Theo Angelopoulos'a
Ben bu kentten sürüldüm
Tutup çıkardı kıyıya bu nehir beni
Balyozun ve çeliğin ülkesinden
Ağlayan bir çayırdım, kendi içime aktım
İçimdeki leylakları, kendi ateşimde yaktım
Benden sonra kent büyüdü, bir açık yara oldu kırların kalbinde
Fabrika bacalarında buldular leyleğin
Geciken adımını
Sözüm kendi dilimle bağlanmışken
Herkes geçti nehrin öte yakasına
Ben bir karşı adam, bir karşı yaşam, bir direniş
Bir karşı kesiş, bir karşı duruş
Bir karşı uluyuş olarak dolunaya
Karşıdan karşıya kefeninden kan akan
Hiç sevemediğim için ağladığım o adamın şakaklarından kalbine
sızan kan
Bu ilmek benim kalbimden söküldü
Ben bu kentten sürüldüm.
Sürülürken alnımda taşıdım
Bir mülteci olmanın buyurgan lekesini
Zamanın tozu silkelendi bakraç kaplardan
Gelinliğim salındı beni bana bağlayan yosunlara
En güneşli günde bile içimde o puslu manzara
Duvağımda kadife çiçekleri ve aklıma çakılı çivi
-Ey tabiat sen de benim kadar yalnızsın
-Al sana bir bisküvi
Sayfa 11 - DİLARA AYŞE AKDENİZ / Ağlayan Çayır