Gülmeyin kardeşler,
şaka değil bu, insan hayatı. Eskiden ben de, karım da aptaldık; servetimizi kaybettik diye ağlayıp sızlıyorduk, şimdiyse Tanrı bize gerçeği gösterdi. Biz de bunu size hoş vakit geçirin diye değil, iyiliğiniz için söylüyoruz.
“Şunu diyorum: Kocamla elli yıl yaşadık, mutluluğu aradık aradık bulamadık. Elimizdekileri kaybedeli iki yıl oluyor, hizmetçi olarak yaşıyoruz ama gerçek mutluluğu bulduk, artık başka türlüsüne ihtiyacımız yok.”
“Acaba saadet denilen şeyin çok ender, kıymetli oluşu daima etrafı dikenlerle çevrili olmasından mı? Acaba çok bedbaht olduğumuzdan mı mesut olamıyoruz? Mademki hiçbir zaman onu elde edemiyoruz, o halde bu müebbet hülyayı niçin icat etmişler? Bu kadar acı bir teselliden ne şifa beklenir?”