Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 55 dk.
Sayfa Sayısı:
244
Basım Tarihi:
Şubat 2018
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750821035
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

~~~ThomasBernhardKülliyati~~~
9/10
·244 syf.··
2022 337. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2022 13:15
~~~her insanın sonunda kendisini öldüren fikri vardır~~~ ~~~Biz hep belirli 1ana bağlıyız. ...O an geldiğinde o anın geldiğini bil­meyiz, ama doğru andır~~~ Külliyatın son kitaplarında yine klasik konularindan asla ödün vermeden anlatan Bernhard her durumdan aynı konulara vurgular yapar. Eğitim, aile, toplum, devlet, kardeşler, anne-baba vurguları ve ifadeleriyle. Çok farklı 1Bernhard beklemeden aynı düzen ve yazım tarzı içinde yine öfke, nefret, ve 1zamanlar sevdiği insanlar üzerinden anlatır tüm durumları, yine ikili ilişkiler ve çocuklar her zamanki gibi aynı düşünceleri etrafında daha da yoğunlaşarak :))) ~~~Herkes inşaat yapmak ister, ama herkesin inşa etme olanağı yoktur~~~ Bilim adamı Roithamer, hayatının son altı yılını, sevgili kız kardeşinin onuruna ailesinin malikanesinin ortasına diktiği matematiksel 1yapı olan “Koni”ye adar. Tamamlanmasından kısa1süre sonra kendi canına kıyar. İsimsiz 1arkadaş, kelimenin tam anlamıyla, binlerce kağıttan ve rahatsız edici 1el yazmasından, Rotheimer'in çöküş bulmacasını 1araya getirirken, ortaya çıkan şey, koni üzerinden yaşamdan düşüncelerden düzeltmelerden, devlet toplum düzenine kadar yine eleştiri oklarını tek tek fırlatır Bernhard, en haklı tarafından. Tüm bunları yorumlarken ve anlatırken algılarını durmadan düzeltmek ve geliştirmek zorunda kalan 1dehanın hikayesini de kendi ruhunu katarak anlatır... Severek okuduğum 1Bernhard kitabıydı, insanlardan soğumaya devam ettiğim bu günlerde aksilikerin üst üste gelmesinde beraber öfkelenerek okumak, duygulara tercüman cümlelerin olması daha çok sevmeme neden oluyor, hayat hiç şaşırtmadan aksiliklerini üzerimizde devam ettirirken... Herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar dilerim... ~~~Biz sürekli düzeltiriz ve kendimizi düzeltiriz ve de en büyük acımasızlıkla, çünkü
Külliyat Okumalarım
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
Paragrafı Olmayan Karmaşık Bir Roman: Düzelti
8/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2021 96. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 23:46
Birazdan okuyacağınız inceleme, Thomas Bernhard'ın romanında kullandığı dille yazılmıştır. Paragrafı olmayan, yalnızca virgülle ayrılarak sayfalarca devam eden cümlelerden (bu açıdan José Saramago'nun anlatım diline çok benziyor) oluşan romanı okumak istiyorsanız çok sabırlı bir okur olmanız gerekir zira 10-15 sayfa okuyup yarım bırakan çok fazla okur var. Ben de 1 haftada sabırla okuyarak bitirebildim ancak. Eğer aşağıdaki metin karmaşık geldiyse, kitap en az birkaç kat daha karmaşık, buna emin olabilirsiniz. Başlıyoruz: Thomas Bernhard 1931'de Hollanda'nın Heerlen kentinde doğuyor, Hollanda'nın Heerlen kentinde doğan Thomas Bernhard'ın annesi yazar Johannes Freumbichler'in kızıdır, bu sebeple Johannes Freumbichler'in kızı olan kişi Thomas Bernhard'ın da annesi oluyor ve annesini 1950'de kaybediyor Thomas Bernhard, annesini 1950'de kaybetmesi onun hayatındaki acı olaylardan