...ait olmak, bir kez olsun çağrılmakla başlar, bense hiç çağrılmadım, ya da çağrıldım da duymadım, ya da duydum da gitmedim; evet ve yine evet ki, gitmedim; içimde kalan her şeyin sesini bastırmak için dışarıdaki sessizliği seçtim, iç sesimle yüzleşmektense, duvarlara konuşmayı öğrendim, bu yüz; tanımadığım, bilmediğim, belki de hayal ettiğim yüz; bana kendimi gösteriyor şimdi ve ben bakamıyorum, görürsem bir daha gözlerimi kapatamam.
Aslında yaşadığı onca şeyden sonra nasıl bu kadar dik durabildiğine kendi de şaşırsa da sonra durup düşününce bu dik duruşunun, bu yıkılmayışının çocukluğundan gelen bir savunma olduğunu anlıyordu.
Bayan Nil, kendine, haftanın belli gecelerinde sokakta kalacağına dair söz verdi. Yalnızca gözlem yapmak için düşünmedi bunu; üşümek, ürkmek, unutulmak, bazen de kimseye görünmeden sabahı beklemek için yapacaktı bunu.