Bu dünyada her şeyin kendine ait bir dili olduğuna inanıyorum. Sokaktan geçen insanları, yaşayan her şeyi, hatta güneş ışığını ve rüzgarı bile duyabileceğimizi düşünüyorum.
"Cevdet Paşa, yalnızca savaş meydanında iyi planlanmış bir savaşı kazanmamış, onun tarihini de -üstelik gerçekleri çarpıtmış ve işlediği suçları gizlemiş halde- yazarak Kozan'ı tarihin derinliklerinde unutulmaya terk etmiştir."
Ama bugün her şey başka türlü olsaydı, bugün sorabilseydim yanıt verir miydi? Biz sevdiklerimize soru sormuyoruz, tıpkı nefret ettiklerimize de sormadığımız gibi, diye yazmış Roithamer. Aslında şimdi yazdıklarımdan dehşete kapıldım, her şey başka türlü olabilirdi diye düşünüyorum, ama yazdıklarımı düzelteceğim, şimdi değil, böylesi bir düzeltinin zamanı geldiğinde, o zaman düzeltiyi düzelteceğim ve düzeltilmiş olanı düzelteceğim, sonra yeniden, vesaire, diye yazmış Roithamer. Biz sürekli düzeltiriz ve kendimizi düzeltiriz ve de en büyük acımasızlıkla, çünkü her an her şeyi (yazdığımız, düşündüğümüz, yaptığımız) yanlış yaptığımızı kavrarız, yanlış davrandığımızı, nasıl da yanlış davrandığımızı, o zamana kadar her şeyin bir yanlışlık olduğunu, bu yüzden bu yanlışlığı düzeltiriz ve bu yanlışlığın düzeltisini de düzeltiriz ve bu düzeltinin düzeltisinin sonucunu düzeltiriz vesaire, diye yazmış Roithamer.