O acı çekmiyor. Her şeyin bitmiş olduğunu bile bilmiyor. Ben biliyorum ama onun beni özleyerek yaşamasındansa ben onu özleyerek yaşamayı tercih ederim. Onu bu kadar seviyorum.
İnsan sevince anlıyor. Meğer bundan önce o aldanış vakitleri, sadece bir arayışmış. Hepsinde gerçek sevginin birikeceği ondan birer parça varmış. Yıllardır özlemini çektiğin, arayıp durduğun oymuş.
Nasıl ki doğan ölüyor, batan güneş yerini yıldızlara ve aya bırakıyorsa her şey bir gün bitiveriyormuş.
Bir güneş batıyor, insan karanlıktayım diyor ama bir sonraki gün yeni bir güneş, yeni bir gün onu bekliyor.
Sevgi yahut aşk güneş değil. Bir kayanyıldız. Belki de yüzyılda bir dünyayı es geçen bir kayanyıldız. İnsan hayatında denk geliyor ve o muazzam anı keyifle izliyor. Gitti veya bitti diye üzülmüyor, anın tadını çıkarıyor. Üzülmüyor fakat içinde bir burukluk kalıyor. "Sonsuza kadar bu sahneyi izleyebilseydim ya" diyor. Geceleri yatarken hayal kurmayı bile bilmeyen o , kendine şans getiren yıldızın hayalini kuruyor. Mutlu ama buruk. Ve oturup bekliyor... 30-40 yıllık ömründe yüzyılda bir geçen o kayanyıldızın tekrar geçmesini... Aşk