yalnızca biri çünkü hayatında çok fazla acı olay var Thomas Bernhard'ın çünkü annesini 1950'de kaybetmesinden 1 yıl önce yani 1949'da ise büyükbabasını kaybediyor, Thomas Bernhard'ın annesini ve büyükbabasını kaybetmesi hayatındaki acı olaylardan yalnızca bazıları çünkü Thomas Bernhard 1948 ve 1949'da ciddi sağlık problemleri yaşıyor, ciddi sağlık problemleri yaşayan Thomas Bernhard'ın yazarlığa başlamadan önce 1952-1957 yılları arasında müzik ve oyunculuk eğitimi aldığını da söylemek gerekiyor, bu eğitiminin onun kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğu biliniyor Thomas Bernhard'ın, yazarlığa başladıktan sonra birçok önemli esere imza atıyor Thomas Bernhard, birçok önemli esere imza atan Thomas Bernhard'ın en önemli eserlerinden biri ise şüphesiz Bitik Adam oluyor, en önemli eserlerinden birinin Bitik Adam olması diğer eserlerinin kötü olduğu anlamına gelmiyor zira Thomas Bernhard kendi stilinde romanlar
Edebiyat
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
9/10
·244 syf.··
2019 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2019 00:28
Herhangi bir eserde intihar konusunu anlatmak, okura hissettirebilmek her zaman için zor olan bir anlatımdır. İntiharın somut gerçekliğinin tasviri bir yana, intihar sürecinde bir insanın içinde bulunmuş olduğu zihinsel bunalımlar ve mantıksızlıkların resmedilmesi her zaman için en zor olan anlatımlardan biridir. Birçok eser, birçok felsefi metin vardır intihar üzerine. Ama kaç tanesi başarılı olmuştur diye soracak olursak, bunlardan pek azıdır zannımca. İntihar gerçeğini halen daha yaşayan insanlar olarak tasvir edebilmemiz her zaman için en kısıtlı olan ihtimaldir. Bizim intihar hakkında konuştuklarımız her zaman intihara uzak olan şeylerdir. İntihar anındaki düşünsel dalgalanmayı tarif etmeye kalkışırız ama bu sadece bir varsayımdan ibaret olarak kalır. Benim şimdi intihar hakkında bahsettiklerim gibi tıpkı. İntihar eden insanlarla konuşabiliyor olsaydık eğer, intihar anındaki yüzlerce düşünceden binlerce sayfa bir intihar izlenimi çıkartılabilirdi belki de. O binlerce sayfadan yola çıkılmış yüz binlerce sayfalık başka izlenimler de cabası olurdu. Çünkü bir insanın yaşamında olabilecek en yoğun anlardan biridir bana göre intihar anı. İntihar anına giden düşüncelerden oluşmuş yollar ve o yolun sonunun oluşumu. Bir varsayım anlatımı ne kadar doğru ve yerinde olabilir? Bunun derecesini kanıtlayabilmek bile başlı başına bir sorun aslında. İntiharı, en iyi şekilde, intihar eden ve tam da o anda olan biri en yakın bir şekilde tasvir edebilir. Biz 'intihar etmemiş olanların' tasvirleri en fazla sadece birer varsayım olabilir. Çünkü tanımlamaya çalıştığımız şey hakkında sadece, "A kişisi intihar etmeden önce böyle düşünmüş olabilir" ya da "B kişisi böyle bir ortamda intihar ettiyse belli ki aklından bu düşünceler geçmiş olmalı" şeklinde tahminler türetilebilir. Çünkü bizi
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
Puan vermedi·244 syf.·
2026 23. kitabı
