3/10
·99 syf.··
2026 69. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:17
Saray ahalasini küçük düşürücü alaycı ve dahi ezici bir çalışma. Kadın bedenini bir obje olarak görmekten ne zaman vazgeçerler tahmini? Düşünsene üç kıtaya hükmedip haçlıları dize getiriyorsun birileride bunu hazmedemeyip kendince yazıp çiziyor. Kitabı ayrıca okumuştum kitap beni bu denli yormamıştı çizgi roman hali çok itici. birinin kendi tarihini bu denli aşağılayarak anlatmasını ciddiye alamıyorum. Ha kendi tarihi (!) değildir o başka
HaremZülfü Livaneli · Destek Yayınevi · 2012283 okunma
Puan vermedi
Hayallerinin yarışmasında hayaller/hayatlar olduğunu düşünsene Lyla ve sevdiceği Mükemmel Çift yarışmasına katılır.. Adı üstünde çiftlerin olduğu bir yarışmadır bu.. yarışmacılara çeşitli görevler verilecektir ve bu görevlerde başarılı olana büyük ödül verilecek.. Ancak gel gör ki yarışma tam bir kabusa dönüşür.. Issız bir adada kalan 5 çift kıyasıya yarışacağını düşünürken bir fırtına sonrasında adada mahsur kalırlar ve olaylar bundan sonra hiçbirinin beklemediği bir şekilde gelişir.. Sırların ve ihanetlerin kapıştığı bu olayda kime güvenebilirsin? Kendinden başka kimseye.. Ters köşe meraklısı sıkı dur Kitap öyle bir bitiyor ki ‘Nassııı yaaa’ demekten kendini alıkoyamıyorsun.. Psikolojik gerilim seviyorsan bu kitap tam senlik
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202658 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Babamın Bavulu
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Babamın Bavulu bence Orhan Pamuk’un yazdığı en samimi, en insani şeylerden biri. Hani o devasa, katmanlı romanlarındaki o mesafeli, entelektüel yazar tiplemesi var ya; işte bu konuşmada o zırhı tamamen indiriyor. Karşımıza sadece babasının gölgesinde büyümüş, onun takdirini kazanmak istemiş, içi içine sığmayan bir çocuk ve bir oğul olarak çıkıyor. Beni bu metinde en çok vuran şey, o meşhur bavulun etrafında dönen o "dürüstlük" hissi oldu. Düşünsene, baban ölmeden önce sana içi el yazmalarıyla, defterlerle dolu bir bavul bırakıyor ve sen o bavulu açmaktan korkuyorsun. Pamuk orada çok acayip bir itirafta bulunuyor; "Ya babam benden daha iyi bir yazarsa?" diye gizli bir kıskançlık ve korku hissettiğini söylüyor. Bir yazarın, hele ki Nobel almak üzere olan bir yazarın, kendi egosunu, o insani zayıflığını ve kıskançlığını bu kadar çıplak bir şekilde ortaya koyması bence muazzam bir cesaret. Bir de tabii o odalara kapanma meselesi var... Yazmayı, dünyadan kaçıp bir odaya gizlenmek ve orada sabırla iğneyle kuyu kazmak olarak anlatıyor ya, insan ister istemez kendi hayatına dönüp bakıyor. Biz bugün neye bu kadar sabır gösterebiliyoruz, hangi masada saatlerce tek başımıza kalabiliyoruz diye düşündürüyor. Doğu ile Batı arasında sıkışmışlık hissini, o "taşralı" olma duygusunu anlatırken de o kadar bizden, o kadar içeriden konuşuyor ki, hani o ödülü alırken aslında hepimizin hikayesinden bir parça taşıdığını hissediyorsun. Okuyucu yorumlarına baktığında da zaten genel hava hep bu yönde. İnsanlar Orhan Pamuk’un o ağır roman dilinden sonra bu metni okuyunca "Aaa, o da bizim gibiymiş, onun da babasıyla, kendisiyle dertleri varmış" diyorlar. Kitap bitince insanın içine tuhaf bir hüzünle karışık üretim arzusu doğuyor; gidip eski aile albümlerini karıştırmak, babanın ya da annenin
Babamın BavuluOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20193,362 okunma
6/10
·166 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:07
Yazarın hayata, insana ve ilişkilere dair derinlemesine gözlemlerini paylaştığı denemelerden oluşur. insan ruhunun derinliklerini ve duygularını anlatan sorgulayıcı felsefi yolculuğu anlatır. üzerinde durduğu konular kadın erkek ilişkileri, kadınların ruh yapısı ve psikolojisi, İnsanın karanlık ve karmaşık duyguları olan ​Kıskançlık, Tutku ve İhanet üzerine denemeler içerir. Alıntılar : * insan sevdiğini görmediğinde aşk biter mi? — Düşünsene, Tanrı'yı bir kez bile görmedik ama onu seviyoruz. * Ama Tanrı'ya inananların çoğu, bir insanın bir başka insanı hiç görmeden sevmeyi sürdürebileceğine inanmıyor * iki insan ayrılırken, şefkatli konuşan taraf âşık olmayan taraftır." * Güzel ve kusursuz bir vücut ise, sadece o vücutla övünen sahibinindir ve bize keşfedilecek özel hiçbir şey bırakmaz.
