanımı aldı ve özet için not almak, cümleleri kafamda toparlamak, yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu yapmadan bir yazı hazırlamak da haliyle zaman alıcı ve yorucu oldu. Açılış sahnesi gelecekten bazı şeyleri görme yeteneği olan yeni kabul edilmiş olan, tam adının Elmindreda olduğunu öğrendiğimiz aes sedai Min'in TarValon'a gelip Amyrlin ile görüşmek istemesiyle başlar. Sheriam Amyrlin'in meşgul olduğunu söyleyip izin vermese de Sahra adlı genç aes sedai ona yardımcı olur. Min Amyrlin'e yani Siuan Sanche'ye gördüklerini anlatır. Kötü şeyler görmüştür. TarValon da bir savaş olacağını, ölü aes sedai ve muhafızlar gördüğünü söyler. Bununla eş zamanlı olarak Beyazpelerinlilerin lordu Byar'ın Andor'da Karanlıkdostu avı devam etmektedir. Yeni karakter gibi görünen esasında Padan Fain'İn ta kendisi olan Ordeith ekibi sürekli kışkırtıp nefret yaymaktadır. Tenekeciler, yani Tuathanlar yani şiddet karşıtı gruptan 3 kişi kayıptır ve Ordeith tamamının öldürülmesi yönünde manipülasyon yapmaktadır. Bornhald'ın Perrin'e olan nefreti devam etmektedir ve babasının ölümünden onu sorumlu tutup intikam planları yapmaktadır. Yine eş zamanlı olarak Aryth okyanusu kıyısında 2.kitaptan tanıdığımız Seanchan grubu ile karşılaşırız. Yüksek leydi Suroth Sul'damlara Rand'ın nerede olduğunu, gücü nasıl yönlendirdiği sorar ama yakalarsa onu imparatoriçeye götürüp götürmeyeceğini kendisi de bilmemektedir. İşler biraz game of thrones'a dönmektedir. Bu kısa sahneden sonra kendilerinden bir daha haber alamayız. Bakalım kaçıncı kitapta karşımıza çıkacaklar. Ekip bıraktığımız yerde Taş'tadır. Perrin'le Faile odada
Gölge YükseliyorRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,048 okunma
Puan vermedi
GECE DOKUYUCU / R.M. Gray Merhabaaalar, bugün sizlere fantastik dünyasıyla beni içine çeken bir kitaptan bahsetmek istiyorum. İçerisinde korsanlar, lanetler, düşmanlıklar, gizemler ve yavaş yavaş gelişen bir romantizm var. Bayılır mıyız? Afiyetle yeriz diyorum ve sizi Gece Dokuyucu ile baş başa bırakıyorum. Aster Oberon, abisini Gece Dokuyucular yüzünden kaybettikten sonra ailesiyle birlikte karada yeni bir hayata başlamak zorunda kalır. Ancak düşmanı olarak gördüğü Gece Dokuyucu Will ile yolları kesişince, yıllardır doğru bildiği her şeyi sorgulamaya başlar. Geçmişin sırlarını ortaya çıkarmaya çalışan Aster, hem gerçek düşmanın kim olduğunu keşfedecek hem de kalbi ile inançları arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Gece Dokuyucu serisi arkadaşlar şu an yanlış hatırlamıyorsam üç kitabı basıldı ama ülkemizde henüz ilk kitabı basıldı. Yani yeni bir seri geliyor şimdiden size söylüyorum sıkı tutunun. Yazardan daha önce okuma yapmamıştım. New York çoksatanlarından birisi olduğunu biliyordum ve bu kadar ünlenen bir yazarı denemek istedim. İyi ki şans vermişim kurduğu fantastik evren bana çok iyi geldi. Şeytan, melek, cadı vs gibi fantastik varlıklardan çok sıkılmıştım, Gece Dokuyucu bana çok iyi geldi. Böyle farklı şeyler kurgulanması da bana çok şaşırtıcı geliyor, hayal gücüne sağlık R.M. Gray diyorum. Çok tadında bir kurgu sunmuş bizlere. Aster’ım da Aster’ım, abisinin ölümünü hazmedemeden neler yaşadı böyle demeyeceğim bu sefer bence iyi oldu. Will ile tanışması beni mutlu etti. Tabi ki de Will’in yakışıklı ve güçlü olması onu sevmem de etken değil arkadaşlar olur mu öyle şey… Ben onu hiç düşman olarak göremedim daha ilk dakikadan hemen Aster ile shipledim. Fantastik kitapta aşk olmadan olmaz diyenlerdenim ben. Bu arada Aster bana çok havalı bir
