Eren Akbaş

Başta insan hiç mutlu değildir, ama bütün zamanını kendisini mutlu edeceğini sandığı bir şeyin peşinde çabalayarak geçirir; hedefine nadiren ulaşır ve ulaştığında da yalnızca düş kırıklığına uğrar: sonunda bir enkaz gibidir ve limana yelken direkleri ve donanımları yok olmuş bir şekilde gelir. Ve o zaman mutluluğu ya da mutsuzluğu hepsi birdir; çünkü hayatı yok olmakta olan mevcut andan başka bir şey değildir; ve artık bu hayatı bitmiştir. Arthur Schopenhauer
Reklam
Zavallı zihninde bir karşılaştırma yaparak, "Eğer kız durumunu reddederse yalancılığından, kabul ederse edepsizliğinden gönlümde oluşacak nefret tabiatıyla meylimi yok etmeye yetecektir" derdi. Kalbine sarılan yılanın öyle kızgınlıkla, nefretle kovulması mümkün belalardan olmadığını nereden bilsin!
Duygularının yorumuyla uğraşa uğraşa tamamıyla anladı ki, yüreğindeki aşk yarası öyle düşüncesini değiştirme kararında ısrarla tedavi edilemeyecek kadar derin açılmış! Gönül çalan sevgilinin aşka değil, şefkatli bir bakışa bile layık olmadığı ortaya çıkmışken yine her halini affedecek, yoluna canını ve belki namusunu feda etmekten çekinmeyecek kadar seviyor!
Muhabbet bir defada meydana gelebilir, fakat bir defada kaybolamaz.
İnsanın durumu budur, bir amacın arkasında dolaşır, fakat meydana gelmesine en fazla umutlu olduğu zaman yaklaşmasından çekinmeye başlar.
Reklam