Edebiyat Deneme İnceleme
Kristal DenizaltıAhmet Altan · Everest Yayınları · 20212,181 okunma
Hafızanı Kaybedersen Suçların da Kaybolur mu?
6/10
·144 syf.·
2026 30. kitabı
Kitaplar daha ilk sayfadan “Burada bir tuhaflık var” hissi verir ya… işte bu kitap tam olarak öyle. Sessiz sessiz ilerliyor ama insanın içini aşırı rahatsız eden bir havası var. Üstelik bunu bağırarak değil, fısıldayarak yapıyor. Kitabın baş karakteri yaşlı bir seri katil. Evet, kulağa zaten yeterince ilginç geliyor ama asıl mesele bu değil. Adam Alzheimer olmaya başlıyor ve olaylar tam burada karışıyor. Çünkü okurken sürekli şunu düşünüyorsunuz: “Gerçekten olan şey bu mu, yoksa o mu öyle hatırlıyor?” Bir noktadan sonra karaktere mi güvenemiyorsunuz, kendinize mi, karışıyor. Ben kitabı okurken sürekli diken üstünde hissettim ama klasik polisiye gerilimi gibi değil bu. Daha sessiz, daha psikolojik bir gerilim. Sanki her sayfada bir şey olacakmış gibi ama ne olacağını asla kestiremiyorsunuz. Kitabın en iyi yaptığı şey de bu bence: huzursuz etmek. Bir de garip şekilde karaktere bazen üzüldüm. Düşünsene, bir seri katile üzülüyorsun. Kitap insanı tam olarak böyle rahatsız edici bir yere çekiyor. İyiyle kötünün sınırı iyice bulanıklaşıyor. En sevdiğim şeylerden biri de anlatımının aşırı akıcı olmasıydı. Gereksiz detay yok, uzatma yok. İncecik kitap ama içinde kocaman bir karanlık taşıyor resmen. Hele son sayfalarda olaylar iyice zihnin içinde dönmeye başlıyor. Kitabı bitirince bir süre tavana bakıp “Ne okudum ben şimdi?” hissi geliyor gerçekten. Karanlık atmosferli, psikolojik tarafı güçlü ve ters köşe his bırakan kitapları seviyorsanız bence hiç düşünmeden okuyun.
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,3bin okunma
Düşünsene hiç bir yere ait değilsin
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 00:00
Kitap insan psikolojisini ve toplumsal baskıları etkileyici bir şekilde ele alan, duygusal yönü güçlü bir eserdi. Kitabı okurken özellikle ana karakterin yaşadığı aidiyet duygusu, yalnızlık ve kimlik arayışı beni düşündürdü. Yazarın sade ama etkili anlatımı sayesinde olayların içine kolayca girdim ve karakterlerin hislerini yoğun biçimde hissettim. Kitabın en başarılı yönlerinden biri, okuyucuya sürekli bir merak duygusu vermesiydi. Geçmiş ile bugün arasında kurulan bağlar hikâyeyi daha derin hale getirirken, karakterlerin iç çatışmaları da oldukça gerçekçi yansıtılmıştı. Bazı bölümlerde tempo biraz yavaşlasa da genel olarak sürükleyici bir kitaptı. Benim için kitap hem duygusal hem de düşündürücü bir okuma deneyimi sundu. Özellikle aile bağları, sevgi ve ait olma temalarını işlemesi kitabı etkileyici kıldı. Duygusal derinliği olan romanları sevenlere tavsiye ederim.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,211 okunma