Puan vermedi·388 syf.··
2024 19. kitabı
Dışardaki karanlık içimdeki aydınlığa ulaşamıyordu.Zihnim özgürdü,bedenim toplumla bir olsa da.Tıpkı bir üretim makinesi gibi herkes tek tipleştirilmeye ve taptırılmaya çalışılıyordu.Ruhum bu karanlığa ayak uyduramıyordu.Canımı yakan azınlık olmak,düşünmek,bilhassa düşünebilen birkaç kişiden biri olmaktı.
1984George Orwell · Z Kitap · 2021200,5bin okunma
Bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi?
Puan vermedi·96 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:23
Martı Jonathan, varolma amacını ve nedenini arayan bir martıdır. İçinde bulunduğu sürü, -tıpkı biz insanlar gibi- karınlarını doyurup, günlerini tamamlamak için uçmaktadır. Bu yaşayış hali Jonathan’ı tatmin etmemektedir. Jonathan, hayatını ve varlığını tanımaya çalışan, öğrenmeye meraklı bir martıdır. Her gün daha hızlı, yüksekten uçabilmek için alıştırmalar yapar, ailesinin ve toplumunun tepkisiyle karşılaşsa dahi arayışından, düşüncelerinden, çabasından vazgeçmez. Yaşamak için birçok neden olduğunu düşünür. Nedenlerin peşine düşer. Yaşamın, yalnızca karın doyurmak için balıkçı teknelerin etrafında dönüp dolaşmak olmadığına, yeteneğini ve zekasını kullanarak kendini bulabileceğine inanmıştır. İnancı ve bu uğurdaki iradesi Jonathan’ı özgürlüğüne taşır. Jonathan başarmıştır, yeteneğini kim olduğunu fark etmeyen birçok martıdan çok daha iyi şekilde uçmaktadır. Tattığı hissi başka martıların da bilmesini ister, öğrencileri olur, uçuş dersleri vermeye başlar. Öğretileri öyle benimsenir ki gelecekte Tanrı Jonathan olarak anılacaktır. Fakat, aynı gelecekte, Jonathan’ın bu derecede azizleştirilmesinden kaynaklı, hikayesi bazı martılara efsane gibi gelerek, kendilerine olan inançlarını yitirmelerine yol açar. Kaybettikleri inancı geri getirecek olan, yine kendileri gibi uçan ancak kendisine inanan bir martı olacaktır. Martı, debelenip durduğumuz hayatları düşünmek için muazzam bir kitap. İnsanı içinde yaşadığı toplumla, yakın çevresiyle beraber düşünmeye teşvik ediyor. Yaşadığımız hayat gerçekten bizim mi? Yoksa rahatlığı ve güvenliği seçerek, kendi hayatımızı yaşama riskini almadan topluma uyum mu sağlıyoruz? Uğruna özgürlüğümüzden, yalnızca yemek içmekten ibaret olmayan farklı yaşama sebeplerini keşfetmekten, öğrenmekten vazgeçiyoruz. Güvenli bölgelerimizde kalmak için
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Çok hırslı olmak, aşırı başarı tutkusu ve sonsuz güç arzusuyla dolup aklını yitirecek duruma gelmek, insanın kendi sonunu hazırlamasına sebep oluyor. ​Hikaye boyunca "Serdar iyi biri mi, yoksa kötü mü?" sorusuyla gidip geldim. Onun üstün zekası, kibri ve geçmişe olan takıntılı hali bir nevi kendi sonunu getiriyor. ​Bekir Amca ile yaşanan o ilk karşılaşmadan sonra ise hikaye bambaşka bir yöne evriliyor; bireysel bir anlatıdan çıkıp tüm insanlığı ilgilendiren evrensel bir boyuta taşınıyor. Teknolojinin, geçmiş medeniyetlerin ve bunların yanında insan psikolojisinin ulaştığı boyutların bir gün gerçek olabileceğini düşünmek, ürkütmedi diyemem. ​Hikaye okuyucuda son derece gerçek hisler bıraktığı için insanı içten içe bir korkuyla da sarıyor. Psikolojik yönü ağır basan ama akıcılığı sayesinde elinizden bırakamayacağınız bir eser. #ciban#teknoloji#hırs#insan @femreaynur @idealistokur2019 @tilkikitap
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202690 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2026 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:27
