Ebû Hüreyre'den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur.
Allah Teälä buyurdu ki: "Kim benim bir dostuma düşmanlık ederse, ben ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum bana kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli bir amelle yaklaşamaz. Nafile ibadetlerle de sürekli bana yakınlaşır, öyle ki sonunda ben onu severim; onu sevince de işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum; benden bir şey isterse istediğini ona veririm, bana sığınırsa onu mutlaka korurum."
Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
Müslüman kardeşini küçük görmesi, kişiye kötülük olarak yeter.
الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْإِسْلَامَ دِينًا
"İşte bugün, sizin için dininizi kemâle erdirdim; üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyeti seçip kabul ettim!"
Resûl-i Kibriya Efendimiz, bu ayeti okuyunca, ashab-ı kiram son derece sevinip ferahlık duydular. Sadece biri ağlıyordu: Hz. Ebû Bekir... Sahabeler buna bir mana veremediler. Sordular. Şu cevabı aldılar:
"Bu ayet, Resûlullah'ın (a.s.m.) vefatının yakın olduğuna delâlet ediyor; onun için ağlıyorum!"
Bunun üzerine Dağlar Meleği bana seslenerek selâm verdi. Sonra da: Ey Muhammed! Kavminin sana ne dediğini Allah işitti. Bana emrettiğin şeyi yapmam için Allah beni sana gönderdi. Ne yapmamı istiyorsun? Dilersen şu iki yalçın dağı (yani Ebû kubeys dağı ile Kuaykan dağını) onların başına geçireyim' dedi. Bunun üzeline ben: 'Hayır, Allah'ın onların soylarından sadece Allah'a kulluk edecek ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayacak kimseler çıkaracağım ümit ederim!' (Sav)
Iraklı bir kimse, İmam Mâlik'e kırk mesele sormuş; İmam Mâlik bunların yalnızca altısına cevap vermiştir. Adam: "Ey Ebû Abdullah! Sana gelmek için uzun yollar aştım. İnsanlara ne diyeceğim?" deyince İmam Mâlik şöyle cevap vermiştir: "Onlara, İmam Mâlik'in 'Bilmiyorum.' dediğini söyle." Hakkında "Bilmiyorum dedi." denilmesi, İmam Mâlik'e zarar vermemiştir. Çünkü hakikat, ona göre utanmaktan daha kıymetliydi.
Sizlere son vasiyetim şudur: Ne olur namazlarınızı hakkı ile eda edin, oruçlarınızı tutun, zekatlarınızı verin, Hac ve umre yapın, birbirinize Hakkı tavsiye edin, idarecilerinize hayırlı nasihatlerde bulunun, onlara dalkavukluk yaparak onları aldatmayın.
Ebû Ubeyde b. Cerrâh