Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı - D. N. Archeron
#kitapyorumu
Bu maceraya Eira ile tek başımıza atıldık. Dumura uğramış, ne yapacağını bilmez halde, depresif bir şekilde kendi dünyamıza dönmek istiyorduk. Sonra onları tanıdık. Nos, Marlo ve Zaina. Arkadaşlıktan öte bir dost, bir aile oldular bize. Hepimize. Tamam, artık oraya aittik. Herkese canımızdan çok bağlanmış kendimizi az da olsa bulmuştuk. Aramızdan eksinlenler oldu. Yerlerine yenileri gelse de o eksilenlerin yerleri hiçbir zaman dolamadı. Birçok yolculuk yaptık. Hasarlar aldık. Ağladık, güldük. Fakat artık zamanı gelmişti, artık yolun son şarkısını dinleyecektik. Öğrenecektik, ne buraya ne de kendi dünyamıza aittik. Kendi dünyamız diye bir şey yoktu halbuki. Biz iki dünyaya da aynı anda aittik. Bir köprüydük. İki dünyaya da o dünyalara ait olmayan parçalarla tutunuyorduk. Yol boyunca birçok hata yapmış, ders almış, pişmanlıklar yaşamış ama yine de pes etmemiştik. En çok da sözler vermiştik ama asla unutulmamıştı o sözler. Elbet tutulmalıydı. Tek tek gerçekleştirildi tek tek sona erişildi… Yolculuğun başından beri yolun bizden yana olmasını umduk. Sonunda yol kendini gösterdi. Yol bizden yanaydı!
…
Gümüş Yürek serisine veda ettim… Gerçekten zamanın nasıl geçtiği hakkında en ufak bir fikrim yok. Ben hâlâ Damla ablanın yazarlık duyuru postunu dün gibi hatırlıyorum ama bugün 4. kitabı çıkmış, bir serisini tamamlamış bile. Kitaba hazır hissetmeye hissetmeye başladım. Büyük bir tereddüt vardı içimde, bu kadar sevdiğim serinin finalini ya beğenmezsen? Ya hayal kırıklığına uğrarsam. Bu yüzden okumam da biraz uzun sürdü. Ancak okudukça hayal kırıklığına uğramayacağımı betimlemelerde kendimi bulmaya devam ettiğimi gördüm. Okudum, okudum… Artık sonlara yaklaştıkça en başından beri içimde olan ve tüylerimi ürperten o