Plüton'un Düş'üşü
8/10
·136 syf.··
2026 12. kitabı
Plüton'un Düş'üşü'nde kahramanımız Vera'nın gözünden dünyaya bakıyoruz. Vera, Karaköy'de bir evi üç kadın, bir çocuk ve bir kediyle paylaşıyor. Bir gün, kendisi gibi ressam olan Edip Bey’in galerisinde asistan olarak çalışmaya başlamasıyla olaylar filizleniyor. "Kaç kişi var içinde? Saydın mı? Hiç dinledin mi onları? Ben her gün, her gece dinlerim onları." Ben genel olarak bir kitabın sayfaları arasında gezinirken insanın iç dünyasına, o karmaşık ruh tahlillerine inen eserleri hep çok sevmişimdir. Alıntıda da sorulduğu gibi; aslında hiçbirimiz içimizde sadece bir kişiden ibaret değiliz. Hikayeyi okurken bir insanın zihninin derinliklerine iniyor, her birimizin içinde saklanan farklı yaşları, farklı kırgınlıkları, düşünceleri ve duyguları temsil eden o görünmez sesleri hissediyoruz. Yazar, Vera'nın etrafındaki karakterler üzerinden bizlere insanın kendi iç dünyasıyla olan o karmaşık ve gizemli bağını sorgulatıyor. Bir evi ya da bir hayatı paylaşmak sadece dış dünyayla ilgili değildir; insan en çok kendi içindeki o çok seslilikle bir arada yaşamayı öğrenmelidir. Ara ara şiirlerin eşlik ettiği bu novella; anlaşılır, hafif esprili ve düşündürücü bir dile sahip. Bir oturuşta bitecek kadar akıcı ve sürükleyici. Bir kez daha bir insan için çocukluk döneminin ne kadar mühim olduğuna tanıklık ediyoruz. Ayrıca asıl hikâyeyle sınırlandırılmayıp sanat, kitap, yalan gibi birçok konuya, gerçeğe ve düşüncelere değinilmesi oldukça başarılı bir eser ortaya koymuş. Benim için etkileyici ve iz bırakan bir roman oldu Plüton'un Düş'üşü.
Plüton’un Düş’üşüSera Kutlubey · İthaki Yayınları · 202227 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 32. kitabı
Merhaba Sevgili Kitapsever Dostlarım, bugün sizlere Sait Faik'in kaleminden Alemdağ'da Var Bir Yılan kitabını anlatacağım. 17 öyküden oluşan bu kitap Sait Faik'in hayattayken yayımlanan son öykü kitabıdır. Kitap tek bir olay örgüsüne değil, birbirini tamamlayan öyküler aracılığıyla insanın iç dünyasına, yalnızlığına ve sevme arzusuna odaklanır. Özellikle yazarın hastalık döneminde kaleme aldığı bu öykülerde gerçek ile düş, bilinç ile bilinçaltı sık sık iç içe geçer. Kitabın özeti: Kitap, kalabalık bir şehirde yaşayan ama kendini derin bir yalnızlığın içinde bulan insanların hikâyelerini anlatır. İstanbul'un sokakları, kahveleri, kıyıları ve unutulmuş köşeleri arasında dolaşırken sevginin, dostluğun ve insan olmanın anlamı sorgulanır. Karakterler çoğu zaman hayata yabancılaşmış, kendilerine sığınacak bir yer arayan insanlardır. ️ Kitaba adını veren "Alemdağ'da Var Bir Yılan" öyküsünde ise şehir tarafından yutulmuş insanların yalnızlığı ve çaresizliği ön plana çıkar. Sait Faik, sevmenin her şeyin başlangıcı olduğunu söylerken aynı zamanda insanların birbirinden uzaklaşmasını ve sevgisizliğin yarattığı boşluğu da gösterir. Kitap hakkındaki düşüncelerim:Öykülerde sık sık karşımıza çıkan Panço karakteri, bazen bir dost, bazen bir hayal, bazen de yazarın kendisinden bir parça gibi görünüyor. Bu nedenle kitapta gerçeklik ile düşsellik arasındaki sınırlar belirsizleşmiştir. Düşsel anlatımın yoğunlaşması beni biraz sıktı ben daha çok gerçekçi kurguları seviyormuşum onu anladım. Genel anlamda insanın iç dünyasını betimleyen düşündürücü öyküler yer alıyor. The Kitap Yayınları
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · The Kitap Yayınları · 202513,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2026 56. kitabı
