Ebru Kahveci

Ebru Kahveci
@ebrukhvc
Sosyoloji YL
İstanbul
456 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·283 syf.··
2022 11. kitabı
Sevgili Oğuz Atay’ın üniversiteden hocası Mustafa İnan’ın hatırası adına yazdığı biyografik bir eserdir. Tam olarak ne roman kategorisine ne de biyografi kategorisine uymaktadır. Biyografi türünde olduğu için Atay’ın edebi dili biraz daha arka planda kalmıştır. Mustafa İnan’la birlikte Cumhuriyetin ilanından önceki tablo ile Cumhuriyet sonrası tabloyu net olarak görebiliyoruz. Babası tarafından her an her yerde “senden adam olmaz Mustafa” diye aşağılansada o bugün bilim dünyasına açtığı kapılarla hala anılmaktadır. Hayatın boyunca hep parasızlıkla bir mücadelesi olmuş. Genç yasta babası ölünce hem evin yükü hem okulun yükü ona ne kadar ağır gelmiştir... parasızlık sadece genclik ve cocuklukla kalmamış evlenince bile eşi dogum yaptıktan sonra hastaneden çıkarabilecek parası dahi yokmuş. Profesör olunca da bu devam etmiş asistanlarından borç para istermiş. Bilim adına kendinden geçen bir insan için bu kadar mi hic bir şey yapılmamış diyorsunuz romana dahil oldukça. Bununla birlikte ileride bilim adına çalışacağım için hocadaki disiplin, zeka, özveri, umut beni çok etkiledi. Nasıl bir bilim insanı olurun öz halini vermiş Atay. Mustafa İnan pek çok ünlü siyasetçilerin, edebiyatçıların, düşünürlerin hem hocası hem de arkadaşıdır. Çok yönlülüğü her masada olmasını sağlamıştır. Hiç bir bilim adamının biyografisini roman tarzında okumamıştım o yüzden tatlı bir eser olarak hatırlayacağım.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 7. kitabı
Cumhuriyet’in ilk yılları Ankarası’nı kurduğu bağlamın arka planında yansıtma iddiası bu roman adına fazlasıyla büyük bir söylem olmuş. Romanda yaklaşık 20-30 adet karakter Ayaşlı’nın kiraya verdiği dairelere girip çıkıyorlar. Tüm bu karakterleri birbirine karıştırmadan hatırlamak biraz güç.. Konu itibariyle Ayasli ve kiracılarını ele alıyor net bir olay örgüsü yok, gundelik hayat pratiklerini baş karakterin ağzından duyuyoruz. Kitapta baş karakterin en yakın arkadaşı iki lafın biri surekli arkadaşını evlendirmeye çalışıyor, her gördüğü anda, yerde evlilik, evlilik bir sure sonra tekrara düşen bu söylem sıkıyor. Ayrıca baş karakter için düşündüğü kişiyle kendisi evleniyor. Baş karakter de evlenilecek kız yok diye ortalarda dolanırken bir sure sonra Selime adında bir kadınla yalnızlığından kurtulabilmek adına evleniyor. O kadar ikircikli ki... Kitapta beni en çok rahatsız eden kadınlara yonelik “ikincil cins” soylemleri. Bedenleri uzerinden namuslu/ namussuz algısı gelistirerek bunu meşrulaştırıyor. Kadınları evlenilecek ve zaman gecirilecek olarak kategoriklestiriyor M. Ş. Esendal. Tüm kadınları buna göre sıralıyor. Yani Cumhuriyet dönemi kadınının bu kadar aşağılandığı bu kitabın kazandığı ödülü hangi nedenden aldığını anlamak zor.