Thomas Bernhard’ı ilk okuduğunuzda insan biraz şaşırır. Cümleler bitmek bilmez, virgülden virgüle savrulur, aynı sözcükler dönüp dolaşıp geri gelir. Sayfayı açarsınız, paragraf yoktur. Bir paragrafın yüz sayfa sürdüğünü görürsünüz. İlk tepki şudur: Bu nasıl okunur? İkinci tepki ise şudur: Belki de tam olarak böyle okunması gerekiyordur. Çünkü Düzelti’nin konusu zaten budur: Kapatılmış bir zihin. İçinde dönüp dolaşıp aynı meseleyi öğüten, çıkış bulamayan, kendine sürekli “düzeltme” yapan bir akıl. Cümleler de o aklı taklit eder. Bernhard, biçim ile içerik arasındaki duvarı kaldırmıştır; düşünce nasıl işliyorsa cümle de öyle işler. Dolayısıyla ilk bakışta bir biçim sorunu gibi görünen şey, aslında romanın ta kendisidir. Hikâye ilk bakışta basit görünür. Roithamer adlı bir adam intihar etmiştir. Anlatıcı, dostunun ölümünden sonra onun yazılarını düzenlemek için Höller adlı bir hayvan doldurma sanatçısının çatı odasına gider. Roman iki bölümden oluşur: İlk bölümde anlatıcı bu çatı odasında dolaşır, düşünür ve hatırlar. İkinci bölümde ise Roithamer’in geride bıraktığı notlar okunur. Olay örgüsü bundan ibarettir. Az gibi görünür. Ama Bernhard’ın derdi olay anlatmak değil; bir insanın nasıl çöktüğünü, mimari bir yapı kurar gibi katman katman göstermektir. Roithamer, kız kardeşi için ormanın ortasına dev bir koni inşa eder. Kusursuz bir koni. Onun için bu yapı, “kusursuz mesken” olacaktır. Ama kız kardeşi bu koniyi görmek bile istemez. Çünkü o, erkek kardeşinin zihninde bir armağan olarak yaşayan şeyin, gerçekte bir mezar olduğunu çok önceden anlamıştır. Koni tamamlandığında ne olur? Kız kardeş ölür. Çünkü kusursuzluk, yaşanabilecek bir şey değildir; ancak içine kapatılınabilecek bir şeydir. Ardından Roithamer da kendini öldürür. Çünkü kusursuzu yaratan kişi de onun yanında
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
Okuduk da ne Düzelti
Puan vermedi·244 syf.··
Beğendi
·
2022 95. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2022 08:41
Genç iken aşırı karizmatik olduğunu düşündüğüm ve gerçekten sözcükleri vurgulamak konusunda cambaz tiplemesini uygun gördüğüm Thomas Bernhard'ın en önemli eseri olarak görülen Düzelti ile ilgili incelememe şunu söyleyerek başlamak isterim, aslında daha çok Bernhard'ın sözcülüğünü yaparak: bütün uğraşlarınız, ne derseniz deyin ve ne kadar karşı çıkarsanız çıkın, en nihayetinde hiçbir yere çıkmayacaktır. Kitap boyu karışık ve altı çizilen "özel" sözcüklerden oluşan Roithamer'a ait kimi karalamalarda ve günlük notlarda temelde tam olarak bu yukarıda söylediğim cümlenin anlatılmaya çalışıldığına dikkat çekmekle birlikte, söz konusu bu notların yazar tarafından uygun görülmüş sıralamaya tabi tutulduğunu ve bir o kadar Bernhard'a özgü dili ve anlatımı ile pekiştirildiğini görünce kitabın ortasına doğru gözlerde bir yorgunluk olabiliyor gerçekten çünkü Bernhard paragrafları pek sevmiyor ve paragrafın olmaması okura bir "durak" hissiyatının geçmesine de engel oluyor tabi ki. Duraktan bahsetmişken, evet, bu kadar uzun cümle kurmayı da Bernhard'dan öğrenmiş olabilirim, diyeceğimi zannettiniz ama hayır ben hep böyleydim. Aslında hiç sevmiyor paragrafları bu arada, evet. Bir kitabını dahi okuyan bilir ve beni de destekleyebilir ki, Bernhard paragraf kullanmayarak kendince bir yazı stili oluşturmuş olduğunu düşünmüş olabilir yazarlık hayatında. Yani tek bir paragraftan oluşan işte bu kitapta Roithamer'ın hayatındaki kimi kırılma noktalarını, o hassas düşünce yapısını ve duygu dünyasındaki kendine bile neredeyse sürekli üstü kapalı ve kaçamak şekilde ifade ettiği yalnızlığını okuyacağız. Ne yazık ki, bu baş karakterimizin intihar edeceğini bilerek ama... Sonunda intihara giden bir kişinin düşüncelerindeki gidişatı ve evrilişleri, özellikle kimi anlarda intihardan kaçmak için bir
