Kitapta sekiz adet öykü bulunuyor. Bunlar bilimkurgu, korku, masal, distopya türlerinde öyküler.
Huni öyküsündeki gerilimi fazlasıyla hissettim. Öyküde en baştan itibaren tekinsizlik hissi vardı. Sonuna ise yorum bile yapamıyorum. Dinamoların Tanrısı, diğer bir korku öyküsüydü. Sonları okurken insan gerçekten bir tuhaf oluyor.
Yıldız isimli öykü, evrensel felaketin veya felaket ihtimalinin bilimkurguya dökülmüş haliydi.
Duvardaki Kapı, fantazyanın çocukken açtığı kapılar ve o kapılardan bir daha hayat telaşından girmeye cesaret edemeyen bir adamın öyküsünü okudum, sevdim.
Körler Ülkesi, "Körler Ülkesinde Tek Gözlü Adam Kral Olur" lafına cevap bulan bir adamın hikayesi. Hem biraz efsane gibi başladı, kendi mantığıyla devam etti ve bitti. Kitaptaki çoğu öyküyü sevdim.