Martin hayatını normal bir şekilde kendi dünyasında, gücünün yettiği ölçüde sürdüren, hayattan çok fazla beklentisi olmayan ve hayata karşı büyük bir borcu olmayan, kendini denizlere adamış, tüm yalnızlığını, tüm hayallerini ve belki de hayatındaki çoğu tümleri denizlere bağlayan bir denizci, denizseverdir. Farkında olmadan, karşılık beklemeksizin sadece kendisine verilen gücü insanları korumak amacıyla kullandığı anlardan birinde Ruth un abisini korurken kullanır. Yaptığı bu iyilik onu burjuvazi bir aileyle tanıştırır ,zamanla ailenin güzel kızlarına olan sevgisi aşka dönüşür, Martin zaman zaman Ruth olan sevgisinin farklı bir hal aldığını fark eder fakat ona açılmak veya sevgisinden bahsetmek için en az onun ulaşması bilgi düzeylerinin sohbet seviyelerinin eeitlenmesi amacıyla kendini eğitime verir. Zamanla istediği bilgi zenginliğine ulaşır, okumak dışında yazmaya da bel bağlar, emek verir. Artık istediği sekildeyazabildiğine inanır. Kitaplari vardır onun. Hayatta çok fazla sorun yaşamasına karşın bu yazarlık sürecinde hiç pes etmemiştir. Fakat bir sorun vardır, yazarlikta istediği manevi güce ulaşmış olsa da madden hala yetersiz bir konumdadir. Bu maddi sorunlar ve onun güçlü sanatçı ruhuna verilmeyen değer vasıtasıyla sevdiği kızdan ayrılma, yolları ayırma kararı alırlar. Zaman Martin in lehine işler ve istediği gibi bir sanatçı olarak yeni hayatına adım atar. Artık o müsvedde olarak görülen tüm eserler dünya çapında bir yer edinir. Buna rağmen artık yazarlık ve okurluk da Martine zor gelmeye başlar ve bu konuda son noktayı koymaya karar verir. Denizlerin, guvertelerin, alt tabaka insanların daha değer bilen, kıymetli insanlar olduğuna inanır ve denizlere tekrar döner.... Denizlere dönüşü esnasında başına acı olaylar gelir. Eser burda sonlanır.