Akıl'sız Akıllılara Duyuru !
"Akıllı bir varlık olduğun için akıldan yoksun canlılara ,olaylara ve nesnelere yüce ve hoşgörülü davran. Fakat akla sahip insanlara toplumun bir parçasıymış gibi davran. Daima Tanrılara yakarmayı ihmal etme ve "bunun daha ne kadar zaman süreceği"ne dair endişelenme. Çünkü böyle yaşanırsa 3 saat bile kâfidir."
Sayfa 58 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Psikolog ve düşünce adamı Doktor Sahibuzzemani bize şöyle bir şey anlatıyordu: Misal olarak bir tımarhanede otuz yıl şoförlük yapmış bir hasta var. "Saat 12.00; yemekhaneye gidin ve yemeğinizi yiyin!" diye duyuru yapıldığında bütün hastalar yemek yemek için koridordan yemekhaneye giderken bir kişinin yolun ortasında durduğu görülüyor. Ona neden gitmediği soruldu­ğunda: "Benzinim bitti." diyor. Ona bisküvi ve su verildiğinde: "Tamam, bu beni yemekhaneye ulaştırır ." diyor ve sonra yola devam ediyor.
Sayfa 186
Felsefe
Reklam
Ailesi müşrik olan kardeşlere duyuru!
Üsame b. Zeyd (r.a.)'dan. Hz. Peygamber (s.a.v.): "Müslüman kâfire, kâfir de Müslümana mirasçı olamaz." buyurmuştur.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Din
Hititler Suriye'nin güneyindeki Kadeş'e kadar olan bölgeye ha­kimdi, ama Kadeş'in güneyine dokunamıyorlardı. Mısırlılar, Hi­titlerin daha fazla yayılmalarını engelliyordu. Kadeş'te M.Ö. 1274 yılında, Sinaranu'nun gemisini Girit'e göndermesinden yaklaşık on beş ila yirmi yıl önce Hititler ile Mısırlılar arasında büyük bir savaş yaşandı. Bu savaş, hem antik çağın en büyük savaşlarından biri olarak hem de antik dünyada düşmanını şaşkına çevirmek için tasarlanmış yanlış bilgilerin kasıtlı olarak kullanıldığı ilk ör­neklerden biri olarak yankı buluyor. Kadeş Savaşı'nda bir tarafta Hitit İmparatorluğu'nu daha güneye, Kenan Krallığı'nın içlerine doğru genişletmeye çalışan Hattili II. Muvattali, diğer tarafta ise sınırı onlarca yıldır bulun­duğu Kadeş'ten öteye ilerletmemeye kararlı olan Mısır Firavunu II. Ramses vardı. Hikayenin Hititlere göre olan versiyonunu hiç öğrenmiş olmasak da, savaşın ve sonuçlarının hemen hemen her ayrıntısını biliyoruz, çünkü Mısır versiyonu Mısır'daki beş ayrı tapınakta iki ayrı şekilde kaydedildi: II. Ramses'in Krallar Vadisi yakınlarından ölüm tapınağı Ramesseum'da ve Karnak, el-Uksur, Abidos ve Ebu Simbel'de. Savaşın temsil edildiği bir kabartma resim ile bağlantılı olarak bulunan kısa versiyon "Ra­por" veya "Duyuru" olarak bilinir. Uzun versiyona ise "Şiir" veya "Edebi Kayıt" adı verilir. Savaşın son derece şiddetli olduğunu ve iki tarafın da belli noktalarda kazanmaya çok yaklaştığını biliyoruz. Kazananın ol­madığını ve iki taraf arasındaki anlaşmazlığın daha sonra imza­lanan bir barış anlaşmasıyla çözüldüğünü de biliyoruz. Çarpışmanın en çarpıcı yanı, Hititler Mısırlıları gözetlemek için Mısır kayıtlarına göre Şasu Bedevisi olan iki adam gönder­dikten sonra yaşandı. Hititler, bu adamları kasıtlı olarak hemen Mısır kuvvetleri tarafından
Sayfa 97·Kitabı okudu
Her üniversiteye cami, mescit
AK Parti'den önce de üniversitelerde camiler vardı. Örneğin, Ha­cettepe Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Dicle Üniversitesi men­supları kampüslerindeki camilerde namaz kılabiliyorlardı. Hat­ta Selçuk Üniversitesi'ndeki cami, 7.000 kişilik oldukça büyük bir yapıydı. AK Parti'den önce "üniversitede cami olmaz" diye bir an­layış yoktu. AK Parti iktidarı "her üniversiteye mutlaka bir cami olmalı" an­layışım düstur edindi. Dönemin başbakan yardımcısı Bekir Boz­dağ, 2012 yılında, Kars'ta Kafkas Üniversitesi'nin cami temel atma töreninde şöyle diyordu: Üniversitelerimizin kampüslerinde camilerin bulunması, fakülte­lerin bulunması kadar ehemmiyetlidir. Birini öbürüne tercih et­mek doğru bir yaklaşım değildir. Aynı yıl, dönemin Diyanet lşleri başkanı Mehmet Görmez de bir kampüs camisi açılışında "Hiçbir üniversite asla mabetsiz olmama­lı," derken 38 üniversitede cami inşaatının başlatıldığını duyuru­ yordu. 2006 yılında "her ile bir üniversite" politikasının başlamasının ardından, 2010'ların ilk yarısında "her üniversiteye bir cami"** aşamasına geçildi.
"Halk arasinda ;her zaman, diktanın kötülüklerini açığa kavuşturan veya ajitasyonu artıran gizli gazete, duyuru ve bildiri dağıtmak gerekir. Bu yayının varlığı bir çok kişinin davamıza katılmasına yararlı olur . . . "
Sayfa 129
Reklam
Reklam