Edebiyat
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
Puan vermedi·244 syf.·
2018 51. kitabı
“Okul yolu sonradan yaşamımızın sürdüğü gibi sürdü, tüm karanlıkları açıklıkları, tüm alışkanlıkları ve önceden tahmin edilmeyen rastlantıları ile, tıpkı okul yolunda olduğu gibi bizim yaşam yolumuz da hep en çok da birdenbire değişen hava koşulları ile belirlendi ve tıpkı bizim okul yolumuz gibi yaşam yolumuz da hep korkmak zorunda kaldığımız kabaran bir nehir boyunca ilerledi, çünkü biz okul yolumuzda kabaran nehire düşmekten iyice korkarken, yaşam yolumuz da sürekli büyük bir korkuyla yanında yaşadığımız bu nehre düşmenin büyük korkusu içinde yaşadık. Ama biz okul yolunda hep uygun kıyafetler içinde giyinikken yaşam yolunda her zaman uygun kıyafetler içinde giyinik değildik.” Nehrin kenarında izliyoruz aslında yaşamı. Yaşam akıp gidiyor ve biz daima aynı nehirde iki kez yıkanamamanın verdiği hisle yaşıyoruz. Bu his bazen iyi bazen kötü. Çünkü yeni olan bizi sevindiriyor. Oysa alışkanlıklar ise bize güven veriyor. Güven duymayı tercih ediyoruz yeni olanla karşılaşsak bile. Anne ve babamızın hazırladığı bir dünyaya doğuyor ve onlarla büyüyoruz. Geçmiş bizim üzerimize yapışıyor, toplum yapışıyor, bizim sandığımız fikirler yapışıyor. Ta ki bunların bizim olmadığı ayrımına varana dek. Okul uyanmak için bir vesile oluyor ve bazen de okul öncesi yaşananlar. Ne kadar erken fark edersek o kadar çok yaklaşıyoruz nehrin kenarına. Oysa bizim iyiliğimizi düşünen anne ve babamız hareket alanımızı kısıtlayıp izin vermiyor yaklaşmamıza: “Bir manzara görürüz ve bu manzara içinde bir insanı görürüz ve bu manzara ve insan her zaman başkadır, her an, üstelik bizim her şeyin daima aynı kaldığını varsaymamıza karşın, bu yanlış varsayım sayesinde varoluşumuzu sürdürmeye cesaret ederiz.” Bizim, başkası olmak için ilk çabamız koza örmek oluyor. Kendimizi geride bırakıp kabuğumuzu
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
7/10
·244 syf.·
2025 77. kitabı
Thomas Bernhard babasız büyütüldüğü yetmemiş gibi bir de sağlık sorunlarıyla uğraşmış gencecik yaşında. Mutsuzluğu, ölümün kıyısında yaşamakla birleşmiş. Elbette bu depresif ruh halindeki adam, intihari, ölümü, hastalıkları, yokoluşu, yalnızlığı, kayboluşu anlatacaktı romanlarında. Tabuta benzettiği beton hastane odalarında geçen senelerin ardından içimizi çiçek bahçesine döndürecek şeyleri nasıl yazsındı.. Tıpkı diğer kitapları gibi, tam bir depresif, gri, hüzünlü Bernhard kitabı. Hayatının son altı yılını kız kardeşini mutlu etmek için vakfetmiş bir adamın görevini yerine getirdikten kısa bir süre sonra hayatına son vermesinin öyküsü. Bu intiharın ardından tuttuğu notlara, yazdığı günlüklere ulaşan kitabın anlatıcısı bizi onun iç dünyasına doğru yolculuğa çıkarır. Çevresindeki insanları hep eleştiren, işleri baltalayan, negatifi aşılayan, insanı çukura çeken tipler olarak gördüğünden yalnızlığını yüceltmiş ve sonra da bu yalnızlıktan duvarlarla konuşan bir adama dönüşmüş. Toplumun onu nasıl yok ettiğini anlatmış notlarıyla adeta.. Bir çöküşün, topluma rağmen var olma çabasının öyküsü..