Selam Size, @fatmaerdek'in kaleme aldığı ve Ephesus Yayınları tarafından yayımlanan #KaraKışBeyazDüş kitabıyla geldim. Fatma Erdek demek; kadınların görünmeyen yaralarına dokunmak, yarım kalan sevdalara, susturulmuş ya da baskılanmış hayatlara ayna tutmak demek. Hayat mücadelesinde dimdik ayakta kalmaya çalışan kadınları anlatmak demek. Zeynep de o kadınlardan biri... Bu hikâyede geçmiş ve günümüz iç içe ilerliyor. Zeynep'in hikâyesi daha anne karnındayken eksik kalıyor. Babasının şehit düşmesi, annesinin yıllarca "dul kadın" sözlerinin gölgesinde yaşaması ve birçok şeyden mahrum kalması demek. Zeynep'in etrafı onu seven insanlarla çevrili olsa da baba sevgisini hiç tatmamış, boynu hep bükük kalmıştır. Bir gün Selim Bey'in arabası evlerinin önüne geldiğinde hayatlarının artık eskisi gibi olmayacağını hisseder. Belki gerçek babası değildir ama eksik kalan yanlarının tamamlanacağını düşünür. Yıllar içinde gerçeklerin hiç de öyle olmadığını acı bir şekilde öğrenecektir. Annesi artık daha bakımlı, gözlerinin içi gülen bir kadındır. Ancak Selim'in bürokratik geçmişi, her şeyi kontrol altında tutma isteği ve çevresindeki güçlü insanlar, Zeynep'in hayatını derinden etkiler. Selim'in sert mizacı ve hükmetme arzusu okurken beni çileden çıkardığı gibi sizi de sinirlendirebilir. Yıllar geçtikçe Selim'in tavırlarının değişmesi ve annesinin geri dönüşü olmayan bir hastalığa yakalanması Zeynep'in elini kolunu bağlar. Kendi sınırlarını çizmeye çalışsa da Selim'in takıntılı ve saplantılı yapısı buna izin vermez. Yaşadığı kötü bir olayın ardından Zeynep, çok sevdiği hasta annesinden uzak kalacağını bilmesine rağmen hâkimlik sınavlarına girer ve Erzurum'un Narman ilçesine hâkim olarak atanır. Narman'ın küçük ve sert bir yer olması, insanlarına da yansımıştır. Kendini kabul ettirmesi
2026 Okuma Raporları
Kara Kış Beyaz DüşFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026386 okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 184. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 15:46
Yazarın kaleminden okudugum beşinci ve en etkileyici kitaplardan biri oldu Kara kış beyaz düş..Bazı düşünceler tabu olarak kabul edilip indma hayatını nasıl karartırmış, bazı olayları saklamak nelere yol açarmış meger... Zeynep deniz subayı babasını tanıyamadan kaybetmiş. Yedi yaşında annesi tekrar evlenmiş. Onunda evlenmesindeki esas amaç, çevreye verdiği dul kadın imajını yok etmek .Belki de bu duyguyla Selim e o kadar tutkuyla bağlanıyor ki ,gözü hiçbir şeyi görmüyor. Selim kibir abidesi bir adam .Her şeye son noktayı o koymalı. Zeynep uzerinde de etkili .Onunla ilgili her şeye de o karar veriyor.Zeynep hukuk fakültesinde okurken Selim in itirafıyla neye uğradığını şaşırıyor ve hayatı bundan sonra cehenneme dönüyor. Onun Selime kendini kabul ettirme çabaları sapkın beyinli Selim tarafından baska türlü algılanıyor. Ona aşık oldugunu itiraf ediyor.Zeynep hem annesi üzülmesin diye , hem de annesinin ona inanma ihtimali düşük oldugu için bunu saklıyor ve sırtında bir yük oluyor bu gerçek hayatı boyu ..Çünkü Selim de utanma yok ,hatta Zeynep i suçluyor aşık ettigi için .. Annesinin beyin tümörüyle mücadelesi, Zeynep in okulu bitirmesi hakimlik sınavına girip evden uzaklaşmasına yardımcı oluyor . Erzurum Narman günleri başlıyor. O coğrafyanın soğuk,bembeyaz kaplı havası Zeynepin içini de üşütüyor. Sonra Yüzbaşı Güven giriyor hayatına. Ama ona yanaşamıyor travmasından dolayı .Ve Akgül, diger adıyla Karkız.Onun bastırdığı her duyguyu gözüne gözüne sokuyor sanki Akgül un hikayesi ... Rahatsız edici konularla dolu bir kitap ama bir yerlerde bunları yaşayan çocuklar var hala.Hatta belki en yakınınızda. Unutmayalım ki ensest en çok aile içinde gizleniyor , en çok da anneler tarafından...İşaretleri görmezden gelmeyelim .. Kara kışardan ,beyaz düşlere çıkacağımız günler
Kara Kış Beyaz DüşFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026386 okunma
güldürüp, düşündüren, tüyleri diken diken etmeyi başaran klasik!
