Kitap okumanın dünyaya bakışımızı genişlettiği söylenir ki bu da dünyayı daha iyi anlayabilmemizi sağlar, anlayışa sahip oldukça da güçleniriz. Güçlendiğimiz yönünü başarıyla bağdaştıran insanlar olsa da durum yalnızca güçlenmekle sınırlı değil; anlayış beraberinde acıyı da getirir. Kitaplar, kısıtlı deneyimlerimizle hiç görmediğimiz bir dünyanın barındırdığı acılarla çevrelenmiştir. Bir başka deyişle, eskiden farkında olmadığımız ıstıraplarla karşı karşıya kalırız. Bir başkasının kederini derinden hissederken sadece kendi başarımız ve mutluluğumuzun peşinden koşmak zorlaşır.
Kahve soğumadan önce neler yapabilirsiniz? Belki öncelikli tercihiniz kahvenizin tadını çıkarmak olacaktır fakat size kahveniz soğuyana kadar zamanda yolculuk yapabileceğinizi söylesem. Ama hemen atlamayın öyle, bir kaç kural var en önemlileride kahve soğumadan önce geri dönmeniz gerekmesi ve şuanı değiştirmeyecek olmanız. Yine de yapar mıydınız yolculuğu, yoksa ne anlamı var diyip atar miydiniz? Ne anlamı var diyorsanız, o sandalye bir kişinin bile kalbini değiştirebiliyorsa bir anlamı vardır derim.
Kahve zaten hep bunu yapmaz mı? Düşünün belki her gün kahve içiyorsunuz, kahve aynı kahve (sandalye aynı sandalye olmasa da) bu kahvenin eşliğinde yapılan sohbetler, hissedilenler... Zaman yolculuğu denemez mi bunada? Belki bilim kurgu filmlerindeki gibi değil ama yine de en güzel sohbetlerin kahve eşliğinde yapılması gerçeğini değiştirir mi bu?
Kısacası diyorum ki alın sıcak kahvenizi ve kitabın akışına bırakın kendinizi, sizinde kalplerinizi ısıtması dileğiyle...