Eda Aksoy

Eda Aksoy

, bir kitap okudu
10/10
·656 syf.·
4 günde okudu
·
2025 14. kitabı
John Steinbeck
9.2/10 · 11,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Nasıl bir çocuk olduğunu anlatırsın belki bana... anlatabilir misin?" "Evet, anlatabilirim." "Anlatır mısın?" "Evet, anlatırım." "Anlat öyleyse. Çünkü şahıs olmak bir sorumluluktur. Havada bir yer kaplamaktan ibaret bir şey değil. Nasıl birisin sen?" "Cidden mi?" diye sordu Cal çekingen. "Cidden... elbette cidden. Kendini anlat bana... istiyorsan tabii." Cal söze başladı: "Ben aslında..." Durdu. "O kadar kolay değilmiş," dedi. "Bence de... imkânsız bile olabilir. Kardeşini anlat istersen." "Nesini anlatayım?" "Onu nasıl gördüğünü. Başka bir şey anlatamazsın zaten."
İletişim·Kitabı okudu
“Babam bir kalıp dökmüş, beni de o kalıbın şeklini almaya zorlamıştı," dedi Adam. “Kötü bir dökümdüm, ama tekrar eritilmem de mümkün değildi. Hiç kimse tekrar eritilemez. Böylece kötü bir döküm olarak kaldım." Cal, "Baba, üzülme," dedi. "Fazlasıyla üzülmüşsün zaten." "Öyle mi? Olabilir... ama yanlış şeye üzüldüm belki. Oğullarımı tanımıyorum. Tanıyabilir miyim acaba?" "Ben her istediğine cevap veririm. Sorman yeterli." “Nereden başlanır ki? En başından mı?"
Sayfa 485 - İletişim·Kitabı okudu
Cocuk sorabilir: "Dünyanın hikâyesi ne?" Yetişkin bir adam veya kadın merak edebilir: "Dünya nereye gidecek? Sonu nasıl bitecek. bu arada, yeri gelmişken, hikâye neydi?" Ben dünyanın bir, tek bir hikâyesi olduğuna inanıyorum; bu hikâye bizleri öyle korkutmuş ve esinlemiştir ki, bir Pearl White dizisinin içindeymişçesine hep düşünüp merak ederek yaşarız. İnsanoğlu hayatında, düşüncesinde, açlığında ve hırsında, cimriliğinde ve zalimliğinde ve aynı zamanda iyi kalpliliğinde ve cömertliğinde bir iyilik kötülük ağıyla kıskıvrak sarılmıştır. Bence tek hikâyemiz budur ve aynı hikâye bütün duygu ve akıl düzeylerinde tekrarlanır. Erdem ve kötülük ilk bilincimizin atkısıyla çözgüsüydü, son bilincimizin de kumaşı olacak; üstelik kıra, ırmak ve dağlara, iktisat ve terbiyeye dayatabileceğimiz bütün değişikliklere rağmen. Bundan başka hikâye yoktur. Her adam, hayatının tozuyla toprağını üstünden silkeledikten sonra geriye sadece en zor ve açık seçik sorular kalacaktır: İyi miydi, kötü müydü? İyi mi yaptım kötü mü?
Sayfa 443 - İletişim·Kitabı okudu
Samuel ölümü düşünmüş, onunla oynamış, hakkında felsefe yapmıştı belki, ama gerçek anlamda inanmıyordu ölüme. Ölüm onun dünyasının bir unsuru değildi. Kendisi de, etrafındaki herkes de ölümsüzdü. Somut olarak karşısına çıktığında ölüm bir rezaletti, derinden hissettiği ölümsüzlüğün reddiydi; duvardaki tek çatlak yapının tamamen çökmesine sebep oldu. Bana kalırsa Samuel tartışmayla kendini ölümden kurtarabileceğini düşünmüştü öte den beri. Ölüm onun şahsi rakibiydi ve alt edebileceği bir rakipti.