8/10
·168 syf.··
2026 71. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:18
“Az yaşa, çok yaşa, akıbet gelir başa…” "Sen bu mektubu aldığın zaman, ben sonsuzluğun kucağında hissiz uyumuş olacağım. Oh ne iyi!.. Çünkü benim için hissetmenin acı çekmekten başka manası yoktur." Türk edebiyatınında ilk yerli polisiye romanlarından biri sayılan Hüseyin Rahmi Gürpınar 1921'de tefrika edilen ve 1942'de kitaplaştırılan Kesik Baş adlı romanı Türk klasiklerinden Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarından 168 sayfalık polisiye romanını yazarın mizahi şekilde yazdığını ve sürükleyici bir anlatımı olduğundan kısa sürede keyifli okunacak bir tavsiye olduğunu söyleyebilirim. Yazarın kendi deyimiyle "zabıta romanı" dır. Geleneksel polisiye unsurlarını ( zeki dedektif, çaylak yardımcı, mantık yürütme gibi) İstanbul'un yerel kültürünü o dönemin İstanbulunu toplum yapısını inançlarını psikolojilerini şiveleriyle harmanlar. Eser, sarhoş bir halde evine dönmeye çalışan Nafiz Efendi'nin gece vakti düştüğü bir kuyuda bezlere sarılı, boyanmış kesik bir insan başı bulmasıyla başlar. Düşmeden önce de aslında kollarının arasında lahanası vardır. Eve dönüş yolunda sırf kayınvalidesi ile uğraşmamak için almıştı.Kuyuda da lahanasını alırken hemen hemen aynı büyüklükte ikinci bir lahananın olduğunu düşler. Oysa bu düş kabusu olacaktır. Bu korkunç sırrı çözmek için görevlendirilen deneyimli zabıta memuru Remzi Efendi ve çaylak yardımcısı Seyit Efendi, İstanbul'un arka sokaklarından İtalya'ya kadar uzanan gizemli ve komik bir macerada başlar. ‟Adalet, aradığını kaçırmaz. Bazen geç olur, güç olur ama ezeli intikam nihayet yerini bulur. ˮ Polisiye severler için , yaz döneminde keyifli bir kitap arayışında olanlar için ya da Türk edebiyatında yeni bir yazarla tanışmak isteyenler için Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kesik Baş adlı romanı iyi bir başlangıç olabilir okuyacaklar için keyifli
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025609 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 112. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:45
~~Zencefil önce yıkılacakmış gibi yerinde sallandı sonra çıldırmışçasına bağırarak, uçmaya başladı. Zencefil o yere konunca yüksek sesle, "Fülfül!" dedi, "Fülfül!"~~ UZAKLARIN ŞARKISI // Kaan Murat YANIK Karlı bir kış sabahı, Kars'a giden Doğu Ekspresi treni ile başlayıp 18. yüzyıl İstanbul'una uzanan bir roman. Başına gelen felaketleri unutmak ve hayalini kurduğu kitabı yazmak umuduyla Kars'a göçen Bünyamin, bu şehrin ücra bir köşesinde Besti Nine ile tanışacak ve bir müddet sonra bu kadının canı pahasına sakladığı yüzlerce yıllık sırrın peşine düşecek, öğrenmenin merakı ile kavrulurken öğrenirse bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalacağından da bir o kadar korkacak. Bu yakıcı sırrın kanatları, Bünyamin'i evvela Hindistan'daki düş sarayına, oradan İstanbul'un efsanevi günlerine; Galata Kulesi'nin altındaki dehlizlere, güzellerin salındığı bahçelere, ruhların alınıp satıldığı evlere, bilinçaltı sularına, isyan planlarına, saray entrikalarına ve aşkın manasının yeniden keşfedildiği sonsuz anlara savuracaktır. Bu süreçte Gülbadem, Zencefil, Fülfül, İpek Böceği, Sunullah Efendi, Ruhsar ve daha niceleri ile tanışıp kendimizi onlarla romanın sayfalarında yürürken bulacağız. Kaan Murat Yanık Uzakların Şarkısı
1000Kitap
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20234,796 okunma
Reklam
Reklam