Peşinen söyleyeyim, bitince üzen kitaplarınızdan biri olacak...
"Adaları Seven Adam" kitabındaki karaktere benzese de aslında bambaşka biri Knulp. Nebi ya da derviş diyebiliriz kendisine. Herkesten farklı bir yol seçmiş, rutinin dışında kalarak, yoğurdun hep kaymağını yiyip bırakmıştır. Öyle ki hayatına giren kadınlara aşık olur fakat süreklilik takıntısından dolayı devam edemez. Kendince bu durumu da şöyle özetlemektedir;
"Onun için herhangi bir yerde gece vakti bir havai fişek atılmasından daha güzel bir şey düşleyemem. Onda mavi ve yeşil ışık kürecikleri vardır. Bunlar karanlıkta yukarı doğru yükselir ve tam en güzel anlarında küçük bir eğim yapıp söner. Ona durup bakıldığı zaman önce bir sevinç, aynı zamanda da hemen bitecek diye bir korku duyulur: Bu iki duygu da birbirine bağlıdır ve bunun bitmesi uzun sürmesinden daha güzeldir, öyle değil mi?"
Sonrasında hafif bir serzeniş gelecektir;
"...ama artık bir daha hiç kimsenin sözüne güvenemedim ve kendimi hiçbir söze bağlayamadım. Hiçbir zaman. Ben bana uyan yaşamı yaşadım. Bu yaşam benden özgürlüğü ve güzelliği esirgemedi; ama her zaman için yalnız kaldım."
Yaşlandığı dönemde bu durum elbette biraz canını sıkacaktır. Fakat böyle olması gerektiğine, aksi durumun kendisini daha mutsuz edeceğine olan inancı oldukça yüksektir.
Her yönüyle çok özel bir karakter Knulp. Keşke biraz daha uzun olsaydı hikayesi:)