Ayaşlı ile KiracılarıMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınları · 20219,3bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 4. kitabı
Kitap gerçek bir cinayetin kapı aralığından bakmamızı sağlıyor. Riviere 20 yaşında, sadece okuma yazma bilen, ailesiyle çiftçilik yapan bazı ilginç huyları, oyunları olan bir genç ve annesi, iki kardeşinin katilidir. Foucault ve ekibi bu cinayeti roman tadında vererek olayların içine girmemizi kolaylaştırmıştır bununla birlikte cinayetin işlendiği dönem Fransa’sını, köylülerin birey olarak haklarını yeni elde ettiği bir zamana işaret eder. Köylüler yasa önünde birey sayılsa bile halk tarafından vahşi ve hayvansı olarak görülmektedirler. Riviere’nin annesinin toprağa olan bağlılığı yine dönemsel sosyolojik bir arka plana işaret etmektedir. Riviere dini ve milli duygularla harmanlanmış ve sarsılmıştır. Bu değerler karşısında tek başınadır tüm toplum karşısındadır. Her hareketi onun aptal olarak anılmasına yol açmıştır. Kitap boyunca deli mi akıllı mı diye tartışılan Riviere için donemin doktorları farklı fikirler belirterek bazıları deli olduğunu düşünürken diğerleri delilik belirtileri saptamamıştır. Rasyonalitenin agir bastığı bir dönemde bilim insanlarının iki ayrı fikri benimsemesi ve atesli savunuculuğunu yapması oldukça ilginç asıl ilginç olan hiçbirinin Riviere ile yüz yüze bile gelmemesidir. Riviere’den hayatını anlattığı bir hatırat yazmasını isterler lakin ne doktorlar ne savcı , ne mahkeme hiçbiri bunu dikkate bile almaz. Babasına olan bağlılığı onu hem öldurmeye hem ölüme götürmüştür. Mutlaka okumalısınız...
Bir Aile CinayetiAlev Özgüner · Ayrıntı Yayınları · 2012386 okunma
Puan vermedi·302 syf.··
2021 5. kitabı
Canım Oğuz Atay'ın günlüğü... İnsanlarla bağdaşması çoğu zaman kopuşu, yalnızlığı, ümidi, ümitsizliği "Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız." fazlasıyla anlatıyor. Günlük sadece Oğuz Atay'ı değil onu kuşatan insanları da bize açıyor. Canım Selim'i bir kez daha görmek tarif edilemez... Oğuz Atay'ı okurken çoğu zaman üzülüyorum ama bu hüznü çok seviyorum. "Selim gibi, günlük tutmaya başlayalım bakalım. Sonumuz hayırlı değil herhalde onun gibi."
GünlükOğuz Atay · İletişim Yayınları · 20207,3bin okunma
10/10
·724 syf.··
2020 43. kitabı
ne söylesem eksik kalacağı için sunacağım eksikliğe razı olarak ilerde bu kitap icin neler düşündüğümü hatırlamak için buraya iz bırakmak istiyorum. Uzun zamandır okumak istediğim -bir şekilde -belki de hayatın şimdi değil deme şekliyle yollarımız kesişmiyordu. Bu doğum günümde arkadaşımın benim için hediye çeki hediye etmesiyle bu kitapla yollarımız kesişti. Sadece bir kitap dersem büyük bir haksızlık etmiş olurum. Ki Selim Işık’a hissettiğim yakınlığa ihanet etmiş olurum. Kitaptan ziyade bir yasam biçimi ve düşünce sistemi sunuyor. “Selimlik”. Aslında zaman zaman hepimizin hissettiği yalnızlık, dışlanmışlık, kendi olma çabası ama insanların buna izin vermemesi, hayat denen kaosa sürüklenirken kendimizden, çevremizden farkında olmadan vazgeçmemizi içeriyor. Yazılanları okurken sanmıyorum ki aynı şeyleri hissetmemiş olsunlar. Bir an dedim ki ya bu Selim benim. Ben degil miyim kalabalıklarda yalnız hisseden. O kadar güzel yazılmış ki... Bunun dışında içeriğinden çok bahsetmek istemiyorum bana saklı da kalsın istiyorum ama yirmi sekiz bin kişide okumuş. Bu yirmi sekiz bin kisiyle aramda olan bir bağ. Yaptığım bazı alıntıların bu kitabı okumak için içinize işlemesi dileğiyle... sevgilerle
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,7bin okunma