Gece DokuyucuR. M. Gray · Artemis Yayınları · 20261 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Uzaktan Sevmek Kudüs
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Bazı kitaplar sizi ismiyle çağırır. Kayıtsız kalamaz mutlaka kitap raflarından alıp en azından bir bakınırsınız. Derya Şafak’ın Uzaktan Sevmek Kudüs kitabını elime aldığımda, sadece bir roman okuyacağımı değil, ruhumun derinliklerinde bir sızıya dönüşen o kadim şehrin tozlu sokaklarında bir vefa yolculuğuna çıkacağımı biliyordum. Bu kitap, benim için sadece kâğıttan bir eser değil; Kudüs'ü doğrudan görmese de onu kalbinin en derin köşesinde hissedenlerin, ecdadın mirasına duyulan o büyük özlemin bir yansıması oldu. Okurken içimden şu mısralar geçti: "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez!". İşte yazar, silinen hafızalarımıza inat, "kim olduğumuzu" hatırlatmak ve zalimin zulmünü yanlarına kâr bırakmamak için bu satırları kaleme almış. Ben de bu satırları, hırsızın ev sahibine baskın çıktığı bu düzende, kendi ismim, cismim ve insicamımla o sokaklarda yeniden var olmak için okudum. Kitaptaki Muzaffer, Merve Lina ve Burak karakterleri benim için çok özel bir yere sahip. Yazar, Asr suresini bilen iki gencin ismini bu karakterlere vererek, aslında isimlere karakterleri değil, o güzel isimlere Kudüs bilincini yüklemiş. Burak zaten evvelden Kudüs yolcusuydu; bizler de onun gibi o kutlu emanete sahip çıkacak olan "Burak Ordusu" nun birer neferi olduğumuzu bu sayfalarda yeniden idrak ettik. Kitabın her satırında bir özür ve bir söz var: "Aksa'nın şanlı yiğidi! Affet!.. Sana özgür Kudüs'ü miras bırakmak yerine, Kudüs'ü özgür kılmayı miras bıraktığımız için...". Biz şikâyet etmiyoruz; biliyoruz ki bu toprakların imtihanı Peygamberlerin imtihanı gibi ağırdır. Yusuf gibi kuyuya atılsak, Yakup gibi ihanete uğrasak, hatta Zekeriya gibi biçilsek de bedeller ödeyerek direnmeye devam ediyoruz. Peygamber Efendimizin sırtına deve
Roman
Uzaktan Sevmek KudüsDerya Şafak · Gülhane Yayınları · 202512 okunma
10/10
·128 syf.··
2026 18. kitabı
Bendeki yeri çok ayrı olan ve şuanki beni ben yapan zor bir zamanda okudum bu eseri burda seçilmiş bir kahraman kusursuz biri anlaşılamayan bir kahraman yok sadece kendini yarına çıkmaya ikna etmek isteyen biri var ailesinden zorbalık gören biri var her birimiz gibi yakışıklı bir insan mı ona ben karar veremem ama kızlar ona hayran bu geldiği aile mi tipi mi yoksa sözleri mi bilmiyorum ama en dibe vurduğu zamanlar da bile ailesinden gördüğü zorbalığın izlerine rastlıyoruz dazai basit bir çocuk gülen ve güldüren ama bu çocuğu bu hale getiren şeyin ne olduğunu okumak dazai nin bilinç altını görmek zor bir eylem siyasetçi bir aileden gelip siyaset ile alakası olmayan ve hata kendi geldiği sınıfa düşman komünizm toplantılarında yasa dışılığın verdiği zevk için bulunan biri yarına çıkması için ona kim ne verirse kabul eden biri kimi zaman bağımlılı kimi zaman üretken kimi zaman üretkenlik peşinde giden biri dazai kaybolmuş bir ruhu ruhu anlatırken başarısız birini asla anlatmıyor albert camus nun yabancı kitabındaki karaktere çok benzetiyorum açlık hisetmeyen kendini umursaman kendine yabancılaşmış biri dazai o bize kendini asla anlatmadı o bize kendi gözünden bir yabancıyı ve yakaladığı yalanlarını anlatı bu yabancıyı bulmak kolay çünkü o sistem ve toplumun dışında birisi kendine yabanci olduğu için topluma da yabancı birisiİnsanlığımı Yitirirken
