7/10
·280 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 00:00
Macera ve gerilim dolu bir roman olan Define Adası, oldukça akıcı ve sürükleyici bir eser. Genç Jim Hawkins ailesinin işlettiği handa ailesine yardım eden; lakin yaptığı işten memnun olmayan, hayalleri çalıştığı handan daha büyük olan bir gençtir. Bir gün ailesinin işlettiği hana yaşlı korsan Billy Bones’un gelmesiyle asıl hikaye başlar. Billy Bones eski bir korsandır ve yanında sürekli taşıdığı bir sandığı vardır. Sandığın yanından ayırmayan Billy Bones Jim'den çevreyi gözetlemesini ister. Sandığın peşinde olan eski korsan Blind Pew'in hana gelmesiyle korkuya kapılan Billy Bones felç geçirir ve kısa bir süre sonra ölür. Jim ve annesi, Billy Bones'un han borcunu almak için sandığı açarlar ve sandığın içinde bir kısım eşyalar ve hazine haritası bulurlar. Ancak diğer korsanlar da hazine haritasının peşindedir. Bu yüzden Jim haritayı alır ve doktor Livesey'e götürür. O sırada zengin toprak sahibi Squire Trelawney de olaya şahit olur. Bulunan haritanın ünlü korsan Kaptan Flint'in sakladığı büyük hazineyi gösteren harita olduğu anlaşılır. Bunun üzerine üçü birlikte hazineyi bulmak için bir gemi ve mürettebat hazırlamaya karar verirler. Ve böylece Define Adası'na yapılacak büyük bir macera başlar. Long John Silver, tek bacağını kaybetmiş zeki ve kurnaz bir korsandır. Billy Bones'un ölümü sonrası hazine haritasının peşinde olan ve Squire Trelawney'in mürettebat arayışında olduğunu görünce kendini iyi biri gibi gösterir, kendi ekibini gemiye yerleştirir ve hain planını devreye sokar. Lakin Jim bu oyunu bozar ve John Silver'ın adamlarıyla gizli konuşmalarına şahit olur ve konuşulanları doktor Livesey'e ve ekibine haber verir. Neyseki akıllı ve zeki biri olan Kaptan Smollett; korsanların oyunlarını bozmak için akıllıca bir plan yapar ve korsanlara karşı mücadelede çok önemli
Define AdasıRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20167,5bin okunma
7/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 01:30
Rastlantısal olarak elime geçen bu kitap, 80'li yıllarda çok satarlar yazarı Erica Jong' a ait .Shakespeare 'in ne çok yazara ilham olduğunu,yol açtığını bir kez daha gördüm. Hamnet 'den yıllar önce yazılmış ,acaba Maggie O'Farrell da okumuş muydu diye düşünmeden edemedim.Önsözden başlayarak Venedik ( -ki tarihi adlarından biriymiş Serenissima ) ve Shakespeare'e adanmış olduğunu anlıyoruz ,ancak kitap kurgusu açısından dağınık , ne yazık ki .Çok fazla şey söyleme, bilgi aktarma telaşıyla derinleşemiyor.Yer yer hoş tespitleri ( özellikle kadının toplumsal rolleri üzerine ,annelik , sevgili, eş olma , kariyer vs.. ) var yazarın .Ama işte şöyle bi' üstünden geçmek gibi ...Okunabilir , okunmasa da kayıp olmaz diyebileceğim bir kitaptı. Bu arada, konu Shakespeare ise kıymetlim Javier Marias 'ı anmadan geçmeyeyim, işte o , okunmazsa kayıp olur :)
SerenissimaErica Jong · Yılmaz Yayınları · 19901 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
KÜÇÜK KARA BALIK*
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2022 20. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2022 21:57
Sonbahar geldi, dünya kendi etrafında otuz bilemedin otuz beş tur dolandı, mevsim değişti ve Stirner sonunda bitti. Yaşadığı dönemde de sonrasında da ne Anarşizmin içinde ne de dışında sayılmış Stirner. Yine de Egoist Anarşizmin kült kitaplarından biri Biricik ve Mülkiyeti. Okumaya değer mi, evet. En azından ben-merkezciliğin ‘işine geldiği gibi davranmak’ anlamına gelmediğinin farkındalığını yaşarsınız. Felsefeci, öğretmen, yazar, kuramcı bir kişiliğin toplumsal kurumları (din- devlet) mercek altına alışı, tarihsel seyirde bu kurumların inşaası, çoğunluk adına insana karşı konumlanışı, varlığını sürdürme sebebi ve sonuçlarını değerlendirmesi üzerine yazılmış. Teoride bu kurumların ‘insan’ için var olması gerekirken pratikte insanların bu kurumlar adına nasıl harcandığı ayrıntılarıyla ortaya konulmuş. Bir yelpaze gibi rengarenk önümüze açılan ideolojiler ve fraksiyonların nasıl da Tanrı veya onun yeryüzündeki gölgesi kabul edilen Liderin değirmenine su taşıdığı cümlelere kazınmış. Okuması zor ve sıkıcı mı, evet ama sabırlı bir