Bayram, Mercedes'ini keltepenin üstünden usul usul döndürüyor. Burnunu geriye, geldiği yöne çeviriyor. Ama şimdi sanki bu araba onu taşımıyor. Bayram, bu arabayı omuzlarında taşıyor. Bir fikrin ince gülü olmaktan çıkmış, güzelliğini ve anlamını yitirmiş, nerdeyse bir buçuk ton ağırlığında çelik, demir, kromaj, lastik, yay, tel, cıvata karması ağır bir yük. Bu yükle aşınmamış, karşılıklı, güzel, sıcak bir ilgi nasıl kurulabilir? Özellikle o ilgiye en çok gereksinme duyulan bu tür akşamlarda?