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,4bin okunma
İnanmışların öyküsü…
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:29
Azeroğlu, Ali Haydar, İbo, Hüseyin, Süleyman ve daha başkaları Tohum olup Dersim dağlarında çoğalmak istediler. İnandıkları idealler için, yaz, kış, yağmur, çamur, kar demediler dere tepe aştılar. Yaz mevsimi güzel geçti ama kış çetindi. Buna rağmen yılmadılar. Karlı dağları aştılar, buzlu derelerden geçtiler. Hep yürüdüler… Yürüdüler… Üşüdüler mağaralara sığındılar. Acıktılar köylülere sığındılar. Kirve Memo onlara can oldu. Sohbetiyle güldürürken, karısının “'Viiiiiyy Memo Memo, allah belanı versin, yine başladın." uyarıları okuyana tebessüm ettirdi. Yediği onca dayağa rağmen asla konuşmadı. “Komiser bakışlarını Memo'nun patlayan kanlı tabanlarına, elektrik kablolarına ve inandırıcı kararlılığına yöneltip duruyordu. Altınbilek, "kim bilir belki de herif samimidir. Boşuna uğraşıyoruz" diye düşünüyordu. Polislerde acıma duygusu uyanmıştı. Memo'nun donu yırtılmıştı. Maslahatı ve kıllı kalçası dışarı uğramış gibiydi. Ağzında köpük vardı. Gözleri çıldırmış, bir hayli irileşmişti. Betondaki sudan çürük kan ve tükrük kokusu yükseliyordu. Köşede duran falaka sopalarının üzerindeki kan lekeleri kurumuştu.” s.120 Süleyman Nakış yaralarına derman oldu. Küçük Zozan onları kollayan göz oldu. Kimi canları pahasına dost olurken, kimi düşman oldu. Kimi sığınan devrimcilere kaçmak için yol gösterirken, kimi gidip ihbar etti. Kimi her şeyimiz sizin derken, kimi üç beş kuruş için sırtından vurdu. Okurken aklıma hep Şükrü Erbaş’ın KÖYLÜLERİ NİÇİN ÖLDÜRMELİYİZ şiiri geldi. Şükrü Erbaş’a hak vermemek elde değil. Devrimcilere köylülerin yaptığı iyilik, kötülüğün yanında devede kulak oldu. İyiler parmakla sayılacak kadar azken, kötüler hızla çoğaldı. Dağda gezen devrimcilerin, köylülerin tabiriyle talebelerin hepsi birer pırlanta. Hepsi okuyor, hepsi yazıyor. Kimi şiir
1000Kitap
TohumMuzaffer Oruçoğlu · Sancı Yayınları · 2018328 okunma
Puan vermedi
Bu kitap ve bu tür kitaplarda Yer almakta olan zihniyeti Dünyaya egemen kılmak için Uğraş vermekte olan kimselerin amacı, Bireyleri daha fazla bencil / bireysel Ve kibirli yapmaktır. Bu 3'ü birbirinin aynı gibi görünse de Esasında her adımda birbirini tetikleyen Ve bir bakıma her aşamada Medeniyeti çökertmek adına Dünyaya servis edilen Ve geniş kitlelerce de kabul görmüş olup İşlerin biraz daha kontrolden çıkmasına Olanak sağlamakta olan Birbirinden ayrı 3 farklı basamaktır. Ve bu 3'ü bir araya gelince Medeniyet çökmeye başlıyor. Bencil bir kimse, sadece kendini düşünür. Bireysel olan, sadece ve sadece Kendi çıkarlarını gözetir ve kibirli olan ise Ben, Ben ve Sadece ben dediğinden, İstediğini yapmayı kendine hak görmektedir. Bunlar da medeniyeti çökertmek için Zaten yeterlidir... Yasa 2 : Dostlarınıza güvenmeyin,
1000Kitap
İktidar - Güç Sahibi Olmanın 48 YasasıRobert Greene · Altın Kitaplar · 20233,644 okunma