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2018182 okunma
Puan vermedi
Thomas Bernhard babasız büyütüldüğü yetmemiş gibi bir de sağlık sorunlarıyla uğraşmış gencecik yaşında. Mutsuzluğu, ölümün kıyısında yaşamakla birleşmiş. Elbette bu depresif ruh halindeki adam, intihari, ölümü, hastalıkları, yokoluşu, yalnızlığı, kayboluşu anlatacaktı romanlarında. Tabuta benzettiği beton hastane odalarında geçen senelerin ardından içimizi çiçek bahçesine döndürecek şeyleri nasıl yazsındı.. Tıpkı diğer kitapları gibi, tam bir depresif, gri, hüzünlü Bernhard kitabı. Hayatının son altı yılını kız kardeşini mutlu etmek için vakfetmiş bir adamın görevini yerine getirdikten kısa bir süre sonra hayatına son vermesinin öyküsü. Bu intiharın ardından tuttuğu notlara, yazdığı günlüklere ulaşan kitabın anlatıcısı bizi onun iç dünyasına doğru yolculuğa çıkarır. Çevresindeki insanları hep eleştiren, işleri baltalayan, negatifi aşılayan, insanı çukura çeken tipler olarak gördüğünden yalnızlığını yüceltmiş ve sonra da bu yalnızlıktan duvarlarla konuşan bir adama dönüşmüş. Toplumun onu nasıl yok ettiğini anlatmış notlarıyla adeta.. Bir çöküşün, topluma rağmen var olma çabasının öyküsü..
DüzeltiThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2023182 okunma

Yazar Hakkında

Thomas BernhardYazar · 37 kitap
9 Şubat 1931'de Avusturyalı bir annebabanın evlilikdışı oğlu olarak Hollanda'da doğdu. Büyükannesiyle büyükbabasının yanında geçen çocukluk yılları sırasında (1932-42) Avusturya'nın çeşitli yerlerini dolaştı. İlk ve orta öğrenimini Salzburg'da yaptı. Ardından müzikoloji ve ticaret öğrenimi gördü. İlk yazısını 1950'de yayımladı. 1952-55 yılları arasında, Salzburg'daki Mozarteum'da müzik öğrenimine kaldığı yerden devam ederken Demokratisches Volksblatt gazetesinin adliye muhabirliğini yaptı. İtalya, Yugoslavya, İngiltere ve Polonya'da dolaştıktan sonra 1965'te Yukarı Avusturya'ya yerleşti. Aldığı birçok önemli ödül arasında 1970'teki Georg Büchner ödülü, 1971'deki Grillparzer ödülü, 1988'deki Prix de Medicis sayılabilir. Çok sayıda anlatı ve tiyatro eseri yazmış olan Thomas Bernhard'ın ilk anlatısı 1963'te çıkan Frost (Kırağı), son anlatısı ise 1988 tarihini taşıyan Auslöschung'dur (Sönüş). Türkçede yayımlanmış yapıtları arasında Odun Kesmek (YKY, 1999); Tiyatrocu (Mitos Boyut, 1999); Bir Çocuk (Mitos, 1997); Soluk Bir Karar (Mitos, 1997); Mahzen (Mitos Boyut, 1994); Neden (Mitos Boyut, 1993) ve Kahramanlar Alanı (Can, 1992) sayılabilir.