'' Nereye gitmeliydi? Vakıa içindeki sefaleti beraberinde taşıdıktan sonra her yer birdi. Sonra, bir yere gitmek, insanlarla temas etmekti. Halbuki Mümtaz , insanlardan kaçıyordu. Onların anlamamazlığından haraptı. Onlar meselesiz yaşıyorlardı. Yahut da ben çok biçareyim...''diye düşündü''
Kitabın önsözünde Mehmet Kaplan diyor ki:
'' Tanpınar'ı onun istediği gibi, dura dura, içlerine sindire sindire okuyanlar, onu sevecekler, yalnız ona karşı değil, bütün sanata, insana ve kainata başka bir gözle bakacaklar, kendilerini ebediyete götüren esrarlı ışıklarla dolu bir yolda bulacaklardır''.Bence Tanpınar'ı ve kitaplarını harikulade anlatan bir tanımlama olmuş. Tanpınar kitaplarında hayattan aldığı tecrübeleri, görgü göreneği, bilgi birikimini, betimlemeyi, sanatı, estetiği , duygularıyla, müthiş edebi diliyle öyle bir harmanlamış ki hayran olmamak elde değil.