"Okumak" Türkçenin geçmişinde davet anlamını taşımış. Eski Türk hakanları toplantı yapacakları zaman kimi davet etmek isterlerse ona bir ok gönderirlermiş. Ok'un ve okumak'ın etimolojisini ve tarihî gelişimini bir yana bırakırsak; bugün Anadolu'nun hemen her yerinde düğüne davet eden kişilere okuyucu, yaptıkları işe de okumak denildiğini biliriz.
Efendimiz bir hadis-i şerifinde: Sakın (lev) kapısını açmayın, buyurmuştur. Yani geçmişi anarak, (keşke) demeyin. Keşke şöyle olsaydı, eğer böyle olmasaydı, demeyin. Öyle demeniz şeytana kapı açar, vesveseler, şüpheler, inkârlar, o kapıdan kalbinize girer. Fitne ve fesada sebep olur.
İnsan, âlim oluyor da, âmil olamıyor. Bildiğini hayatına tatbik edemiyor... Âmil oluyor da, ihlâs sahibi olamıyor... İhlâs sahibi oluyor da, insan-ı kâmil olamıyor...