(Spoiler icerebilir!)
Zweig’in 2. Dunya Savasi’nda yasananlara karsi hassasiyetini (Dr. B karakteri uzerinden yansittiklariyla), psikolojiye olan ilgisini cok acik goruyoruz. Karakterlerin gecmislerini bilhassa katiyor, su anki davranislari uzerinden cikarimlar yapabilelim diye sanki. Karakterlerin yasadiklari ve ruh halleri, davranislarina o kadar guzel yansitilimis ki... Mesela Czentovic’in halet-i ruhiyesi uzerine bile bir kitap yazilabilir. Cok derin bir karakter gercekten. Onu derin yapan aslinda Dr. B karakteri biraz da. Ikisinin farklari o kadar fazla ve davranislarina o kadar yansiyor ki Dr. B kitaba girdigi andan itibaren hissettiriyor bu ayrim.
Czentovic disleksi saniyorum. Fakat cevresi, bunu farkedecek kulturel seviyeye sahip olmadigi icin cocugun moron oldugunu dusunup ozel olarak uzerinde durulmuyor, bu sekilde devam ediyor gibi gorunuyor. Ozellikle annesinden bahsedilmemis olmasi bir eksik mi, okuyucuya gosterilen bir dusunce kapisi mi bilemedim. Derinlesiyor karakter ve dogal olarak hikaye.
Dr. B... Burada bahsi gecen kisi, gercek hayatta birine gondermeymis gibi hissettim, ya da savas zamaninda kendi halet-i ruhiyesinin bir takim yansimasi olabilir gibi. Tamamen kendi hissiyatim, bunu arastiracagim. (Yaziyi sonuca gore yeniden duzenlerim).
Iste asil hepimizin kendinden bir cikarim yapabilecegi karakter. Hiclik tanimi ve bununla imtihani, aynilik kavrami, satranca bakis acisi ve degisimi,matematik ve farkli boyutlari, satrancin ya da hayatimizdaki cok seyin aslinda bize neler katabilecegi, farkinda olmadan nasil beceri kazandigimiz/kaybettigimiz, baski altinda degisen ruh halimiz, ic hesaplasmalar, izafiyet teorisi bile... Algilayip aktaramadigim bir suru psikolojik tahlil. (Sanirim bununla ilgili baska bir yazi yazmaliyim.)
Calmak mesela, o an