Benim için Siyah Süt, annelik, kadınlık, üretkenlik ve bireysellik arasında sıkışıp kalan bir kadının iç dünyasına yapılmış samimi bir yolculuk gibiydi. Elif Şafak, kendi deneyimlerinden yola çıkarak doğum sonrası yaşadığı duygusal karmaşayı ve yazarlık kimliğiyle annelik rolü arasındaki çatışmayı oldukça içten bir dille anlatıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanın içindeki farklı sesleri ve karakterleri görünür kılması oldu; çünkü bu yönüyle hepimizin zaman zaman yaşadığı kararsızlıkları, korkuları ve beklentileri sembolik ama anlaşılır bir şekilde yansıtıyor. Bana göre kitap sadece annelik üzerine değil, aynı zamanda kişinin kendini kabul etme ve hayatındaki farklı kimlikleri uzlaştırma mücadelesi üzerine de güçlü bir anlatı sunuyor. Yer yer deneme, yer yer anı niteliği taşıyan bu eser, akıcı dili sayesinde kolay okunuyor; ancak asıl etkisini, okuru kendi iç dünyasını sorgulamaya itmesinden alıyor. Bu yüzden ben Siyah Süt’ü, özellikle kimlik arayışı, üretkenlik kaygısı ve hayatın dönüştürücü süreçleri üzerine düşünmek isteyenler için samimi ve düşündürücü bir kitap olarak değerlendiriyorum. Kitapta ayrıca tarihte iz bırakmış birçok kadın yazardan söz edilmesi, anlatımı daha zengin ve etkileyici hâle getiriyor. Elif Şafak, özellikle annelik ve yazarlık arasında denge kurmaya çalışan kadınların yaşadığı zorlukları göstermek için farklı dönemlerden kadın yazarların hayatlarına değiniyor. Bu örnekler sayesinde, kadınların sanat üretirken toplumsal beklentilerle nasıl mücadele ettiklerini ve buna rağmen edebiyat dünyasında kalıcı eserler bıraktıklarını görüyoruz. Böylece kitap, yalnızca yazarın kişisel deneyimlerini değil, aynı zamanda kadınların tarih boyunca verdiği var olma ve üretme mücadelesini de gözler önüne seriyor. Bu yönüyle Siyah Süt,
İnceleme
Siyah SütElif Şafak · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
10/10
·192 syf.·
2026 18. kitabı
İnsanın kendine bazen durup hatırlatması gereken şeyleri hatırlatmış Beyhan Hoca. Herkesin içinde bulunduğu hayat şartları farklı. Herkes gibi yaşamak herkes gibi düşünmek zorunda değiliz. Kendimizi tüketmeden yaşayalım. Okuyacak olanlara keyifli okumalar..
1000Kitap
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202695 okunma
Zamanı düşünce silsilesinde durdurmak mı ???
Puan vermedi·50 syf.·
2026 21. kitabı
Merhaba , edebiyat dünyasına çok taze ve etkileyici bir adım atan yazarımızın ilk kitabını incelemeye çalışacağım. Karakterlerin eylemlerinden ziyade düşüncelerin, içsel sorgulamaların ve zamana meydan okuyan felsefi aforizmaların yönettiği bu eser, adeta roman kılığına bürünmüş bir deneme niteliğinde. Kitapta dikkat çeken ilk katman , bireyin kendi kibri ve sınırları üzerinde kurduğu o katı ajanda. İnsan dışarıdaki risklere karşı kendini güvende hissetmek için etrafına 'kontrollü parantezler' açıyor , ancak bu parantezler zamanla kendi hapishanesine dönüşüyor. Bu duygu baskın olarak yansıtılmış. Eserin en güçlü olduğu tematik alanlardan biri de şüphesiz 'zaman' kavramı . Zaman çoğu yerde bir zihinsel direniş biçimine dönüşüyor. Yazar işte tam bu direnişin ortasında ; acılarla , çelişkilerle, anlaşılmayı isteyen bir karakter yaratmış . İlk kitaptan beklenemeyecek kadar olgun ve keskin, bir dil var. Eğer bu kitabı soluk soluğa bir macera veya klasik bir olay hikayesi okumak için elinize alırsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ancak her sayfada durup düşünmek, altını çizdiğiniz cümlelerin üzerine şerhler düşmek istiyorsanız mutlaka okunmaya değer, başarılı bir eser. Kendi içsel labirentlerinizde kaybolmaya hazırsanız , kesinlikle listenize eklemelisiniz . Keyifli okumalar.
İnceleme
BuluşmaOğuzhan İsmail Varol · 40 Kitap · 20253 okunma