okuyucu, toplumsal statünün aldatıcılığı ve kavramsal cambazlığın farkındalığı ile ödüllendirilecek, bence buna değer. Tabii ki biraz siyasi argümanlara ve tarihsel süreçlere hakimiyet gerektiren spesifik bir konu. Neyse fazla uzatmayalım lakin uzun incelemeler okunmuyor;) Kitabı bitirdiğimde koltuğa yaslanıp derin bir oh çekmek üzereydim ki televizyondan işittiğim bir cümle ile hemen incelemeye başlama kararı aldım. Gezgin bir ablanın anladığım kadarıyla İtalya’yı dolaşırken rehber eşliğinde bilmem ne şehrini tanıttığı bir programdı. İvedilikle inceleme yazma hevesi yaratan şey rehberin ağzından dökülen şu cümleler oldu: “Eskiden insanlar şehirleri kuşatan yüksek kale duvarlarının ardında yaşıyordu. Sadece yoksullar kale duvarlarının dışında
1000k
Biricik ve MülkiyetiMax Stirner · Kaos Yayınevi · 2021476 okunma
Puan vermedi·310 syf.··
2021 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 00:36
Mutlu Günlerimiz, benim için okuması uzun süren bir kitaptı. Gerek sınavımın yaklaşmış olması gerekse kitaptaki karakterlerde çok kendimi bulamamamdan kaynaklı ne yazık ki günlerce elimde gezdi benimle birlikte. Öncelikle kitabımızın konusundan kısaca bahsedeyim sizlere. Baş kahramanlarımız, üç kez intihar etmeyi denemiş ancak bir şekilde yaşamayı sürdüren, hayatından hiç keyif almayan Mun Yu-Jong ve işlediği cinayetten dolayı idama mahkum edilmiş Yun-Su. Mun Yu-Jong'un halası, onun son intihar girişiminden sonra, idam mahkumlarını ziyaret etmenin ona iyi gelebileceğini düşünerek onu Yun-Su'yu ziyaret etmesi için her perşembe hapishaneye getiriyor. Böylece bu ikilinin arasında her perşembe, 3 saatlik sohbetler eşliğinde bir arkadaşlığın temelleri atılmış oluyor. Kitap hakkında ne düşünsem bilemedim aslında, karakterler beni çok kez ikilemde bıraktı. Özellikle Yun-Su beni fazlasıyla zorladı. Zor bir çocukluk geçirmiş ve sonrasında da başına birçok kötü şey gelmiş ama bunlar onu affedebilmemiz için yeterli mi? Bana kalırsa hayır. Yine de bu cezayı hak ediyor mu, sanırım ona da hayır. Yani Yun-Su'ya hem çok kızıyorum hem de onun için çok üzülüyorum. Öte yandan Yu-Jong ise kitabın başında bana zorlama ve soğuk bir tip gibi geliyordu. Bu sebeplerden dolayı kitaba pek adapte olamamıştım. Ancak ilerleyen sayfalarda bu ikilinin karakter gelişimlerini izlemek keyifli bir hal aldı ve ikisinin de son kişiliklerini sevdim. Kitabın aralarında Yun-Su'nun geçmişinden bahseden Mavi Günlük kısımları favorilerimdi. Kitabın sonunu tahmin edilebilir buldum ama bunu bir sorun olarak görmüyorum. Hatta böylesi daha iyi olmuş bile diyebilirim. Bunlar dışında kitabın yalnızca dramdan ibaret olmaması, beraberinde birçok mesaj da barındırması takdirimi kazanan yönlerinden biri oldu.
Mutlu GünlerimizGong Ji-Young · Mona Kitap · 2018239 okunma
1-984 1-9-84 1-9-8-4
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2019 16:45
''Kötü bir barış, savaştan daha berbattır.'' -Tacitus Savaş... tanımından başlayalım. Savaş, en az iki farklı ülkenin birbirleri üzerinde farklı çıkarlar doğrultusunda başlattıkları bir akımdır ve bu zaman zaman artabilir. Peki ya iç savaş, mahalle, şehir, ev, esnaf, kelimeler savaşı? Peki ya parti savaşı? Savaş bu kadar, bu derece indirgenebilir bir şey mi? Ha? Kitap hakkında kısaca özet geçmek gerekirse Okyanusya, Avrasya ve Doğuasya denen üç ülkeyi konu alıyor. Savaşı, Büyük Birader'e itaati, yozlaşmayı, sadakati, koşulsuz bağlanmayı konu alan bir kitap. Kitap hakkında istişare yapalım, bir konferans gibi. Ama burada ben sorup ben cevaplayacağım. İtaat! Koşulsuz bağlılık! Düşünme! Sorgulama! Yozlaş! Büyük Birader'e secde et! Diz çök! Bir şeyleri değiştirmeye kalkışma! Baban öldü, Annen öldü, Sevgilin öldü, Kardeşin öldü, Akrabaların öldü, Metresin öldü, Düzüştüğün herkes öldü, İçtiğin sigara tükendi, Güzellik öldü, Hayatın tükendi, Kim olduğunu unut, Sadece söyle, 2+2=5 Çünkü sen de bir ölüsün... Kitapta komizmin yararlarını ve uçuk zararlarını, insana ne tür bir etki bıraktığını anlatmış. Zayıfsan güçlü oluyorsun; seks işçisi ise düzene ayak uyduruyorsun; fakirsen yüksek mertebeye erişiyorsun... Wow, sahiden böyle mi? Peki ya karşılığında?
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma