Miras kalmış bir acının en toy yerindeyim, Sökülmüş bir sızının beyaz boşluğunda... Ben annemin süt dişiyim; Henüz çiğnemeyi bilmeyen bir ömrün, İlk kopuşu, ilk vedasıyım dünyaya. ​Henüz mülkiyet kokmuyor avuçlarım, Ama taşıyorum göğsümde geçmişin kahrını. Sallanıyor zamanın damağında köksüz varlığım, Düştüm düşeceğim, Kendi masalımın tam ortasına. ​Sonra bir yağmur başlıyor, faili meçhul bir iklimden, Yanaklarında çizgiler açmış o kadim coğrafyaya. Ben annemin göz yaşıyım; Sessizce akıp giden bir kederin en berrak cüzü, Toprağa düşmeden kuruyan gizli vasiyetin sözü. ​Her damlada biraz daha eksiliyor lügatim, Tuzdan bir hafızayla yıkayıp geçiyorum hayatı. Annemin sustuğu yerden başlıyor düşüncelerim: "Acı, var olmanın ilk maddesidir." ​Bir kırılma ile bir dökülme arasında sıkışmış, Hem en saf çocukluğu, hem en ağır olgunluğuyum gövdemin. Ne gitmeyi becerebiliyorum tam anlamıyla, Ne de kalıp o çehreyi güldürmeyi. ​Ben, kendinden doğamayan bir gölgenin, İlk beyazı ve son ıslığı.
Benden giden
Bir adam sevdim. Gülüşü yaktı beni. Teni ve kokusu çıkmaz zihnimden. Gülüşü bela, gelişi fena. Zihnimde oyunlar oynadı. Beni kızdan kadına dönüştürdü. Neşeli olan ben, Etrafı zırhlarla çevrilmiş bir kadın yaptı beni. Bakışlarım sert. Düşüncelerim hayra alamet değil. Gülüşlerimi çaldı. Daha doğrusu benliğimi alıp gitti. O benden gitti. Ben gidemedim.
Şiir
Reklam
yalnızlığıma eşlik eden gecelerin gölgesinde kaybolmuştum. nereye gitmek istediğimi artık bilmiyordum. zihnimin derinliklerinde kaybolan düşünceler bir bir ortaya çıkıyordu. kaybolduğum bu yolda düşüncelerim zihnime savaş açmıştı.
Her damlada biraz daha eksiliyor lügatim, Tuzdan bir hafızayla yıkayıp geçiyorum hayatı. Annemin sustuğu yerden başlıyor düşüncelerim: "Acı, var olmanın ilk maddesidir."
Benim de mi düşüncelerim olacaktı Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım Sessiz sedasız mı olacaktım böyle Çok sevdiğim salatayı bile Aramaz mı olacaktım Ben böyle mi olacaktım. Orhan Veli Kanık
Şiir
Bu da böyle bir teşekkür...
Bütün bu eleştirilerimin ve yazdıklarımın tamamen dışında kalan, hayatımda hakkını teslim etmek ve övmek istediğim bir erkek var: Babam. Kendisi ev işlerinden alet edevat işlerine, bitki bakımından bir insanın davranışlarını ve duygularını anlamaya kadar her şeyden anlar. Elbette onun da zorlandığı ya da hata yaptığı konular olabilir ama kendisi hayatta örnek aldığım en önemli insanlardan biri. Eğer o öyle bir baba olmasaydı, ben de bugün böyle bir kız olmazdım; hem elinden her iş gelen hem açık fikirli hem de kendini bu kadar net ifade edebilen bir insan haline gelemezdim. Erkeklerin tamamen umutsuz vaka olmadığını, doğru ve sağduyulu bir modelin nasıl olması gerektiğini bana gösterdiği için ona borçluyum.
Ben ve Düşüncelerim
Reklam
Reklam