Geçmişte yaşanan ve yıllar boyunca kapanmayan bir mesele, Tevfik Ağa ile Akbaş Hüsnü’yü amansız bir düşmanlığa sürüklemiştir. Bu kin, sadece iki adamın hayatını değil ailelerinin de kaderini belirler. Tevfik Ağa’nın torunu Tevfik ile Akbaş Hüsnü’nün torunu Pembe, bu düşmanlığı bilmeden birbirlerine gönül verirler. Ancak aileler arasındaki husumet, bu masum aşkın önünde aşılmaz bir engel olur ve Pembe Tevfik'ten ayrılmak zorunda kalır.
Yıllar geçer, zaman acıları törpülerken kader iki genci yeniden buluşturur. Geçmişin gölgesine rağmen Tevfik ile Pembe, yarım kalan sevgilerini yeniden yeşertirler. Bu sırada hayatlarının son demlerini yaşayan Tevfik Ağa ile Akbaş Hüsnü, yıllar sonra ilk kez bir araya gelir. Yapılan bu yüzleşme sırasında saklı kalan gerçekler ortaya dökülür ve düşmanlığın temelsizliği anlaşılır. Böylece geçmişin kiniyle bölünen hayatların yerini, geç de olsa hakikat ve barış alır.